Fetva Meclisi
Soru
Kur’an okurken bir şey yenir veya içilebilir mi hocam? Saygısızlık olur mu bu durum?
Cevap
Benzer fetvalar
Kur'an'ımız sadece ilim kitabımız değildir. Ondan hem ilim öğreniyor hem de ibadet hazzımızı alıyoruz. Nasıl nefes alışımızdaki ayrıntıları bilip bilmememiz bizim açımızdan önemli olmuyorsa kitabımız Kur'an'ı okurken de anlasak da anlamasak da onu okuyoruz. O okuyuşumuzu Rabbimizin bizim için ecre dönüştürmesini temenni ediyoruz. Bizzat Kur'an'ın içindeki âyetlerde bu incelik gösterilmiştir. İslam'ı sadece konuşulan bir ideoloji gibi algılamak isteyen geri düşünceler için böyle olmayabilir bu. Biz ise ibadetle emrolunduk. Namaz gibi ibadetlerden biri de Kur'an okumaktır. Doyasıya okumak, ona boğulmak bir ibadettir. Onu anlamak ve amel etmek de başka bir ibadettir. İbadetlerden birini yapmak diğerini gereksiz hale getirmediği gibi birini yapamamak da diğerini yapma görevini düşürmez.
Kitabımız Kur'an, bütün saygılara layık büyük bir Kitap’tır. Becerebildiğimiz en güzel saygıları ona göstermeye mecburuz. Okurken yemek haram değildir ama laubaliliktir. Şu kadar ki çocuklar bu kuralın dışındadırlar. Onlar hafızlık yaparken abdestsiz de Kur'an’a tutabilirler.
Selamünaleyküm. Hayır, Kur'an okurken bile gerektiğinde bir şeyler içilebilir.
Aleykümselam. Bunun dini bir yönü yoktur. Nedenini de bilemeyeceğim. Bir alışkanlık olabilir ya da ağız kuruluğunu engelleyeceği düşünülmüş olabilir.
Kur’an-ı Kerim tilaveti, dediğimizde en az kişinin kendi sesini duyacağı şekilde bir okuma olması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu da dilin ve dudakların hareketli hâlde olması anlamına gelmektedir. Okumanın okuma olabilmesi için bu şarttır. Kur'an’ımız ile ilgili ne yapılırsa yapılsın -ona bakmak dahi- ecir kaynağıdır ama hatim olabilmesi için gereken şarta uyulması gerekmektedir.
Dinimiz naslar üzerinden yaşanmaktadır. Yani âyet ve hadislerle çizilmiş bir parkurda yürümekteyiz. Mesela, Kur'an'ın yazılı metnine abdestsiz (ya da cünüp olarak) tutulmayacağı hükmü âyette geçmektedir. Ama aynı âyet veya başka bir âyet, abdestsiz okumaktan söz etmediği için fukaha böyle bir hükmü bize aktarmıştır. Kısaca mesele, âyet ve hadislerle bağlı kalmamızdan kaynaklanmaktadır. Bu tür konularda fukahanın yolunu izlemek en iyisidir. Aksi takdirde kaş yaparken göz çıkarmak da mümkündür.
ibadet konusundaki diğer fetvalar
Tevbe etmek, hatadan geri dönmektir. Daha sonra mesela namaz kıldı ise o da bir şehadet getirmek olur. İnşaallah dönüşü tamdır diye düşünürüz. Yalnız “he döndüm” diye yuvarlama cümlesi kurması bir dönme ve tevbe olmayabilir.
Mü'min, böyle gereksiz işlere vakit bulamamalıdır. Zikir Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin zikridir. Onun dışında hangi isimle anılırsa anılsın ibadet ve zikir orijinal değildir. Ne kadar boş vaktimiz var ki, önüne gelen bir dizi cici sözle bizi oyalayabiliyor? Aman dikkat edelim.
Önce, kazaya namaz bıraktığınız için samimi bir tevbe edin. Tevbenizde de canlı ve samimi kalmaya çalışın. Sonra da bir “kaza namazı planı” yapın. Bu şu demektir: Belli bir kazaları tamamlama programı yapıyorsunuz ve onu uyguluyorsunuz. Mesela yatmadan önce bir günlük kaza namazı kılıyorsunuz ve bunu aksatmıyorsunuz. Bunun gibi. Bu planı aksatmayın. Ve Allah’ın mağfiretine sonsuz şekilde itimat edin. Bu kadar.
Tatilinizi Ramazan ayında değerlendirmelisiniz. Böyle bir imkânınız olmuyorsa oruca niyet edin. Baş dönmesi ve ağır bir sarsıntı gibi bir durum olursa orucu bozarsınız. Orucu hiç tutmamayı asla denemeyin. Allah yardımcınız olsun.
Sigara kullanmak zekâta engel değil, tercih edilmeme nedenidir. Müslüman olduğu sürece bir insana zekât verilir. Sigara içeni tercih etmemek ise ikinci bir meseledir.
Hayır, eski namazlarınızın tekrarını gerektirecek bir durum yoktur. Bugünden sonrasını Allah’ın izni ile tam yap, gerisini de Allah’ın mağfiretine havale et. Rabbim yardımcın olsun.