İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Zarureti Diniyye konusunu anlamaya çalıştım. Örneğin, iman esaslarını, haramları, farzları bilmemiz gerekiyormuş. Bid’atleri de bilmek zarureti diniyye olur mu? Yoksa zarureti diniyye olan konular hep aynı mıdır? Biri bilmeden bid’at yapıyorsa bu onun için bir özür müdür? Çünkü bilmemek ne zaman özür olur diye baktığımda zarureti diniyye dışında kalanlar olarak anladım.

Cevap

Din bilgisi olarak kastedilen ZARURATIDİNİYYE, bilinmemesi durumunda insanın ya mü'min olmasını imkânsızlaştıracak ya da amel olarak bilinip yapılmadığında Müslüman olmayı zorlaştıracak bilgi kastedilir. Meleklere iman etmek birinci bölümün örneği olarak alınabilir. Namazın farz olduğunu bilmek de ikinci bölümün örneği olarak alınabilir. Bu bilgi, kişiden kişiye, zamandan zamana ve mekândan mekâna göre de az veya çok farklılık gösterebilir. Sıradan bid'atler ise bu bilgi listesinde bulunmaz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle bir uygulama sahabenin yaşadığı ibadet hayatında yoktu. Dolayısıyla dinin temellerinden değildir. Yapılması doğru mudur değil midir boyutu da herkese göre değişken olabilir. Bizim kanaatimiz şudur: Böyle bir uygulama emredilen ibadetlerde yoktu. Dolayısıyla bid’attir. Yapılınca mükemmel bir iş yapılmış olmaz ama başka bir sorun yokmuş gibi bunu gündem yapmanın da manası yoktur.

Hocam bazı camilerde kametten önce müezzin üç defa İhlâs Suresi okuyor, ardından
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Laiklik, imanın karşısındaki bir kavram olarak kullanıldığında kesinlikle haklısınız. Bulunduğumuz toplumda ise laiklik açık ve net bir şekilde İslam karşıtlığı gibi anlaşılmamaktadır ya da laikler bunu gizlemeyi tercih etmektedirler. Bu nedenle her laik çıkış için açık bir küfür gibi bakmayı tehlikeli buluruz.

'Cehalet özür müdür?’ sorusuna; ‘Temel esaslarda cehalet olmaz.’ diye yanıt verm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İlim, farz olan ilimler açısından sınırı bellidir. İman, namaz gibi konuları ihtiva eden bilgiyi almalısınız. Onun dışında kalan ilmi herkes kabiliyeti doğrultusunda alacaktır. Marketten eşya seçer gibi ilim seçilmez. Kabiliyetiniz ve merakınız önemlidir. Bunun ne yönde olduğunu da sizinle yüz yüze görüşen birinin yapabileceği bir yardım olarak görüyorum.

Bir mü'min kitap okumalarında ilgilendiği beşeri ilimle dini ilimler arasında na
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinin temel unsurlarını bilmemek özür sayılamaz. Mesela meleklerin varlığını bilmemek diye bir özür olamaz. Bu çizginin dışındaki bilgileri mesela meleklerin isimlerini bilmemek bir özür olabilir. Ve genel olarak şunu söyleyebiliriz: Bilmemek zamana, mekâna ve kişiye göre değişebilir bir durumdur ama temel kural yukarıda söylenendir.

Hocam dinin bir kuralını bilmemek bir özür sayılabilir mi? Herkes her şeyi bileb
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir Müslüman ne kadar az bilgiye sahip olursa olsun, bildiği kadarıyla namaza başlamalıdır. Çünkü namaz kılmak farzdır, öğrenmek de farzdır. Ancak namaz kılmayı öğrenmek için beklemek gerekmez. İkisi bir arada yürütülmelidir. Namaz, kulluğun temelidir. Bildiğiniz kadarıyla namaza hemen başlayın ve eksik bilgilerinizi zamanla tamamlayın. Örneğin, Fatiha’yı ve kısa sureleri biliyorsanız, onları okuyarak namaz kılabilirsiniz. Daha sonra namazın diğer kurallarını öğrenirsiniz. Eğer yanlış kıldığınızı düşünüyorsanız, bu sizi namazdan alıkoymamalı. Yanlış bir namaz kılmak, hiç namaz kılmamaktan daha hayırlıdır. Çünkü Allah kulun gayretini görür ve eksiğini tamamlaması için ona yardım eder. Namazın farzları, vacipleri, sünnetleri gibi temel bilgileri öğrenmek de bir Müslüman’a farzdır. Ancak bu bilgi eksikliği sizi namazdan uzaklaştırmamalıdır. Bir yandan namaz kılarken bir yandan öğrenmeye devam edin. Namaz ve ilim, bir müminin hayatında birbirinden ayrılmaz iki unsurdur. İlim, insanı namaza; namaz ise insanı Allah’a yaklaştırır. Sen bu iki yolda samimiyetle ilerlerken, Rabbim seni her iki alanda da muvaffak kılsın.

