Fetva Meclisi
Soru
Hocam hem Selefi hem de Hanefi mezhebine mensup olabilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Biz ve bütün Müslümanlar, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e bağlıyız. Liderimiz de O'dur örneğimiz de. Ebu Hanife (rahmetullahi aleyh), fıkıh dersi hocamızdır. İmam Maturidî (rahmetullahi aleyh) ise akide hocamızdır. Okulumuz aynı, derslerimiz aynıdır.
Aleykümselam. İman ve namaz gibi konuların esasında mü'minlerin farklı olması söz konusu olamaz. İnce ayarlar diyebileceğimiz konularda farklarımız vardır. Bu farklardan ötürü birbirimizi çekiştirmememiz gerekir. Sizin de onlar gibi diyerek kendinize farklılık getirmenizin bir anlamı yoktur.
Selamünaleyküm. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin namazları cem ettiği sabittir. Hanefi ulemamız meseleye başka açılardan da bakarak namazları cem etmenin o zamana mahsus bir durum olduğuna işaret edecek bir görüşe meyletmişlerdir. Biz ise şu iki hususu tespit ederiz: a- Namazları cem etmek vardır, sahih hadisleri inkâr edemeyiz. b- Bir Müslüman ittiba ettiği mezhebine bağlı kalmalıdır. Kendisi delilleri araştırabilecek durumda olmadıkça sağa sola kaymamalıdır.
Böyle bir şey için sadece “gereksiz kuruntu” diyebilirim.
Selamünaleyküm. Bir insan iman esaslarını kabul edip yaşadıktan sonra Mü'min olmanın gereklerini yerine getirmiş olur. Bu sözlerinden dolayı ona kâfir diyecek hâlimiz yoktur. Ama bu sözlerin durduğu sabit bir yer de yoktur.
Selamünaleyküm. Müslüman olma ve İslam’ı ikame etme mecburiyetimiz vardır. Kur'an ve Sünnet’i Ebu Hanife kadar anlayanın, Ebu Hanife’ye bağlanması gerekmez. Yeter ki, anlamakla anlıyor gibi olmak arasındaki farkı da anlamış olsun.
hanefi konusundaki diğer fetvalar
Hanefi mezhebi ile amel eden bu topraklarda cari olan uygulama şöyledir: Kazası olan sünnet namaz kılamaz diye bir kural yoktur. Özellikle sabah namazının sünneti, öğlenin sünnetleri ve akşam namazından sonraki sünnet için 'bu sünnetler terk edilmemeli, kazası olan da bunları kılmalı' denmiştir. Diğer sünnetler için ise onların yerine kazaya niyet edilebilir deriz. Böyle bir dengeleme yapabilirsiniz. Allah Teâlâ kolay etsin.
Hanefi veya Şafii olmak farklılık oluşturmaz. Kaza namazlarınızı acilen bitirmeye bakın. Namazların öncesi ve sonrasındaki sünnet namazları da kaçırmayın. Özellikle de sabah namazının sünnetini hiç kaçırmayın. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Hanefi mezhebine göre KAZA ORUCU için niyet imsak vaktine kadar yapılmalıdır. İmsak vaktine kadar niyet yapılmazsa oruca başlanmış olmaz. Bu sadece kaza orucu için böyledir. Diğer oruçlar için ise (imsaktan sonra bir şey yenilip içilmedi ise) öğle yakınına kadar niyet yapılabilir. Oruç tutmak maksadı ile sahur yemeği hazırlanması ve bu sebeple sofraya oturulması bir niyettir. Sözlü olarak niyet yapılmamış olsa da “neden sofraya oturdun bu saatte?” şeklindeki bir soruya: “yarın oruç tutmak için” diyecekse o bir niyet hâlidir. Sözlü niyet yapmamasının zararı olmaz.
Bu nedenle bir mezhep değiştirme arayışına gerek yoktur. Bizim mezhebimizde de zaten direkt haram değil mekruhtur. Kademeli olarak kendinizi eğitmeye çalışın. Böylece nefsinin istekleri peşinde olan bir mümin düzeyinden kurtulmuş olursunuz biiznillah.
Hanefi mezhebi ulemasının kadın için tavsiyesi biraz daha az eğilmek şeklindedir. Diğer ulema ise erkek ve kadın arasında fark olmadığı şeklinde kaydetmişlerdir. Yalnız bunun namazın sıhhati açısından olumsuz bir etkisi yoktur.
a- Namaz mü'minin en büyük ibadetidir. Dinimiz namazımız kadar canlı demektir. Namazımızı olduğu gibi beşeri müdahalelerden arınmış olarak eda etmeliyiz. b- Yaptığınızı söylediğiniz şeyleri Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin yaptığı işler olduğu kesindir. Dolayısıyla yanlış yapmıyorsunuz. Onları yapmadan kılınmış bir namaz da Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin sünneti üzere kılınmış bir namazdır biiznillah. Ortada çelişki yoktur. Peygamber aleyhisselamın çok yönlü uygulamalarının bize aktarılmasıdır gördüklerimiz. c- Size namaz kılmayı öğrendiğiniz ilmihal yeterlidir. Mesela Hanefi mezhebi üzere kıldığınız namazı daha sonra bu belirttiğiniz örneklerle renklendirerek “daha fazla sünnete tabi olmak” gibi görülse de yaptığınız bu durum, ibadetler üzerinden farklılık zevki almaya götürebilir bizi. Niyetiniz elbette Allah'ın bileceği bir iştir ama siz ibadetleri bu tür renklendirmelerden koruyun.