Fetva Meclisi
Soru
Hocam Veysel Karane zikri ile ilgili bilgiler dolaşıyor internette. Üveysilik veya Veysel Karane zikri var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Neyi zikir mantığı ile kullanmanın ne kadar Celaleddin Rumi'ye dayandırılabileceği ayrı bir meseledir. Böyle bir isnat doğru olsun veya olmasın bizim için kural şudur: İbadet türlerini ve şekillerini sadece Allah ve Resulü belirler. Kullar ibadetlere şekil veremezler. Neyi bir ZİKİR OLARAK görmek dinimizin temelleri ile çelişir. Bir müzik, kültür, folklor veya benzeri bir isimle anılabilir ama onu zikir olarak görmek mümkün değildir. Böyle bir şeyden Allah'a sığınırız. Ney ihdas edilmeden önce yaşayan nesillerin tanımadığı bir zikir yani ibadet var dememiz, dinimizde ilk asırlarda eksik bırakılmış bir nesneyi kabul etmemiz demek olur ki, bunu mümin söyleyemez.
Üveysilik, “Bir kimsenin zâhiren görmediği kişi ya da kişilerden mânevî eğitim alması ve bu yolla meydana gelen tarikat anlamında bir tasavvuf terimi”dir. Tasavvuf kültüründe, Hz. Peygamber zamanında Yemen’de yaşayıp Müslüman olan, ancak Hz. Peygamber’le bizzat görüşemeyen Veysel Karanî’nin (Üveys el-Karanî) rüya veya diğer manevi yollarla Hz. Peygamber tarafından irşad edildiği kabul edilir. Tasavvuf kültüründe bu mahiyetiyle bilinen Üveysilik, günümüzde iddia edildiği gibi “internet vasıtasıyla her insana çıkarılmış açık bir davetiye” niteliğinde değildir. Bu itibarla, bazı çevrelerce dile getirilen “tasavvuf yoluna girmek amacıyla, yaşayan bir mürşide tabi olmadan vefat eden evliyanın ruhundan istifade ederek zikir çekmek için birtakım talimatlar alınması” meselesi tasavvuf geleneğinde de karşılığı olmayan, istismara açık bir husustur. Bu konuda dikkatli olunması ve mahiyeti belli olmayan bu tür girişimlere rağbet edilmemesi gerektiği açıktır. Müslümanlar arasında “Üveysilik Zikri” diye isimlendirilen özel bir zikir şekli yoktur. Ayrıca, dua ve zikirlerin kabulü için samimiyet önemli olup (Mü’min, 40/65; Tirmizi, Deavat, 66), belirli sayılarda okunması şart değildir. Sahih hadislerde belirtilenler dışında dua veya zikirlerin belli sayılarda yapılması gerektiğine inanıp bunu iddia etmek doğru değildir. Sadece belli zikirleri okumak suretiyle mucizevi bir şekilde huzura kavuşup kurtuluşa erme iddiasının da dini açıdan bir değerinin olmadığı açıktır. Konuyla ilgisi sebebiyle şu hususu da hatırlamakta fayda vardır: Peygamberlerin dışındaki insanların gördükleri rüyalar, kesin bir hüküm ifade etmediği gibi bu rüyaların bağlayıcılığı da yoktur. Dolayısıyla, rüyalar delil değildir ve rüyalar ile amel edilmez. Rüya ile dini bir meselenin hükmü açığa çıkartılamaz ve rüya üzerine dini veya dünyevi bir hüküm bağlanamaz. Rüya yoluyla alındığı iddia edilen tasavvufi makam ve mansıplara da güvenilemez. Sonuç olarak, bir Müslümanın yüce dinimiz İslam’ı yaşaması ve dinî görevlerini yerine getirmesi için herhangi bir tarikata girmesi veya bir şeyhe bağlanması şart olmadığı gibi, vefat etmiş bir şeyhe bağlanmak gibi bir durum da söz konusu değildir. Veysel Karanî’nin günümüzde Üveysilik adı altında temiz dini duyguların istismarı ve İslam’la bağdaşmayacak şekilde suistimal edilmesi kesinlikle doğru değildir. Dini açıdan bir değeri olmayan bu tür faaliyetler açık bir aldatma ve istismardır. Dolayısıyla, bu ve benzeri grup veya kişilere karşı dikkatli olunması ve uzak durulması yerinde olacaktır.
