Fetva Meclisi
Soru
23 yaşındayım. Türkiye’de yaşıyorum ama şu an dil eğitimi için yurtdışındayım. 3-6 ay arası bir zaman daha burada kalacağım. Burada gayrimüslim bir bayan var. Burada kalacağım sürede yani sadece 3-6 ay boyunca onunla evlenebilir miyim? Eğer evlenebilirsem bu evliliği aileme söylemek zorunda mıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Evlilik hisleriniz, artık harama dalma noktasına gelince bunu aile büyüklerinize izah edin. Harama girme pahasına bile olsa size mani olacak olurlarsa onların rızası olmadan da evlenebilirsiniz. Bunun dışında onları kırmayın. Gayet açık olun ve açık konuşun. Yalnız yaşınız duygusal olmaya uygun bir yaştır, çok dikkatli olmalısınız, kendi kuyunuzu kazıyor olabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Eşiniz, tıp gibi ülkemizde bulunduğunda mesleğini icrada katkı sağlayacak bir meslek sahibi değilse öyle bir kursa gitmesi abestir. İzin vermemelisiniz. Onu da üzmeden ikna edeceğiniz bir yol bulun. Allah sabır versin, ayağınızı, ayağımızı kaydırmasın.
Selamünaleyküm. Kızım, kesinlikle imansız biri ile beraber olma. Ebedi ahiretini düşün, yarından tezi yok bırak gel. Sen bizim iffetimizsin, ne aç kalırsın ne de açık, çık gel eğitimin de lazım değil. Üç günlük dünya zevki için ahiretini yakma. Şimdiye kadar olanlara da takılma, Allah hepsini siler, yeter ki sen dön, kendine gel. Haberlerini bekleyeceğim.
Kâğıt üzerinde de olsa ortada bir evlilik vardır bu durumda. İnşaallah zina değildir, deriz.
Pek doğru tespit etmişsin de “aceleyi” neye göre ölçtün? Bir yıla göre üç ay mı aceledir, üç aya göre üç gün mü?
Kızınızın anlayışına göre evlenme vakti gelmedi ise onu zorlamayın. Sizin direkt veya dolaylı zorunuzla evlenirse mutluluğu riske girebilir. Bırakın kendi istediği zaman evlensin. Kızınıza dua ederim, Allah Teâlâ onu razı olacağı amellere muvaffak etsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
İleri düzeyde bir görüşmede sorulunca cevap verilmesinde sakınca olmaz ama bu seviyesi düşük bir soru olur.
Size ağır gelen bir kitabı ya anlayan biri ile okursunuz ya da onun bir alt düzeyinde kitap okuyarak kendinizi ona hazır duruma getirirsiniz. Bunu da size, her iki kitabı da tanıyan biri sağlayabilir.
İnsan olarak aciz ve eksiğiz. Hiç kimse mükemmel değildir. Birimizde bir alan ileride olur, diğerinde de öbür alan ileri olur. İyi bir hayat, iyi bir dindarlık ancak birbirimizin destekçisi olduğumuz zaman mümkündür. Birbirimizin tamamlayıcı parçaları gibiyiz. İstişare de bu anlamda birbirimizin fikri eksikliğini tamamlamak, göremediğini göstermek içindir. İnsanın bilmediğini öğrenmek için istişare yapması mümkündür. Bildiğini geliştirmek veya doğrulamak için de mümkündür. Arının bal toplayacağı çiçekler üzerinde dolaşmasına da benzetebilirsiniz bunu. Her istişare sonucunu kesin sonuç gibi görmek de doğru değildir. Süzmek ve en iyi görüleni almak esastır.
Münafıklık denebilecek işaretler vardır ama bir insanın münafık olduğunu kesin belirleyebileceğimiz bir ölçü yoktur. Kalple ilgili bir hastalık olduğu için onu sadece Allah Teâlâ kesin olarak bilebilir.
Namazların kazasında bir arada ve aynı vaktin ardında diye bir şey yoktur. Ne zaman ve hangi namazı kaza edebilirseniz onu kâr kabul edin. Şu kadar ki, kerahet vaktinde kılmasanız daha iyi olur. Üç kerahet vakti vardır: a- Takvimde yazan güneş doğumu anından itibaren 40 dakika. b- Öğlen ezanına 40 dakika kala. c- Akşam ezanına 40 dakika kala. Bunların dışında her zaman her kaza yapılabilir. Allah kabul buyursun.
Öğrenmek ve merak tatmini için kader incelenebilir. Bu inceleme de genelde bir sonuç vermez, geçici bir tatmin oluşturur. Şüphe kökenli bir araştırma ise kişiyi dinden çıkarabilir.