Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Size bid'atler hakkında birkaç sorum var; namazın farzı ve sünneti arasında dua okumak bid'attir diyorlar ama ben farzlardan sonra 'allahumme entesselamu ve minkesselam tebarekte ya zelcelali velikram ' duasını okuyorum. Bunu yakın zamanda bir kitapta öğrenmiştim, gerçekten bidat midir? Bir de ikinci oturuşta salli barikten sonra rabbena atina'yı ve rabbenağfirli'yi okuyorum, bu doğru mudur? Bid'ate girer mi? Allah sizden razı olsun hocam,bana bid'atleri öğrenebileceğim bir kaynak göstermeniz mümkün mü acaba?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. - Son Sünneti ilk Sünnet ile beraber namazdan sonra aceleniz olması gibi bir gerekçe ile yaparsanız sakıncası olmaz ama sevap artırmak gibi ibadet eksenli bir maksatla yaparsanız bid'at olur. - İkametten sonra ezan duası yoktur.
Farz namaz sonrasındaki tesbihat konusunda farklı rivayetler vardır. Sizin belirttiğiniz şeyler arasında yasak olan yoktur. Tertip açısından da yasak düzeyinde bir durum yoktur. Dünya kelamı konuşmadan yapılabilen kadar yapılabilir bu zikirler yeter ki bir hadiste tavsiye edilmiş olsun.
Selamünaleyküm. İki rekât kılacak olan için ikinci rekâttaki kade son kadedir. Son kade gibi yapacak ve salli barikleri okuyacak.
Selamünaleyküm. Dinin aslında olmayan herhangi bir işin, ne kadar gerekli ve yararlı görülse de yüzde yüz faydalı, olmazsa olmaz gibi anlaşılması mümkün değildir. Verdiğiniz örnekte de bu açıkça görülmektedir. Şu kadar ki, bazı şartlarda faydasıyla zararını ölçebilmekteyiz. Bu da her konunun aynı şartta değerlendirilmemesi gerektiğini göstermektedir. Hasene cinsinden bile olsa bidatleri savunmakta sıkıntılı sonuçlar olabilir. Buradaki ölçü, fukahanın ittifaken kabul ettikleri ile yetinmek şeklinde kabullenilmelidir. Alenen bir uçurum oluşturmayanlarla da, mü'minler arasındaki vahdete zarar vermeme açısından mücadele etmeyi doğru bulmuyoruz.
Selamünaleyküm. Bid'at, dine ilave yapmaktır ve tehlikelidir. Eğer sizin okuduğunuzu söylediğiniz duayı, yapmak istediğiniz bir dua olarak görüyor ve okuyorsanız, içeriği sakıncalı olmadıkça yapılmasında sakınca olmaz. Ama aynı duayı, 'namazdan sonra ya da filan durumda yapılması gereken dua' hâline getirirseniz bu bir bid'attir, yapılması günah olur. Meseleyi bu şekilde anlayabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Bu bölüm, ezan duasını rivayet eden ravilerin bir bölümü tarafından rivayet edilmiştir. Beyhakî'nin rivayeti de bu şekildedir. Bu bölüm zayıf bir rivayete dayanmış bile olsa bid'at olamaz.
bid'at konusundaki diğer fetvalar
Camilerde MEVCUT YAPILAN ŞEKLİYLE tesbihat, bid'attir. Bu bid'atin bu şekilde uygulanmasında fayda mülahaza edildiği için sürdürüle gelmiştir. Meseleye bu şekilde bakıldığında, yapılmasında faydalar görüldüğü kadar sakıncalar da ileri sürülebilir. Herkes kendi görüşü ile hareket etmeli ama insanların kalbine vesvese bırakmamalıdır.
Selamünaleyküm. Meseleyi şu noktadan ele alırsanız anlamanız kolay olur: Bid'at kelimesinin bir dil anlamı bir de kavram olarak kullanılan anlamı vardır. Kavram olarak kullanıldığında 'dine yapılan ilave' anlamına kullanılmaktadır. Dildeki anlamı ile kullanıldığında ise 'yeni bir şey, hoş durum' gibi anlamlara kullanılmaktadır. Mesela sizin zikrettiğiniz dille niyet örneğinde her iki anlam için de kullanıldığı söylenebilir. İmam Rabbani'nin zikrettiği konu ihmal edilebilecek nitelikte değildir. Buna göre dikkat ederek kullanılmasında yarar vardır.
Din bilgisi olarak kastedilen ZARURATIDİNİYYE, bilinmemesi durumunda insanın ya mü'min olmasını imkânsızlaştıracak ya da amel olarak bilinip yapılmadığında Müslüman olmayı zorlaştıracak bilgi kastedilir. Meleklere iman etmek birinci bölümün örneği olarak alınabilir. Namazın farz olduğunu bilmek de ikinci bölümün örneği olarak alınabilir. Bu bilgi, kişiden kişiye, zamandan zamana ve mekândan mekâna göre de az veya çok farklılık gösterebilir. Sıradan bid'atler ise bu bilgi listesinde bulunmaz.
Bid'atlerle mücadele çetindir. Bu ümmetin en derin iç meselelerrinden biri olarak bid'atler pek çok önder şahsiyeti yıpratmıştır. Bu nedenle size, 'ömrünüzü bid'atlerle mücadele ayırın' dememiz yanlış olur. 'Bid'ate teslim olmak' da din açısından bir tehlikedir. İmanımızı bile silip götürebilir bir tehlike olarak görürüz onları. Örneğini verdiğiniz ortamlarda ÇOK KISA ZAMAN DİLİMLERİ olarak ve hiçbir tartışmaya girmeden, YİYİP İÇMEDEN konuşup çıkarak katılabilirsiniz. Bundan ötesi sizi tüketir.
Bu durum, dindeki ilerleme seviyemizi gösteren bir durumdur. Ne yazık ki bu tür görüntüler İslam adına ortaya konmaktadır. Her türlü bid'at yanlıştır. Biz böyle inanıyoruz. Sizin için bir vesveseye dönüşmeyecek şekilde gördüklerinizi tatlı bir dille ikaz edebilirsiniz, etmelisiniz de. Yalnız şunu bilin: İkaz başka şey tartışmak başka şeydir. Asla tartışıp kendinizi yıpratmayın.
Selamünaleyküm. Hadislerde bu anlamda böyle bir kavram kullanılmamaktadır. Fıkıh kitaplarının geliştirdiği bir kavram olarak bilmemiz doğru olur. Tamamen reddetmeyi gerektirecek bir durum yoktur. Sorun bu kavramın gölgesinde keyif sürmektedir. Allah imtihanımızı kolay kılsın.