Fetva Meclisi
Soru
Çocuğumu kimseye emanet edemediğim zamanlar olduğu için teravih namazlarını 8 rekat olarak kılıyorum, bu durumda teravih namazının hangi rekâtında yetişsem oradan başlayıp 8 rekat kılsam ya da 20 rekat içinde aralıklarla (çocukla ilgilenmekten bazen selamdan sonraki rekâta yetişemeyebiliyoruz), veya ilk sekiz rekatı kılıp namazdan çıkıp eşimle dönüşüm halinde kılabilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Gecenin kısalığı gibi bir zarurete binaen teravih namazları sekiz rekât kılınabilir, evde tamamlanması da gerekmez. Yalnız bunu kanun hâline getirmemek gerekir.
Selamünaleyküm. Teheccüd namazı sekiz rekâta kadar kılınır. Hanefî mezhebi fıkhında nafile namazlardan teravih hariç cemaatle kılmak yoktur.
Cemaatle kılınan bir namazda, imamla imama uyanın kıldığı namazların aynı olması gerekiyor. Siz yatsı namazına niyet ederken imamınız teravihe niyet etmiş. Buna göre aradaki niyet farkından dolayı sizin kıldığınız namaz olmamıştır. O namazı yeniden kılınız. Allah amellerimizi kabul buyursun.
Teravih namazı hakkındaki rivayetler arasında sekiz rekat kıldığı rivayetinin de yeri vardır. Yirmi rekat kılınması da delilsiz, uydurma bir şey değildir. Ama teravih namazından söz ediyoruz. Ramazan şenlikleri arasında geçen teravih ise söz konusu olan onun rekatı önemli değildir. Allah Teâla ayağımızı sabit kılsın.
Selamünaleyküm, Hamileliği ağır geçen bir bayanın orucu ertelemesinde sakınca yoktur.Teravihleri yirmi de kılabilirsiniz, yorgun düşünce daha az da kılabilirsiniz. İki çocuk arasından belirli bir mesafe yoktur. Bu sağlıkla ilgili bir konudur. İsim konusunda tercih belirtmemiz bu site için uygun düşmüyor. Allah'a emanet olun.
O tür nafile namazlar ikişer rekât olarak kılınır. Daha fazla rekâtlı olarak da kılınabilir. Dört, altı veya daha fazla da olabilir.
çocuk konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Bebeğinizin namazda size yaptıklarını sıkıntılı bir durum olarak görmeyin. Sizin namazınız öyle iken bile mükemmeldir. Allah kabul etsin. Sakın yavrunuzu bu nedenle üzmeyin.
Selamünaleyküm.Çocuklara verilen hediyeleri anne babası harcayabilir.
Düşük olan çocuğun isminin verilmesi mecburiyeti yoktur. Sadece 'verilebilir' diyebiliriz. Allah Teâlâ annesine şifalar ihsan etsin, kalbine huzur versin. Elbette evlat uğruna çekilen bütün eziyetler ahirette bir kazançtır. Tabi ki, kıymetini bilene, sabredene...
Çocağa isim verme görevi ve hakkı babaya aittir. Kur'an’ımız, çocukları babalarıyla anmamızı emretmektedir. (Ahzab suresi, 5) Böyle bir konuyu baba ve anne aralarında istişare etmeyi becerebilmelidirler. İstişare ile babanın yönetimiyle isim konursa ne güzel olur. Tartışılırsa babanın verdiği isim muteberdir.
Çocuk, baba ile annenin ortak hakkıdır. Taraflardan birinin gizlice engelleme yapması caiz olmaz, hakka girmiş olursunuz. Erkeğin tek başına hamileliği engelleme hakkı olmadığı gibi kadının da böyle bir hakkı yoktur. Eşler bu konuda aralarında anlaşmalıdırlar/anlaşabilmelidirler. Kadının tıbben sabit olan bir riski, hastalığı veya sakatlanması gibi bir tehlikesi söz konusu ise ve eşi de bu durumu takdir edemiyorsa, böyle bir durumda kadının gizlice korunmasında sakınca olmaz. bunun ne kadar doğru ne kadar evham ürünü olduğunu herkesin kalbindeki takvası belirler.
Allah yardımcınız olsun. Mübarek bir iş yapacaksınız. Bu öğretim esnasında pedagojik olarak dikkat edilecek hususlarda size yazmak istemiyorum. Onu almışsınızdır. Size sadece iki şey tavsiye edeceğim: a. Önünüzdeki her öğrenciyi ‘en iyi mü'min/insan olma adayı’ olarak görün. Şu veya bu vasfından dolayı onları hor görmeyin. En iyi mü'min/insan olacak ve sizin elinizle olacak. Siz de bunun ecrini Allah’tan göreceksiniz. Sizin için hayatî bir fırsattır bu. Böyle görmeye çalışın. Din öğretim ve eğitiminin önemsizi, ayrıntısı yoktur. Bir kelime ile cennet kazanılabilir, cehennemde kalınılabilir. Bugün sizden bir kelime öğrenen çocuk yarın cennet delikanlısı olabilir o kelime ile. Öğrettiğiniz şeye az çok mantığı ile bakmayın. Dinin bir kelimesi mantığı ile bakın. Yavrular dinlemiyor gibi görünseler de, toprağa düşmüş bir dane gibi yıllar sonra o filizlenebilir biiznillah. Siz Mus’ab olmaya bakın. Sizi Peygamber aleyhisselam gönderdi gibi bakın. Samimi olun, küsüp alınmayın. Sabırlı olun acele etmeyin. Allah yardımcınız olsun.