Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleyküm Hocam. YouTube'de Ashabi Kiramin zikri yaptigina dair delil getirdigini bahseden ingilizce bir video izledim. Imam Hanbelin Müsnedinde olan bir hadisi okudu. Orda Ali, Cafer, Zeyd (r.a.) Peygamberimiz Muhammed (s.a.v.) etrafinda dans ettiklerini söylüyordu ve bu hadis sahihtir diyor (Anlatimin sonunda Hadis numarasi söyle geciyor: Musnad Hanbel, Hadis Numarasi: 859. Bunu aciklayabilir misiniz hocam? Cünkü benim bildigim bu tür dans ederek ve sesli bir sekilde "zikir" sünnette yok. ALLAH razi olsun hocam. Selamunaleyküm.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Biz, dinimizi ashabı kiramdan öğrendik; onların yapmadığını DİN OLARAK yapamayız. Ashabı kiramdan o şekilde bir zikir çeşidi nakledilmemiştir. Yapılan işin içeriğinin güzel olması ibadet şekli olmasını gerektirmez. Bir mecliste oturup fıkıh öğrenmek, tefsir öğrenmek daha bereketlidir.
Selamünaleyküm. Namazı inkâr edenin kâfir olduğunda bir şüphe yoktur. Tembellik veya benzer bir nedenle kılmayan ise kâfir olarak görülmemiştir. Cumhurun görüşü budur, uygulama da böyledir. Hadislerde geçen ifade ise 'kâfir gibi iş yapmaktadır' şeklinde anlaşılmıştır, anlaşılmalıdır da.
Değerli Kardeşim. Daha önce hocamıza gönderilmiş olan benzer soruya verdiği cevabı sizinle paylaşayım; Aziz kardeşim. İmkânınız olsa da İslam tarihini başından itibaren bugüne kadar satır satır inceleseniz. Ne yazık ki bu ümmetin en ağır imtihanı iç imtihanı olmuştur. Sözünü ettiğiniz tartışmalar sadece şu anda bulunan sıkıntılar değildir. Tarih, benzer sürtüşmeler, tartışmalar ve ithamlarla doludur. Ama o muhteşem kullukları yaparak bu imtihanı kazanıp gidenler de o tartışmaların arasından sıyrılarak gitmişlerdir. Yani şunu söylemek istiyorum: Bizim imtihanımız müşrikleri, Yahudileri ve bize düşmanlığını bildiğimiz kitleleri aşarak Rabbimize gitmek değildir. Allah Teâlâ, önümüze neyi çıkarırsa onu kazanmaya mecburuz. Ashabı kiram başta olmak üzere bütün nesiller bu imtihana tabi tutulmuşlardır diyebiliriz. Bize düşen bundan ibret almaktır. Kâfirin önünde ceketini düğmeleyen ama mü'min kardeşinin önünde kaplan kesilen mü'min kendisi ile çelişen bir tavır içindedir. Bu üzücü ama gerçektir. Bu dini böyle yaşayacak ve Rabbimizin rızasını kazanacağız. - Mü'min değerlidir. Hiçbir günah mü'mini atma nedenimiz olamaz. - Mü'minler Allah'ın kitabı, Peygamber aleyhisselamın sünnetini katiyetle tartışamazlar. Âyetler ve hadisler bizim imanımızdır. - Ümmet'imizin büyükleri olanlar, ulemamız, fukahamız, meşayıhımız, mücahitlerimiz önderlerimiz ve örneklerimizdir. Ama putlarımız değildirler. - Kur'an ve Sünnet ölçülerinde içtihat ederek önümüzü açan, bize yol gösteren müçtehitlerimizi hürmet ve takdirle anmaya mecburuz. Allah'ın şeriatını anlamamıza katkı sağlayan her içtihat bizim için bir nimettir; kıymetini biliriz. - Müçtehidi peygamber gibi göremeyiz elbette. Onun makamı hiçbir şekilde nübüvvet makamının şu kadarı bile sayılamaz. Dolayısıyla peygamberlik makamına göre durumu belli olan bir müçtehidin sözü de hadislerin yanında kendisinin peygamberlik makamındaki yeri gibidir. Ve elbette bir müçtehidin sıradan bir mü'mine göre mevkii ölçülemeyecek kadar farklıdır. Müçtehidin sözü ile sıradan bir mü'minin sözü arasında da bu mesafe vardır. - Mü'minlerin nefislerini tatmin için