Fetva Meclisi
Soru
Hocam, Esmâü’l-Hüsna, yani Allah’ın güzel isimleri, zikir olarak çekilebilir mi? Bu isimleri tek tek anmak ve tefekkür etmek dinen uygun mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Esmâü’l-Hüsna olarak bildiğimiz Rabbimizin isimleri zikir olarak kullanılabilir. Aynı zamanda Rabbimizin bu isimlerinin manalarının kavranarak zikredilmesinin hayatımıza yansıyan kısmı olacaktır. Bu durum Allah sevgisini, Kur’an ve Sünnet’e daha sıkı sarılmamızı, ihlasımızın artmasını ve huzurlu bir mü’min olabilmemizi sağlar. Rabbimizi tanımak; O’nun yüceliği karşısında acziyetimizi hissetmek, imanımızın tadını hissederek yaşamamıza vesile olur. Nerede olursak olalım Rabbimiz ile bir arada olma şuurunu zikirle yakalayabiliriz biiznillah.
Selamünaleyküm. Esmaulhüsna, bizim hangi Allah’a nısıl iman etmemizi öğretmesi bakımından imanımız kadar önemlidir. Onlarla şu kadar tekrarda şu şifa olur diye bir kayıt da yoktur. Şifa için, bereket için, sevap için tekrar edilmelidir. Sayı ve şekil ise yoktur.
İsmin çoğulu olan “esmâ” kelimesi ile “en güzel” anlamındaki “hüsnâ” kelimesinin oluşturduğu bir sıfat tamlaması olan “esmâ-i hüsnâ”, “en güzel isimler” anlamında Yüce Allah’ın isimleri için kullanılan bir terimdir. Kur’ân-ı Kerîm’de, “Allah, kendisinden başka ilâh olmayandır. En güzel isimler O’na mahsustur.” (Tâhâ, 20/8); “...En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanlar O’nun şanını yüceltmektedirler. O galiptir, hikmet sahibidir.” (el-Haşr, 59/24) mealindeki âyetlerde ifade edildiği gibi en güzel isimler Allah’a mahsustur. Çünkü bütün kemâl ve yetkinliklerin sahibi O’dur. O’nun isimleri en yüce ve mutlak üstünlük ifade eden kutsal nitelemelerdir. Allah Teâlâ’nın (c.c.) Kur’ân’da ve sahih hadislerde geçen pek çok ismi vardır. Kul bu isimleri öğrenerek Allah’ı tanır, O’nu sever ve gerçek kul olur. Kur’ân’da, “En güzel isimler Allah’ındır. O hâlde O’na o güzel isimlerle dua edin...” (el-A‘râf, 7/180) buyrularak esmâ-i hüsnâ ile dua ve niyazda bulunulması istenmiştir. Esmâ-i hüsnânın birden fazla olması, işaret ettiği zâtın birden çok olmasını gerektirmez, bütün isimler o tek zâta delâlet eder: “De ki: İster Allah deyin ister Rahmân deyin, hangisini deseniz olur. Çünkü en güzel isimler O’na aittir.” (el-İsrâ, 17/110)
Rabbimizin esma ve sıfatları O’nu tanımamıza vesiledir. Biz ise ancak Rabbimizin bize öğrettiği kadarıyla O’nu tanır ve öyle iman ederiz. Bu sebeple mesela, Allah bize Şafi adıyla şifa verir ama bu sadece o sıfata büründüğü anlamını çıkarmamıza sebep değildir. Bu konuda bilgimiz sınırlıdır. Rabbimize esma ve sıfatlarıyla dua etmek hem Kur’an ayetlerinden hem de Efendimiz aleyhisselamın sünnetinden öğrendiğimiz bir edeptir, zorunluluk değildir ancak duamızın kalitesini artırır. Allah’ın bizim ihtiyaç duyduğumuz herhangi bir alanda bize yeteceğini itiraf etmemizdir, O’nun her şeye gücünün yeteceğine olan itikadımızın bir yansımasıdır.
Sünnet'te böyle bir uygulama yoktur, sonradan çıkmadır. Sonradan çıkan işlerde ise hayır yoktur.
Selamünaleyküm.Sözünü ettiğiniz şekil, sahih ve sarih kaynaklarda yoktur. Dolayısıyla öyle bir zikir için 'Peygamber aleyhisselamın yaptığı zikirdir' diyemeyiz. Öyle diyemediğimiz şeyi de ibadet diye adlandıramayız.
allahın isimleri konusundaki diğer fetvalar
Sizin yaptığınız şekil emredilmiş, önerilmiş değil ama size verilen cevap bir hurafe ve akılsız sözlerden oluşuyor.
Bu bir imla farkıdır. Öyle veya böyle yazılması anlam değişikliği oluşturmaz. Esma-i Hüsna veya El- Esmâü’l-Hüsna şeklinde yazılabilir. Sonuç aynıdır.
Allah Teâlâ’nın el-Mürid ismi yoktur. Aynı anlamı taşıyan ifadeler ise Kur'an’ımızda vardır. Bu nedenle bazıları isim olarak vardır gibi anlamışlardır. Bu kelimenin anlamı İSTEYEN şeklindedir.
Allah Teâlâ'nın isimlerini anarak dua etmek duanın makbul çeşitlerindendir. 'Ya Allah!' diyerek dua ettiğimiz gibi mesela 'Ya Rahmân!' diyerek de dua edebiliriz. Esma ile dua bu demektir.
Selamünaleyküm. Arapça telaffuzu gibi kullanılabilir. Türkçedeki kullanım tarzı ile aynı anlamı çağrıştırmaz. Mesela Mennan değil El Mennan olmalıdır.