Hocam ilimsiz namaz, namazsız ilim mümkün müdür? Hangi yolu izlemeliyiz? Hangi m
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Yaptıklarınızda bid'at yoktur. Bid'atleri değil de bid'at olmayan şeyleri öğrenmeniz daha doğru olur. Bunun için de ibadetlerde ilmihal kitabını, ahlâk ve benzerinde de Riyazu's salihin'i okuyun.

Selamünaleyküm hocam. Size bid'atler hakkında birkaç sorum var; namazın farzı ve

bid'at konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bid'atlerle mücadele çetindir. Bu ümmetin en derin iç meselelerrinden biri olarak bid'atler pek çok önder şahsiyeti yıpratmıştır. Bu nedenle size, 'ömrünüzü bid'atlerle mücadele ayırın' dememiz yanlış olur. 'Bid'ate teslim olmak' da din açısından bir tehlikedir. İmanımızı bile silip götürebilir bir tehlike olarak görürüz onları. Örneğini verdiğiniz ortamlarda ÇOK KISA ZAMAN DİLİMLERİ olarak ve hiçbir tartışmaya girmeden, YİYİP İÇMEDEN konuşup çıkarak katılabilirsiniz. Bundan ötesi sizi tüketir.

Cenaze olduğu zaman hanımlar evlerde akşamları 7 gün toplanıyor ve Yasin, Mülk s
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu durum, dindeki ilerleme seviyemizi gösteren bir durumdur. Ne yazık ki bu tür görüntüler İslam adına ortaya konmaktadır. Her türlü bid'at yanlıştır. Biz böyle inanıyoruz. Sizin için bir vesveseye dönüşmeyecek şekilde gördüklerinizi tatlı bir dille ikaz edebilirsiniz, etmelisiniz de. Yalnız şunu bilin: İkaz başka şey tartışmak başka şeydir. Asla tartışıp kendinizi yıpratmayın.

Bir süredir Bursa’da yaşıyorum, Ulu Cami’ye yakın bir yerde. Hamd olsun oradaki
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Himmet, duası makbul bir kuldan dua talep etmek olarak anlaşılmalıdır. Bu da muteberdir. Mü'minler birbirlerinden, salih zat olarak zannettiklerinden dua isterler. Böyle bir himmetin bir sakıncası olmadığı gibi yapılması tavsiye edilecek işlerdendir. Eğer himmet, kim olursa olsun şu anda yaşayan veya ölmüş insanlardan birinden belli bir işi/desteği, isteyen adına yapmasını beklemek ise böyle bir iş, ashab-ı kiramın yapmadığı bir iştir. Onların yapmadığında da hayır yoktur.

Himmet nedir? Bid'at mıdır? Himmet beklenir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Camilerde MEVCUT YAPILAN ŞEKLİYLE tesbihat, bid'attir. Bu bid'atin bu şekilde uygulanmasında fayda mülahaza edildiği için sürdürüle gelmiştir. Meseleye bu şekilde bakıldığında, yapılmasında faydalar görüldüğü kadar sakıncalar da ileri sürülebilir. Herkes kendi görüşü ile hareket etmeli ama insanların kalbine vesvese bırakmamalıdır.

Camilerde uygulanan tesbihat şekli doğru mudur?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Meseleyi şu noktadan ele alırsanız anlamanız kolay olur: Bid'at kelimesinin bir dil anlamı bir de kavram olarak kullanılan anlamı vardır. Kavram olarak kullanıldığında 'dine yapılan ilave' anlamına kullanılmaktadır. Dildeki anlamı ile kullanıldığında ise 'yeni bir şey, hoş durum' gibi anlamlara kullanılmaktadır. Mesela sizin zikrettiğiniz dille niyet örneğinde her iki anlam için de kullanıldığı söylenebilir. İmam Rabbani'nin zikrettiği konu ihmal edilebilecek nitelikte değildir. Buna göre dikkat ederek kullanılmasında yarar vardır.

Hocam, benim sorum bidati haseneyle ilgili olacak; Bazı bid'atlere mesela dil il

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.