İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Bir kimse henüz zifafa girmeden önce karısına peş peşe üç kere “seni boşadım/boş ol” veya tek seferde “üç talakla boşsun/boşadım” derse bu durumda kaç boşama meydana gelir?

Cevap

Bir kimse henüz zifafa girmediği karısına peş peşe üç kere “seni boşadım/boş ol” veya “üç talâkla boşsun/boşadım” derse bu durumda, Din İşleri Yüksek Kurulunun benimsediği içtihada göre, eşini bir bâin talâkla yani geri dönüşü ancak yeni bir nikâh akdi yapmakla mümkün olacak şekilde boşamış olur. (bk. İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 3/284; İbn Rüşd, Bidâyetü’l-müctehid, 3/84) Söz konusu boşama üçüncü boşama değilse, eşler istemeleri durumunda iddet bitimini beklemeleri gerekmeksizin yeni bir nikâhla evliliklerini sürdürebilirler.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. 1- Her şeyden önce bu yöntemin doğru bir hareket olmadığını bilmek gerekir. Müslüman'ın, nikâhı üzerinden konuşması hatadır. Elbette, bunun neticesi öyle veya böyle gerçekleşir. 2- Belli bir işe bağlı kullanılan talak hakkı, o işin gerçekleşmesi ile beraber ortaya çıkar. 'Şu iş olursa karım boştur' ye da eşine hitaben: 'şu işi yaparsan boşsun' türünden sözler üzerine, o iş gerçekleşince talak da gerçekleşir. 3- Bu durumda bir talak hakkı kullanılmış olur. Bir talak ile boşama kuralları devreye girer. 4- Bu tehdidin üç kere tekrarlanması ise, büyük oranda üç talakın kullanılması anlamına gelir. Böylece şart yerini bulduğunda yani o, olursa denen şey gerçekleştiğinde de üç talak gerçekleşmiş olur. Üç talakla boşamadan sonra da geri dönüş yoktur. Sizin sorunuzda üç talak hakkının kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Hocam merhaba, benim sorum şu olacak; bir insan ben şu işi yapmayacağım, yaparsa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Eşler arasında boşa(n)ma dinen üç kere ile sınırlandırılmıştır. Birinci ve ikinci boşa(n)ma sonrasında eşlerin yeniden bir araya gelme imkânı vardır. (el-Bakara, 2/229) Kişi ric‘i talak ile boşadığı eşine, iddet süresi içinde nikâha gerek kalmadan, iddet süresi bitmiş ise yeni bir nikâh akdi ile dönebilir. Bâin talakta ise iddet içinde bile olsa yeni bir akitle aile tekrar kurulabilir. Üçüncü boşa(n)madan sonra ise kesin ayrılık gerçekleşir. Bu ayrılıktan sonra kadın, başka bir erkek ile hileli olmayan bir evlilik yapmadıkça ve bu evlilik boşama ya da ölüm ile sona ermedikçe ilk eşi ile tekrar bir araya gelmesi mümkün değildir. (el-Bakara, 2/230)

Boşanan eşler birbirleriyle yeniden evlenebilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nikâh akit demektir. Bir araya gelme de ayrılma da bu akit üzerinden yürür. Nikâh akdi, iki kişinin bir arada bulunma durumunu belirler. Bir boşama gerçekleştiğinde bu akit o boşama işlemini üzerine alır. Nikâh akdinin üç düğümü vardır. Boşamalardan her biri bu düğümlerden birini çözmektedir. Bir boşama gerçekleştiğinde bu düğümlerden biri çözülmüştür. Beş değil elli yıl sonra bile o nikâh artık iki düğümlüdür. O nikâhın üzerine bir düğüm daha ilave edilemez. Çünkü nikâh akdi yansıtmaktadır. Akit de önceden yapılmış bitmiştir. Ric'i talak demek, geri kalan iki düğüm üzerinden evliliği devam ettirmeyi kabul etmek demektir. Ama bu iki düğüm, helalliği sağlama bakımından üç düğümle aynı güçtedir. Bir başka talak daha gerçekleşecek olsa yine durum aynı olur. Üçüncü talakla beraber artık akdin üç düğümü de çözüldüğü için bildiğiniz gibi başka biri ile bir akitten sonra ve o akit de usulüne göre çözüldükten sonra ancak yeni bir akit imkânı doğar ki o sıfır bir akittir, eskisi ile hiçbir ilişkisi yoktur. Birinci düğümün çözülmesinin ardından kalan iki düğümle beraber erkek geri dönmeyi düşünürse yani ric'at yapacaksa bu, kadının üç aybaşı olup temizlenmesine denk olacak bir süreden önce (yaklaşık olarak üç ay) gerçekleşmelidir. Eğer üç aybaşı dönemi geçtikten sonra erkek böyle bir dönüş yapacaksa, geri kalan iki düğüm de kendiliğinden çözülmüş olacağından erkek ancak yeni bir akitle kadının karşısına çıkabilir. Ve yine sıfırdan bir akit yaparak nikâhlanabilirler. Meselenin özeti budur. Allah'a emanet olun.

