Fetva Meclisi
Soru
Çocukken babam beni yanında çalıştırır harçlık da vermezdi. Ben de onun parasından gizlice alırdım yani çalardım. Ben de çocuk sahibi olunca aklım başıma geldi. Şimdi ne yapmam gerekir, ben hırsız mıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir kız evleninceye kadar babasının nafakası ile geçinir. Özel bir geçim kaynağı kız için bulunmuş ise ya da zengin ise babasından nafaka mesuliyeti düşebilir. Babanız bu nafakayı size temin etmelidir. Temin etmiyorsa etmesi için hakkınızı alabileceğiniz makul yöntemlere başvurabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Bir yolla o hakkı sahibine ulaştırın, helalliğini de isteyin. Eğer helallik istemenin sakıncası olacaksa o da kalabilir ama hakkı sahibine ulaştırın. Sonra da istiğfar edin.
Eğer, bu durum tam olarak sizin belirttiğiniz gibi ise yani yaptığınız pazarlık ve ödediğiniz para bakımından siz tam yaptınız o eksik verdi ise satıcı sizden gasp etmiş demektir. Bazı âlimler böyle bir durumda zulüm görenin sizin yaptığınız gibi hakkını gizlice de olsa almasının caiz olabileceğini söylemişlerdir. Dolayısıyla hırsızlık yapmadınız ama bu durumun tek taraflı haklı haksız belirlemesi yapılması açısından riskli olduğunu bilmelisiniz.
İzinsiz aldığın ne kadar idiyse onu mal sahiplerine onlar olmadığına göre varislerine ulaştırman gerekir. Ne kadar olabilirdi diye güzel bir hesap yap. Şirketteki payları kadar da onu varislere ver. Verirken de “bu benim kaçırdığım para idi” demen gerekmez. Bir yolla ulaştırman yeterlidir. Varislerinden kimseyi bulamıyorsan o kadar parayı sadaka olarak vermen yeterli olur. Tabii ki tevbe etmeyi unutmayacaksın.
Selamünaleyküm. Bir kız çocuğu çalışmak zorunda değildir, babası onun nafakasını temin eder. Sizin durumunuz ise kural dışıdır. Meseleye çalışıp kazandığınızı babanıza vermek şeklinde değil de, babanızın gönlünü yapmak şeklinde düşünmeye çalışın.
Aleykümselam. Bereketsiz bir harçlık alıyorsunuz ama sizin için babanıza olduğu gibi haram değildir o para.
baba konusundaki diğer fetvalar
Evli olma ihtiyacı insanın yaşı ile alakalı değildir. İnsan insan olarak erkek veya kadın evli olmaya meyillidir. Bazı insanların bu ihtiyacı normalin biraz üstünde olabilir. Bu şaşılacak bir durum olarak görülmemelidir. Evlenmek isteyen babayı evlendirmek Hanefi mezhebindeki bilinen görüşe göre evladı üzerinde bir farz olarak görülmemiştir ama diğer fukaha bunu farz olarak görmüşlerdir. Meseleye Hanefi fukahasının penceresinden baksak bile “baba rızasının önemi” açısından bakınca bile evladın gücü nispetinde bu talebi yerine getirmesinin gerekeceği anlaşılacaktır. Elbette böyle bir meselede babanın gerçek bir ihtiyacı bulunup bulunmadığına da bakılacaktır. Zira evlenmeyi kaldıramayacak durumdaki bir insanın evlenme istemesi anlamlı olmayacaktır. Babayı evlendirme ile alakalı evladın mecbur olması babanın bir mehir verecek durumda olmaması, evlenmeyi kaldıracak bir güce ve ihtiyaca sahip olması gibi şartlara da bağlıdır. Böyle bir durumda bilhassa erkek çocuklar evlendirmekten sorumlu olurlar. Evladın, duygusal nedenlerle veya mirasa ortak gelmesini istememeleri gibi basit bir nedenle babalarının isteğini geciktirmekle yanlış iş yapmış olurlar.
Ashab-ı kiramdan bize fetvaları intikal eden müçtehitlere, dört mezhep imamına göre Müslüman kâfir olan yakınının mirasına sahip olamaz. Din farkı miras almaya engeldir. Bazı fakihlere dayandırılan bir görüşe göre kâfir Müslümanlarla savaş durumunda olmayan bir kâfire Müslüman mirasçı olabilir. Bu fetva çağımızda bazı âlimlerce kullanılıyor olsa da delillere dayanması bakımından güçlü değildir.
Babanın veya annenin mirasını kendi sağlığında taksim etme hakkı yoktur. Yapsa da değeri ve bağlayıcılığı yoktur. O öldükten sonra değiştirebilirsiniz. Sağlığında yaparsa bu bir hibe olur. Çocuklarına sağlığında mal vermiş olur. Buna çocuklardan biri itiraz etmedikçe de sakıncası olmaz. Eğer babanızın taksimine diğer kardeşleriniz gönülden razı iseler, helal olması bakımından size zararı olmaz. Onlardan biri malı hukuk sistemine göre değil de mesela kıza düşecek fazlalığı erkek kardeşine verecek şer’i anlayışa göre iade ederse bu durumda da sakınca olmaz. Ama öyle veya böyle baban yaptığı yanlıştan ötürü vebale girer. Ona rıza gösteren her mirasçı da vebale girer. Bu seçeneklere göre bir tercih yap ama babanı da bir din düşmanını karşına alır gibi alma. Bile bile onu ateşe doğru koşturmuş olursun.
Kadının çalışması ZORUNLU ŞARTLARDA uygundur sözü tam yerli yerinde olmaz. “Haramdan kendisini koruyabileceği şartlarda çalışabilir” denmesi uygun olur. Harama bulaşmayacaksanız, risk gördüğünüzde ne olursa olsun işi terk edebilecekseniz ve iş helal bir iş ise çalışabilirsiniz. Böyle bakınız.
DERDA isim olan şeklidir. Ebu Derda ise “Derda’nın babası” demek olur.
Babanın Müslüman olduğundan şüphen yoksa yani sorulduğunda “Müslümandı” diyebiliyorsan cenazesine git.