dinimize ait konuları kullanmaları en iyi ifadeyle bir çirkinliktir. Birbirimizi ezmek için dinimiz dışında bir şeyi kullanmalıydık. - Aklı olan, mü'minle uğraşmaz. Uğraşılacak şirk ehli, dalalet ehli mi kalmadı? Aynı şekilde, mü'minle uğraşanla uğraşmak da akıllılık değildir. - Fitneden uzak durun. Mescitlere gidip namazlarınızı eda edin. Evinizin kıymetini bilin. Mü'min kardeşlerinizi cennet arkadaşları olarak bilin. İslam'ı cemaatinden, tarikatından ibaret görenlerin kısırlığı sizi boğmasın. İslam, bütün kâinatı kuşatacak güçtedir. Sürtüşerek değil kuşatarak Allah'a ulaşabiliriz. Kötüleri örnek görmeyin. Yılmayın, usanmayın. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Sevgili Musa, Sünnet'ler bu şeklide anılmaz. Okuyan bir gençsin, bak ne diyorsun: 'Şafii mezhebine göre de yapmış'! Kim kimin mezhebine göre yapmış! Ne garip değil mi? Bu meselelere dalma sakın, daha heyecanlı ve daha ihlâslı bir şekilde âlim olmak için uğraş. Sana dualar ederiz. Allah zihnini açık, amelini makbul etsin.
Abdest alınırken boynun meshedilmesi konusunda Hanefi uleması da 'Sünnet' dememiştir. Boynun meshedilmesi müstahab/âdâb arasında zikredilmiştir. Muteber Hanefi fıkhı kitaplarından olan İ'LAU'S-SÜNEN'de (1/120) boynu meshetmekle ilgili hadisler zikredilmekte ama hadislerin sıhhati açısından doyurucu bilgi verilmemektedir. Zaten 'Sünnet'ler arasında zikredilmemesi de bunu göstermektedir. Hanefi bir mü'min olarak İmam Ebu Hanife'nin peşinden gitmekle zarar etmezsiniz biiznillah. Ama diğerlerini de basit görmeyiniz. Anlaşılacağı gibi mesele, imamlara ulaşan hadislerin sıhhati üzerinden tartışma konusu haline gelmektedir.
Selamünaleyküm. Allah yardımcınız olsun. Fitnenin kol gezdiği bir zamanda Müslümanların böyle ayrıntılarla uğraşmaları büyük bir taktik hatasıdır. Size tavsiyem, hiçbir şekilde bu fitneye katılmayın. Dininize hizmet edin, namaz kıldırın, namazı öğretin, imanı yayın. Sizi illa tartışmaya çekecek olurlarsa tarafsız kalın. Siyasetiniz şu olsun: dine davet ederiz, iç ayrıntılarda tartışmayız. Her biri fıkıh kitaplarında bulunan meselelerdir bunlar. Kafadan uydurulmuş şeyler değildir ama siz anlatamazsınız, boşuna kendinizi yormayın.
dans konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Eğer siz, iffetli bir erkekseniz onu düşünmekten bile hayâ etmelisiniz. Değil evlenmek, onun bulunduğu bir ortamda bulunmak bile sizi arlandırmalıdır.
Selamünaleyküm. Kâfirlere benzeten, ibadetten alıkoyan, şehveti kışkırtan, insanî görevlerde ihmale neden olan her şey yasaktır. Bunun dışındakiler için yasak denmesi özel durumlara bağlıdır.
Siz bu soruyu sorarken, ‘ateşin etrafında dönüp dursam yanar mıyım?’ diye sorsa idiniz size ne derdim, ne zannediyorsunuz?
Kıyamet günü her bir azamızın hesabını vereceğimizi düşündüğümüzde ritim tutmaya sebep olacak bir şey dinlemenin vebalini, günahını bir kenara koyabiliyorsam tek başına sadece parmağı şıklatmada herhangi bir sakınca yoktur diyebiliriz. Kâfirlere benzeten, ibadetten alıkoyan, şehveti kışkırtan, insanî görevlerde ihmale neden olan her şey yasaktır. Ancak helal daire içerisinde dinlediğiniz bir şey için parmak şıklatmanızda herhangi bir sıkıntı yoktur.
Biz Müslümanız. Düğünde de Müslümanız. Müslüman yaşayıp Müslüman ölmek zorundayız. Dans Müslümanlıkta yoktur. Müslümanlıkta olmayan bir şey de bizim için yoktur.