Kişi tek talakla eşini boşar ve süresinde geri döner ve bu olaydan 5 yıl sonra t
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu sözlerle eşinizi boşamayı kastetti iseniz en kötü ihtimalle iki talakla devam ediyorsunuz. Yalnız bu tür boşamalar kinâyeli bir lafızla olduğundan bâin talak gerçekleşmiş olur. Bu nedenle mehrin yeniden belirlendiği yeni bir nikâh akdi yapmak gerekir. Boşama kastınız yoktu ise -ki verdiğiniz bilgiden de o anlaşılmaktadır- zaten sıkıntı yoktur. Bunu kendinize ders yapın, daha vakur ve seviyeli yaşayın. Allah yardımcınız olsun.

Hocam, yaklaşık 7 yıldır evliyim. Evliğimizin ilk yılları birbirimizi iyi tanıma
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefîlere göre bâin talakla boşanmış bir kadına iddeti içerisinde koca tarafından başka boşama lafızları kullanılırsa ikinci ve üçüncü boşamalar da meydana gelir. (Zeylaî, Tebyîn, 2/219) Çünkü iddet içinde bulundukça kadının başka bir erkekle evlenmesinin helal olmaması, nafaka ve mesken gibi aralarındaki bağların devam etmesi nedeniyle kadının boşamaya konu olması devam eder. (Bilmen, Kâmus, 2/201) Cumhûra göre ise bu durumdaki eşe kullanılan ‘boşama’ lafzının bir geçerliliği yoktur. ‘Bâin talak’ ile aralarındaki zevciyet bağı sona erdiği için kadın boşamaya mahal/konu olmaz. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 7/331; Zühaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî, 9/6889) Din İşleri Yüksek Kurulu’nca benimsenen görüş de budur.

Bâin talakla boşanıp iddet beklemekte olan bir kadını yeniden boşamak geçerli mi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kere 'boşadım' sözü, üzerinden üç hayız dönemi geçmedikçe ‘geri dönüşü mümkün’ bir boşamadır. Bunu şöyle de anlayabilirsiniz: O bir kereden ibaret olan boşamada kadın hâlâ erkeğin karısı durumundadır. Üç hayız bitmeden önceki herhangi bir zamanda erkek sözünü geri alabilir. Eğer bu üç hayız dönemi biter de erkek geri almazsa o zaman tam bir ayrılık gerçekleşmiş olur. Erkek tekrar geri alması için yeni bir nikâh gerekir. O yeni nikâh da kadının rızası ile olacağı için erkeğin eli kolu bağlanmış olacaktır. Durum böyledir.

Erkek bir kere ‘boşadım’ dedikten sonra tamamen ayrılmış olmuyor mu kadın? Bazı

AİLE HAYATI konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evlilik, sorumluluğu gerektiren ciddi bir müessesedir. Evlilikle ilgili hususların ve özellikle boşanma konusunun hafife alınmaması gerekir. Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadislerinde şöyle buyurmuştur: “Üç şeyin ciddisi de ciddi, şakası da ciddidir; nikâh, talâk (boşama) ve talâktan dönme.” (Ebû Dâvûd, Talâk, 9 [2194]; Tirmizî, Talâk, 9 [1184]) Hanefî ve Şâfiîlere göre, helal bir maddeyi kullanmaktan dolayı sarhoş olan kimsenin boşaması geçerli değilken haram maddeler ile sarhoş olanın boşaması muteberdir. (Şâfiî, el-Ümm, 5/304; Merğînânî, el-Hidâye, 4/396; İbn Kudâme, el-Muğnî, 7/378-379) Buna karşılık içlerinde Hanefîlerden Tahâvî ve Kerhî, Şâfiîlerden Müzenî’nin de bulunduğu diğer bir grup müçtehide göre ise ne konuştuğunu ve ne yaptığını bilemeyecek, faydalıyı zararlıdan ayıramayacak derecede sarhoş olan bir kimsenin söz ve tasarrufları hukuken geçerli değildir. Dolayısıyla bu durumdaki bir kişinin hanımını boşaması da geçersizdir. (İbn Rüşd, Bidâyetü’l-müctehid, 3/102; İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 3/489; İbn Kudâme, el-Muğnî, 7/379-380; Şevkânî, Neylü’l-evtâr, 6/280-281 [2864]) 1917 tarihli Osmanlı Hukûk-ı Âile Kararnâmesi de sarhoşun talâkının geçerli olmayacağı görüşünü kanunlaştırmıştır. (HAK, md. 104) Din İşleri Yüksek Kurulu da bu görüşü benimsemektedir.

