Fetva Meclisi
Soru
Sayın hocam bizim çay bahçemiz var. Çay makasla toplandığı için çayın arasına yabani ot karışabiliyor. Hatta yağmurlu havalarda da çay topladığımız için çayı ıslak satıyoruz. Normalde yağmurlu havalarda toplanan çaydan kantar üzerinde yüzde onluk bir ıslaklık kesintisi oluyor. Bazen bu kesinti çayın içindeki ıslaklık oranını karşılamıyor. Burada alın teri dökerek topladığımız çayın parasını haram bulaştırmadan nasıl evimize getiririz?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir ticarette veya bu örnekteki gibi tarım ortaklığında taraflardan birinin kazancının meçhul kalması fıkıh açısından o işlemin caiz olmamasını gerektirir. Bu örnekte birinci tarafın on ton çayı garanti edilmektedir. İkinci tarafın ise ne kadar çay elde edebileceği meçhuldür. Bu meçhullük fıkıh açısından durumu caiz olmamaya götürmektedir. Anlaşmayı yeniden yapmanızı ve elde edilen çayı yüzde üzerinden belirlemenizi tavsiye ederiz. “Elde edilenin yüzde şu kadarı” olursa anlaşma fıkha daha uygun olur.
:Selamünaleyküm. Sizin de aracınızda ölçüm yapacak bir cihaz bulundurmanız mümkün ise ve ölçüme göre fiyat belirleyebiliyorsanız en iyisi bu olur. Bunu yapamıyorsanız, bilerek böyle bir hataya alet olmamalısınız. Bunun dışında sizin bir hatanız söz konusu olmaz. Siz verirken de karşı tarafa zaten ortalamanın üzerinden fiyat ile verdiğiniz için bir sorun yoktur. Mesele sizin sorununuz ve hile yapmadan verenin sorunu olarak kalıyor. Bu da sizin mesuliyetiniz alanına girmez biiznillah. İşin hayrını görmeniz ise o işin ehli olmanızla alakalıdır. Daha tecrübeli ve daha profesyonel yapmaya çalışmalısınız. Allah yardımcınız olsun.
Alkole hizmet etmek asla caiz olmaz. Üretilme sürecinden tüketim aşamasına kadar her alan için geçerli bir kuraldır bu. Bazı âlimler, üzüm üreticisinin alkol imalatçısına üzüm satmasının caiz olabileceğini söylemişlerse de genel görüş caiz olmayacağı şeklindedir. Özellikle de alkol üreteceğini biliyorsak daha da riskli bir durum oluşur. Yalnız babanızın böyle bir işlem yapması sizin açınızdan vebal oluşturmaz. Siz babanızın kurduğu sofrada ekmeğinizi yiyebilirsiniz. Vebal varsa o babanızındır.
Siz bir el emeği ürün hazırlayıp satıyorsunuz. Yalan ve hile karıştırmadıkça satacağınız ürünün fiyatını istediğiniz gibi belirleyebilirsiniz. Piyasa şartlarını, aynı ürünü üreten diğer firmaların fiyat politikalarını ve benzeri şartları kollayarak fiyat belirlemenizde bir sakınca yoktur. Yeter ki yalan ve hile söz konusu olmasın.
Şöyle anlamaya çalışın: a- Babanız, bir meyhanedeki şişeleri dağıtıp toplayan bir işte çalışıyor olsa idi, Allah’ın haram ettiği bir işe yardım ettiği için kazancı da haram olacaktı. b- Şu anda babanız meyhanelerden atılan şişeleri toplayarak geri dönüşüme vermekle kazanç elde ediyor. Bu iş direkt alkole hizmet değildir. O şişeler dönüşüme gittikten sonra birden çok alanda kullanılacak. Buna göre de babanızın kazancı için haramdır diyebileceğimiz bir nokta yoktur. c- Böyle bir işin temiz görüntü vermiyor olması ise başka bir ayrıntıdır. O ayrıntı haramlık helallik noktasından bakılmaz.
Allah Teâlâ işinizi kolay etsin. Elinize, toprağınıza, sofranıza bereket versin. İnsanlar sizi köylü/çiftçi görebilirler ama siz mübarek bir iş yaptığınızı bilin. Allah yardımcınız olsun. Hayvanların boynuzlarının kırılması daha güzel görünsün ya da ona benzer lüks denebilecek bir gerekçe diye yapıldığında caiz olmaz. Beslemede ve büyütmede zorluk oluştuğu veya çevresine zarar verdiği gibi bir gerekçe ile yapılabilir, biiznillah sakıncası olmaz. Ziraat işinde ortaklık hakkında ise size şöyle bir özet bilgi aktarabilirim: - Bir taraftan arazi diğer taraftan çalışma ve elde edileni yarı yarıya, üçte bir gibi nispetlere paylaşma şeklindeki ortaklık caizdir. Bu anlaşma bir yıl iki yıl gibi bir süre için yapılmalıdır. - Ekim yapılacaksa ekilecek tohumu kimin vereceği konuşulmalıdır. - Ne ekileceği konuşulmalıdır. - Taraflardan birinin alacağı mahsül önceden ‘şu kadar kilo garanti alacak’ şeklinde belirlenirse bu caiz olmaz. Zira yetişen ne kadar ise o bölüşülecektir. Hiçbir şey yetişmezse ona razı olacaklardır. Ana hatları ile böyle bir anlaşma caizdir. Özellikle ziraat ortaklığını sıkıntılı duruma getiren durumlar olabilir. Onları gerektiğinde hususi olarak öğrenebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Size dua ederiz, sizden de dua bekleriz.
Çay konusundaki diğer fetvalar
Tarım ürünlerinin zekâtı vardır. Çay da tarım ürünüdür, zekâtı verilir. Yetiştirilen ürün yedi yüz kilo gram civarında olunca iki yol izlenebilir: a- Yapılan gübreleme ve işçi masrafları gibi masraflar düşülür ürünün onda biri kadarı zekât olarak verilir. b- Masraflar düşülmeden zekât verilecekse ürünün yirmide biri kadarı zekât olarak verilir. c- Zekât ürün olarak da verilebilir, ürünün değeri olan para olarak da verilebilir.
Aleykümselam. Böyle bir uygulama hakkında tamamen uygun bir iştir diyemiyoruz. Diğer mezhep ulemasının farklı içtihatlarını da birleştirerek yapılabilir demek durumundayız. Yöre halkı için alternatifi üretilmesi zor bir durum söz konusudur. Bu nedenle mevcut içtihatlardan biri ile amel edilmesinde sakınca görmüyoruz. Yapılabilir.
Selamünaleyküm. Babanızın daireleri satılık olmadığı sürece onlardan dolayı zekât vermeyebilirsiniz. Birikmiş paranız 81 gram altını geçer ve üzerinden bir yıl geçerse zekatını verirsiniz. Topladığınız çay, bir kişinin üzerinde ise yani evlatlar arasında bölünmüyorsa bir kişiye 650 kg civarında çay düşüyorsa o çayın %5 oranında zekâtı verilir. Adam başına 650 kg dan az çay düşüyorsa zekât gerekmez.