Bu isimle böyle bir şekilde zikir bilmiyorum.
Selamünaleyküm. Bundan ötürü küfre düşülmez, tekrar etmeyin.
Aleykümselam. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabı öyle bir şey yapmamışlardır. İslam, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin dinidir; onun yapmadığı o dinde yoktur.
Esmâü’l-Hüsna olarak bildiğimiz Rabbimizin isimleri zikir olarak kullanılabilir. Aynı zamanda Rabbimizin bu isimlerinin manalarının kavranarak zikredilmesinin hayatımıza yansıyan kısmı olacaktır. Bu durum Allah sevgisini, Kur’an ve Sünnet’e daha sıkı sarılmamızı, ihlasımızın artmasını ve huzurlu bir mü’min olabilmemizi sağlar. Rabbimizi tanımak; O’nun yüceliği karşısında acziyetimizi hissetmek, imanımızın tadını hissederek yaşamamıza vesile olur. Nerede olursak olalım Rabbimiz ile bir arada olma şuurunu zikirle yakalayabiliriz biiznillah.
ibadet konusundaki diğer fetvalar
Önce, kazaya namaz bıraktığınız için samimi bir tevbe edin. Tevbenizde de canlı ve samimi kalmaya çalışın. Sonra da bir “kaza namazı planı” yapın. Bu şu demektir: Belli bir kazaları tamamlama programı yapıyorsunuz ve onu uyguluyorsunuz. Mesela yatmadan önce bir günlük kaza namazı kılıyorsunuz ve bunu aksatmıyorsunuz. Bunun gibi. Bu planı aksatmayın. Ve Allah’ın mağfiretine sonsuz şekilde itimat edin. Bu kadar.
Tevbe etmek, hatadan geri dönmektir. Daha sonra mesela namaz kıldı ise o da bir şehadet getirmek olur. İnşaallah dönüşü tamdır diye düşünürüz. Yalnız “he döndüm” diye yuvarlama cümlesi kurması bir dönme ve tevbe olmayabilir.
Kur'an okumak mahza ibadettir. Evet, namaz gibi abdest alınması, kıbleye dönülmesi ve benzeri ayrıntıları yoktur ama neticede Allah’ın huzurunda yapılan bir ibadettir. Buna göre de mü'min’in Allah’ın huzurunda duracağı vakar ve edep ile Kur'an okuması evla olan, sevap maksadına yakın olandır. Şu kadar var ki Kur'an okurken namazdaki gibi bulunulması da şart koşulmamıştır. Su içilebilir, ağza gıda konmasında sakınca olmaz. Sağa sola dönülmesinde veya bir soruya cevap verilmesinde sakınca olmaz. Bunlardan biri yapılırken okuma ahengini ve okunan âyetteki manayı bozmayacak bir dikkat ve titizlik de gösterilmelidir. Mesela su içilirken okumaya ara verilmiş olmalıdır.
Tatilinizi Ramazan ayında değerlendirmelisiniz. Böyle bir imkânınız olmuyorsa oruca niyet edin. Baş dönmesi ve ağır bir sarsıntı gibi bir durum olursa orucu bozarsınız. Orucu hiç tutmamayı asla denemeyin. Allah yardımcınız olsun.
Sigara kullanmak zekâta engel değil, tercih edilmeme nedenidir. Müslüman olduğu sürece bir insana zekât verilir. Sigara içeni tercih etmemek ise ikinci bir meseledir.
Hayır, eski namazlarınızın tekrarını gerektirecek bir durum yoktur. Bugünden sonrasını Allah’ın izni ile tam yap, gerisini de Allah’ın mağfiretine havale et. Rabbim yardımcın olsun.