İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Küçük yaşta geçirdiğim bir üroloji ameliyatı sebebiyle baba olabilme şansımı kaybettim. Sertleşme vs. her şey normal ama vücudum meni üretmiyor. Fakat buna rağmen çok ciddi bir cinsel arzum var. Geçirdiğim ameliyattan mı, ailemden uzakta bir yerde tek başıma kalmamdan mı kaynaklı bilemiyorum ama inanın oruçla bile dizginlemekte zorlanıyorum. Evde tek başıma kalıp pis bir şeyler yapmamak için (belki İslam'a hizmet nasip olur diye hayatımda kitaptan başka çok az şey tutuyorum, eve TV ve İnternet gibi şeyler koymadım mesela Hocam) tatil günlerim dahil kitap okumaya bile halk kütüphanelerine yada camilere gidiyorum. Ama bu durumda bile sokağa çıktığımda aklıma düşenlere kendim dahi inanamıyorum. Hal böyleyken "Bu durumda evlenmeye hakkım var mı?" diye sormak istiyorum Hocam. Çünkü yüksek ihtimal evleneceğim hanımefendi anne olamayacak ve bu, o hanımefendiye yaptığım büyük bir haksızlık olur gibi geliyor. Sonrasında kendisi boşanma da talep edebilir. Ayrıca baba olunamadığında, toplumun anlamsız konuşmalarının evliliği nasıl etkileyeceği de sanırım ayrı bir dert. Diğer taraftan da bu aşırı arzu beni zinaya götürür diye de çok ciddi şekilde endişeleniyorum. Bu ikileme sizin cevabınızdan başka çıkış yolu bulamadım.

Cevap

Bir kere senin toplumu bir dert gibi görmen yanlıştır. İkinci olarak aynı dertten sıkıntısı olan pek çok kadın vardır, onlardan biri ile evlenebilirsin. Üçüncü olarak da şöyle yapmalısın: Muhakkak evlen! Evleneceğin kadına ameliyat geçirdiğini çocuk sorunu yaşayabileceğini söyle. Ondan sonra senin hiç bir vebalin olmaz. Gereksiz yere abartıyorsun, hemen evlilik yoluna gir. Sadece bu durumu gizlemeyi yapma, o zaman vebal altında kalırsın. Gerekiyorsa senden iki üç yaş büyüğü ile evlen, hafif sakatlığı olan biri ile evlen ama böyle umutsuz kalma. Hemen başla araştırmaya. Allah kolay etsin.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bunca şuurunuza rağmen bu kadar hayati bir meselede eften püften dallara tutunmanız akıllıca değil. Hemen evlenmelisiniz. Eğer karşınızdakinin evlilik için hazırlığı yoksa o onun bileceği iştir. Siz başınızın çaresine bakmalısınız. Ya da söylediklerinizde samimi değilsiniz.

Selamünaleyküm değerli Hocam. Size çok özel bir sorum olacak. Bir vesileyle ahla
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu durumu bir hastalık kabul etmek ve tedavisi için imkânları kullanmak son derece doğal ve olması gereken bir sonuçtur. Allah’ın bu nimetini helal daire içinde aramanız ancak bir fazilet olabilir. Çocuk olmuyor diye boşanmak şart değildir. Eğer bu durum eşlerden birinin tahammül seviyesini zorluyor ve sağlığını etkiliyorsa boşanmak normal görülebilir, belki bir psikologla görüşülebilir. Bununla yaşamayı kabullendiğiniz takdirde bunu eşinizle paylaşınız ki o da rahatlasın. Tam tersi kaldıramayacağınızı anlarsanız da boşanmayı düşünmeniz bir vebal değildir. Çocuk sahibi olmak güzeldir ama yaşamak için şart değildir. Allah yardımcınız olsun.

Hocam, kocamın çocuğu olmuyor. Eşim her türlü tedaviyi kabul etti, hatta ameliya
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kızım, baban “olmaz” demedikçe hiçbir sakınca olmaz elbette. Bu açıdan durum normaldir ama şunu da bilmeni isterim: İstanbul cennet değil, oranın da kendine ait sıkıntıları var ve o sıkıntılar seni muhakkak bulacak. Bunu da bilmelisin. Evlenme meselesine gelince, sakın bu hissiyatını karşındakilere sezdirmeyesin, aç kurtları uyandırmış olabilirsin. Senin için dua ederim. Gelebilirsen vakfımıza gelebilirsin, oradaki hanım arkadaşlarınla tanışırsın.

Hocam ben otuz bir yaşında bir kadınım ve bekârım. Evlilik nasip olmadı ve bu ko
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bir kere bu durum, sizin hâla kaybolmamış ahlâklı hanımlardan olduğunuzu gösteriyor. Bu iyi bir durum, tebrik edilmelisiniz. İkinci mesele de, bu anlattığınız şeyler sizin evlilik vaktinizin gelmemiş olduğunu da gösterir. Bu da bir zaman geçmesiyle düzelir. Sakın kimsenin evlilik teklifini kendiniz görüşerek konuşmayın. Bütün bu anlattıklarınız uçup gider. Size anne babanızla gelsinler. Ondan sonra siz oturun görüşün, beğenin evlenin, cennet kadını olun inşaallah.

