Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben on dokuz yaşındayım ve ağır sanayide çalışıyorum. Çalıştığım alan bazen 40 dereceyi buluyor. Şu ana kadar orucumu hiç aksatmadım fakat sağlığımın bozulduğunu hissediyorum. Çok susayıp acıktığım için başım dönüyor ve oruç tutmak istemiyorum ama vicdanım da rahat etmiyor. Bu durumda tutmazsam bir sıkıntı olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Sıhhatinize kavuşuncaya kadar oruç borçlarınızı erteleyebilirsiniz. Bir kenara not edin, borçlarınızı unutmayın. Tutmaya kararlı olun. Gerisini Allah'a havale edin.
Selamünaleyküm. Oruca niyet ettikten sonra bozmak olmaz. Bozabilmek için sağlık açısından tehlike oluşması gerekir. Tahminle iş yürütemeyiz. Öyle düşünecek yerde bir iki gün daha alışır düşünseniz ya! Niyet etmeden oruç olmaz. Niyet edince de bozmak olmaz.
Geçmiş olsun. Çok ağrınızın olduğu günlerde orucu bozabilirsiniz. Sonra da tutamadığınız gün kadar kaza orucu tutarsınız. Yine de oruç konusunu doktorunuzla görüşseniz daha iyi olur.
Selamünaleyküm. Aç kalmak gibi bir sonuca götürecekse işsizlik, oruç tutmayabilirsiniz. Sadece işsiz kalma gibi bir nedenle orucu bırakamazsınız. Allah yardımcınız olsun.
Adak tavsiye edilen bir şey değildir. Adak yerine dua etmek daha iyidir. Adak yapılıp da adanan şey yerine gelince de o sözde durulmalıdır. Adaktan zor diye dönmek yoktur. Evet, bir yıl oruç zordur ama adamış bulundunuz. Yapacağınız şudur: Bu adağı yerine getireceksiniz. Daha uygun bir zamanı bekleyebilirsiniz. Sağlık açısından böyle bir oruç tutamayacağınız anlaşılırsa her gün yerine bir FİDYE verirsiniz.
Aleykümselam.Tarlada çalışırken fenalaşmanız, tansiyonunuzun düşmesi, gözünüzün kararması şeklinde bir nedene dayanıyorsa siz, zorunluluktan ötürü oruç bozdunuz. Sadece bir gün yani o bozduğunuz gün için kaza tutmanız yeterlidir. Allah Teâlâ, sizi de bizi de kulluğunda muvaffak kılsın.
ibadet konusundaki diğer fetvalar
Sigara kullanmak zekâta engel değil, tercih edilmeme nedenidir. Müslüman olduğu sürece bir insana zekât verilir. Sigara içeni tercih etmemek ise ikinci bir meseledir.
Önce, kazaya namaz bıraktığınız için samimi bir tevbe edin. Tevbenizde de canlı ve samimi kalmaya çalışın. Sonra da bir “kaza namazı planı” yapın. Bu şu demektir: Belli bir kazaları tamamlama programı yapıyorsunuz ve onu uyguluyorsunuz. Mesela yatmadan önce bir günlük kaza namazı kılıyorsunuz ve bunu aksatmıyorsunuz. Bunun gibi. Bu planı aksatmayın. Ve Allah’ın mağfiretine sonsuz şekilde itimat edin. Bu kadar.
Mü'min, böyle gereksiz işlere vakit bulamamalıdır. Zikir Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin zikridir. Onun dışında hangi isimle anılırsa anılsın ibadet ve zikir orijinal değildir. Ne kadar boş vaktimiz var ki, önüne gelen bir dizi cici sözle bizi oyalayabiliyor? Aman dikkat edelim.
Tevbe etmek, hatadan geri dönmektir. Daha sonra mesela namaz kıldı ise o da bir şehadet getirmek olur. İnşaallah dönüşü tamdır diye düşünürüz. Yalnız “he döndüm” diye yuvarlama cümlesi kurması bir dönme ve tevbe olmayabilir.
Kur'an okumak mahza ibadettir. Evet, namaz gibi abdest alınması, kıbleye dönülmesi ve benzeri ayrıntıları yoktur ama neticede Allah’ın huzurunda yapılan bir ibadettir. Buna göre de mü'min’in Allah’ın huzurunda duracağı vakar ve edep ile Kur'an okuması evla olan, sevap maksadına yakın olandır. Şu kadar var ki Kur'an okurken namazdaki gibi bulunulması da şart koşulmamıştır. Su içilebilir, ağza gıda konmasında sakınca olmaz. Sağa sola dönülmesinde veya bir soruya cevap verilmesinde sakınca olmaz. Bunlardan biri yapılırken okuma ahengini ve okunan âyetteki manayı bozmayacak bir dikkat ve titizlik de gösterilmelidir. Mesela su içilirken okumaya ara verilmiş olmalıdır.
Dinimizi öğrendiğimiz muteber kaynaklarda böyle bir bilgi yoktur. Bu tür şayialar işin aslını zayi etmeye götürebilir, uzak kalınması gerekmektedir.