Sarhoş iken yapılan boşama geçerli midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aile, İslâm’ın önem verdiği toplumsal kurumların başında gelmektedir. Kur'ân-ı Kerîm’in evlenmeyi teşvik eden âyetlerinin yanında (en-Nûr, 24/32; el-Bakara 2/187; er-Rûm 30/21) Hz. Peygamber’in (s.a.s.) kurulmuş bir aile yuvasının meşru bir gerekçe olmaksızın bozulmasını yeren hadis-i şerifleri de (Müslim, Radâ‘, 65 [1468]; Ebû Dâvûd, Talâk, 1 [2175], 3 [2177, 2178]; İbn Mâce, Talâk, 1 [2017, 2018]) dikkate alındığında ailenin oluşturulması kadar devamının sağlanmasının da dinimizce önemsendiği açıkça görülmektedir. Bu bağlamda aile içinde meydana gelen tartışmalar büyütülmemeli ve aile yuvası öfkeye kurban edilmemelidir. Hz. Peygamber (s.a.s.) öfkeli kimsenin kendisine hâkim olmasını; olumsuz sonuç doğuracak tasarruflardan kaçınmasını, abdest alma ve bulunduğu ortamdan ayrılma gibi sakinleştirici yöntemleri uyguladıktan sonra akl-ı selim ile karar vermesini tavsiye etmiştir. (Buhârî, Edeb, 76 [6114], “Aḥkâm”, 13 [7158]; Müslim “Birr”, 107, 108 [2609], Aḳżıye, 16 [1717]; Nesâî, Ḳuḍât, 18 [5406]; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 4/226 [18014]; 5/152 [21386]) Öfke hâlinde yapılan boşama konusunda fakihler öfkenin derecesine göre üç farklı görüş beyan etmişlerdir. Buna göre: a) Eda ehliyetine sahip, aklı ve şuuru yerinde, ne söylediğinin farkında olan kişinin öfkeyle söylediği talâk sözü ittifakla geçerlidir. b) Öfke hâlinde akıl ve şuurunu tamamen kaybeden, ne dediğini bilmeyen cinnet halindeki kişinin talâkı ittifakla geçersizdir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 3/244) c) Ne dediğini bilse bile itidâlini kaybedecek ve sağlıklı düşünemeyecek şekilde öfkelenen kişinin yaptığı boşama da geçersizdir. (İbn Kayyim, İ’lâm, 5/455-456; Zâdü’l-meâd, 5/195-196) Din İşleri Yüksek Kurulu, bazı âlimlerin benimsediği bu görüşü tercih etmektedir.

Öfkeli iken yapılan boşama geçerli midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Boşama konusunun yerli yersiz gündeme getirilmesi doğru değildir. Bu durum ciddi sonuçlar doğuracağından Hz. Peygamber (s.a.s.) bu konuda dikkatli davranmayı tavsiye etmektedir. (Ebû Dâvûd, Talâk, 9 [2194]; Tirmizî, Talâk, 9 [1184]) Kişinin tehdit için karısına “seni boşarım”, “seni boşayacağım” gibi ifadeleri söylemesiyle boşama meydana gelmez. (Kâsânî, Bedâ’i, 3/101) Zira bu tür sözler geleceğe dönük tehditten ibarettir.

Niyeti boşama olmadığı hâlde eşe karşı tehdit unsuru olarak boşama sözlerini kul
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Baskı ve tehdit (ikrah) altında boşama Hanefî mezhebine göre geçerli (Serahsî, el-Mebsût, 6/176) diğer mezheplere göre ise geçersizdir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 7/382, Mâverdî, el-Hâvî, 10/227) Osmanlı Hukûk-ı Âile Kararnâmesinde de baskı ve tehdit altında kalan kimsenin boşamasının geçerli olmadığı görüşü benimsenmiştir. (HAK, md. 57, 105) Günümüzde de fetva bu görüşe göre verilmektedir.

Baskı ve tehdit (ikrah) altında boşamak geçerli midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Gerçekte eşini boşamadığı hâlde kendisine sorulduğunda yalan beyanda bulunarak eşini boşadığını söyleyen kimse eşini boşamış olmaz. (İbn Nüceym, el-Bahr, 3/264; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 3/238) Bu kişi yalan beyanı nedeniyle günahkâr olur, tövbe ve istiğfarda bulunması gerekir. Nikâh ve boşama gibi konularda, söz söylerken oldukça dikkatli olunmalı ve Hz. Peygamber’den (s.a.s.) nakledilen; “Üç şeyin ciddisi de ciddi, şakası da ciddidir; nikâh, talâk (boşama) ve talâktan sonra eşine dönme” (Ebû Dâvûd, Talâk, 9 [2194]; Tirmizî, Talâk, 9 [1184]) hadisi unutulmamalıdır.

Boşamadığı hâlde yalan beyanda bulunarak eşini boşadığını söylemenin hükmü nedir

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.