Fetva Meclisi
Soru
Hocam, erkek ağabeyim artık temizliğini yapamayacak duruma geldi. Eşi de öldü. Benden başka ona hizmet edebilecek kimsesi yok. Ben kız kardeşi olarak ağabeyimin özel temizliğini ve bakımını yapmam mümkün müdür? Bir erkek hemşire tutmamız da neredeyse imkânsız. Bize ne tavsiye edersiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Çocukluktan çıkmış birinin ön ve arka avretine eşinden başkası bakamaz elleyemez. Bu konuda erkek ve kadın aynıdır. Sağlık açısından bir zaruret varsa bu durumda doktor veya hemşire gibi ya da o iş için tayin edilmiş bakıcı gibi biri için ruhsat olur. Sizin hizmetinizi eşinizin görmesi gerekiyor. Belirttiğiniz gibi bir daralma olur ve eşiniz yapamazsa bir bayanın o işi yapmasını tercih etmelisiniz. Bayan da o anda bulunmuyorsa/bulunamıyorsa göz ve el temasına dikkat ederek hizmetinizi görebilir. Geçmiş olsun.
Ne siz, ne annesi ve ne de kuaför; bir kadının avret bölgesine asla bakamaz, tutamaz. Nikâhlı kocası dışında hiç kimse bir kadının avret bölgesine bakamaz, tutamaz. Bunun tek istisnası ebe ve zorunlu durumda doktordur. O kadar bir ihtiyacını giderememesi bir kadın için eksikliktir. O eksikliğini gidermeye çalışsın, ona kendi hizmetini görmeyi alıştırın, daha iyisini yaparsınız.
Özellikle sizin bir gevşekliğiniz ve laubaliliğiniz olmadığı sürece hemşirelik mesleğinin gereği olarak ortaya çıkan erkeğe/kadına bakma zorunluluğu fıkhen ruhsat verilen durumlar arasındadır. Sırf bu nedenle mesleğinizi icra etmekten vazgeçmeniz gerekmez. Kabiliyet olarak yapamayacaksanız o başka bir meseledir. Bu sitede tıpla ilgili fetvalara bakabilirsiniz. Mesleğinizi önemli bir ibadet olarak görmeye çalışın, sevabınız çok olur.
Böyle bir ortamda ağabeyinizin ayrı bir evde yaşaması gereklidir. Aynı evde kalacaksa eşi, sokak kıyafeti gibi olmasa da dikkatli kıyafetle bulunmalıdır. Genç bir delikanlı olan kardeşinizin yanında bedenini belli edecek kıyafette olmamalı, onun yanında kadınlara mahsus konuları konuşmamalıdır. Onunla evde tek başına kalmamalıdır.
Bu sorunun cevabı için deriz ki; "anneye hastalık durumunda nasıl bakmalıdır?" sorusu manevi açıdan kastediliyorsa onun cevabı şudur: Cenneti olarak bakmalıdır. Tedavi ve bakım açısından ise şunu söyleyebiliriz: a- Annesinin tedavisi, morali ve ihtiyaçları için hiçbir eksiklik olmayacak gayretin içinde olmalıdır. Buna doktora götürmekten evdeki bakımına kadar hepsi dahildir. b- Özellikle bir erkek için mahremiyet açısından sakınca oluşturacak durumlarda bir kadının o ihtiyacı gidermesi gerekir. c- Bu ihtiyaç gidermede görev erkek çocuk ve kız kardeşlerinin üzerindedir. Erkek çocuğun hanımı bu hizmeti yaparsa mükemmel bir insanlık ve büyük bir sevap kazanmayı becermiş olur. Bu neticede bir insanlık ve merhamet meselesidir. Erkekler umumiyetle eşlerini böyle bir hizmet için zorunlu tuttuklarından yani bunu bir insani yardımlaşma göremediklerinden aile içinde sorunlar oluşabilmektedir. d- Erkek çaresiz kalır mesela hemşire/bakıcı bile tutamaz bir dar vakit ya da imkânsızlık içinde kalırsa annenisin her türlü hizmetini ‘olağan üstü bir durum’ gereği yapabilir/yapar. Bunun için de mahrem hizmetler için eldiven kullanma, gözünü kayırma gibi hassasiyetlere dikkat eder. e- Erkek veya kadın, anneye babaya bakanın düşebileceği en büyük hatalardan biri, o bakımın karşılığını anneden babadan teşekkür olarak beklemesidir ki bu bir zayiattır. Anadolu deyimiyle bir çuval inciri berbat etmektir. Hizmetini yapıp karşılığını sadece Allah’tan beklemek gerekir. O anne değil cennettir ya da cehennemdir maazallah.