Hocam, ALLAH ın rahmeti üzerinize olsun. Kafamı çok kurcalayan bir soru ve sorun
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Eşiniz ortada kalmadan önce siz ortada kalmışsınız zaten. Onunla oturun, enine boyuna bir görüşün. Ayrılmayı o da istiyorsa siz kendinizi kurtarın. Belki aklınızı başınıza alırsınız da iyi bir Mü'min olarak yaşarsınız.

Selamünaleyküm. Hocam ben dinine bağlı bir ailenin evladıyım babam bizi bıraktı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kıymetli kardeşim, tabii ki samimi olup olmadığımız konusunda bir miktar endişelenmemiz normal hatta iyi bir şeydir. Fakat bu durumun bir vesveseye dönüşmesine ve bizi kilitlemesine, enerjimizi aşağıya çekmesine izin vermemeliyiz. Sizin durumunuz özelinde şöyle bir yöntem söyleyebiliriz. Bir süre, samimi olup olmadığınız konusundaki endişelerinizi kulak ardı edin. Samimi olsanız da olmasanız da namazlarınızı kılmaya ve diğer ibadetlerinizi güzelce yapmaya devam edin. Bu konudaki endişelerinizi kafanızda çok dolaştırmayın. Bu konuda bir başarıya ulaşamazsanız, bir psikologdan yardım almaya çalışın. Evlilikle alakalı durumunuzu değerlendirmeleri açısından aile büyüklerinizle, kendinize yakın hissettiğiniz diğer büyüklerinizle istişare edip bu konuda neler yapılabileceğini düşünün ve konuşun. Bu konuda atılması gereken adımları geciktirmeden bir an önce atın. Kendinizi küçük veya yetersiz görmeyin. Allah, hak yolunda gitmeye çalışanların yardımcısıdır, deyip tevekkül edin. Kendinize sevdiğiniz bir meşguliyet bulun. Öyle ki hem kalbiniz onla hoş olsun, hem zihniniz onunla meşgul olsun hem de bedeniniz onunla yorgun düşsün. Salih insanlardan oluşan topluluklarda bulunmaya çalışın. Oralarda Allah'ı zikretmeye çalışın. Allah'tan konuşun. Salih insanlardan dostlar, arkadaşlar edinin. Onlarla düzenli olarak görüşüp Müslümanlığınızda birbirinize yardımcı olmaya, birbirinize destek ve moral vermeye çalışın. Yalnız kalmayın. Boşlukta kalmayın. Allah'a sığının. Allah'a çokça dua edin. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.

Kıymetli hocam ben yirmi üç yaşında bir gencim. Bir yıla yakın bir süredir ibade

baba konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ölen kişinin babası, annesi, iki kızı ve iki erkek kardeşi var kabul edersek sonuç şudur: Babası % 16,6 Annesi % 16,6 İki kız çocuğu % 33,3’şar Hisse alır. Başkası hisse almaz. Kendi öz annesi ondan önce öldü ise şu şekilde bölünecek: Baba % 33,3 Kızların her biri % 33,3

Hocam benim dedemin 1.hanımından iki, 2.hanımından 1 oğlu var. İkinci hanımından
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bazı yanlışlar kalıcı iz yapan ve başkalarına da etki eden yanlışlar olur. Bu yanlışları anne tek başına düzeltemiyorsa elbette babası ile münasip bir dille bunları paylaşmalıdır. Her yanlışı paylaşmak ise çirkin olur. Allah yardımcımız olsun.

Hocam çocuğumun yaptığı yanlışı babasına söylemeliyim mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Babanın çocuğu üzerindeki hakkı sıradan bir hak değildir, bir insan nefes almazsa ne olursa babanın hakkını haram etmesi de bir çocuk için aynı sonucu doğurur. Allah muhafaza buyursun, böyle bir şeyden ateşten korunur gibi korunmak gerekir. Kimin başına geldi ise de o, ölmeden önce bunu telafi etmelidir. Babası vefat etti ise dualar ederek, sadakalar vererek bir ihtimal de olsa fırsatı yakalamaya çalışmalıdır.

Baba çocuğa hakkını helal etmez ise sonuçları ne olur?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ona karşı kötülük yapma. Arkasından konuşma. Malına zarar verme. Hastalanır sana muhtaç olursa ilgilen. Karşılaştığın yerde selam ver. Gerisini merak etme.

Selamun Aleyküm Hocam benim sadece biyolojik bağla bağlı olduğum bir babam var,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Beddua doğru değildir. Peygamber aleyhisselam efendimiz insanın kendi yakınlarına beddua etmesini nehyetmiştir. Umarız duaları ağır basar.

Bir baba evladına sinirli anlarında sürekli beddua eder, ardından da hep gönülde
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Anne ve babanın evlada duasının/bedduasının kabule yakın bir dua olacağı şüphe götürmez bir hakikattir. Babanın evladına duasını peygamberin ümmetine duası gibi görmeye mecburuz. Bu birinci kuraldır. İkinci kural da şudur: Allah Teâlâ zulme razı olmaz. Babanın veya başka birinin haksız yere yaptığı beddua ya da konmaz yere koydurmaya çalıştığı dua tesir etmez. Zira her kul, Allah’ın himayesindedir. Bunun neticesi şudur: Kul, dua eden kim olursa olsun kendisinin haklı veya haksız ne durumda olduğuna bakması gerekir. Gerisinde Allah kulunu korur.

Hocam bir arkadaşımın babası sürekli çocuklarına beddua ediyor, ne yapılmalı aca

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.