Bir kadın, -zaruret bulunmadıkça- eşi dışındaki herhangi bir erkeğin avret sayılan yerlerine bakamaz ve dokunamaz. Ayrıca eşi ve mahremleri dışındaki erkeklerin avret sayılmayan yerlerine de dokunamaz. Buna göre bakıma muhtaç durumdaki bir erkeğin bakımının, öncelikle eşi, sonra hemcinsi olan yakınları veya diğer erkek bakıcılar tarafından yapılması gerekir. Tüm bu kişiler arasında yaşlı veya hastanın bakımını yapacak kimse bulunamadığı takdirde, öncelikle mahremi olan bir kadın, bulunamaması halinde başka bir kadın tarafından bakılması zaruret hâline gelmiş olur. Böyle bir durumda söz konusu kadının bakıma muhtaç erkeğe zaruret miktarınca dokunmasında veya avret yerlerine bakmasında dinen bir sakınca olmaz. (bk. Merğînânî, el-Hidâye, 4/369)
avret konusundaki diğer fetvalar
Evet, bu bir hastalıktır. Özellikle evli kadın için de sorun olabilir. Kendiniz gidermeyi beceremezseniz tedavi nitelikli olduğu için bir kadına tedavi olur gibi gidip lazer tedavisi olabilirsiniz.
Bir erkeğin asgari göbek ile diz kapağı arası örtülü olmalıdır. Bu kadar örtülü değilken Kur'an okumak en azından çirkin bir iş olur. Sevap için yapılmış olamaz. Zaruri bir durum istisna edilebilir. Bunun ötesinde ise kim ne kadar edepli olursa o kadar Allah'a yakın olacaktır. Zorunlu avret dışındaki açıklıkla Kur'an okunabilir ama bu bir edep sorunu olarak anlaşılmalıdır.
Kadınların sesi bedenleri gibi avret değildir. Özellikle bir fitne riskine zemin oluşturmadığı sürece seslerini kullanmalarında sakınca görülmemiştir.
Geçmiş olsun. Bir kadının başka bir kadına dahi olsa avret bölgesi vardır. Göbekle diz kapağı arası kadının kadına karşı avretidir, istisnai durumlar hariç bu bölgeyi başka bir kadına göstermesi haramdır. Avret bölgesindeki aşırı tüylenmelere sağlık açısından tıbbi bir zaruret bulunmadıkça başka birinin müdahalesi caiz değildir. Ancak bu epilasyon aletini tek başınıza siz ya da eşiniz kullanabiliyorsa o takdirde caiz olabilir. Daha temiz veya daha güzel görüntü gibi bir sebeple avret bölgesi teşhir edilemez.
Yaptığınız spor değil de doktorun önerdiği mesela bel fıtığından kurtulmak için yapılan bir çalışma olsaydı ve onu başka türlü yamak da mümkün olmasaydı “bu bir zarurettir” diyebilirdik. Bu durumda ise sadece spor uğruna kendiniz için uygun bulmayacağınız şeyi başkalarından uygun gibi alamazsınız, alet olamazsınız. Şeytan dini kökten kazımak yerine böyle tavizlerle kaldırabilir. Çok dikkat ediniz.
Avret bölgesine ait hizmetleri yapamayan bir erkeğin avretine illa bakılması gereken bir durum varsa ancak zaruret kadar başka bir erkek bakmalıdır. Böyle bir erkek yoksa gelini veya başka bir kadın hemşire yerine koyarak kendisini bakıp hizmetini yapabilir.