Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir çocuğun gidişatından dayısı sorumlu olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Anne baba vazifesini yapmış ise çocuğun akıbetinden mesul olmaz, kimse kimsenin yükünü taşımaz.
Selamünaleyküm. Erkekle mahkeme sürecine giren bir kadın için inatlaşıldığında ortaya çıkacak sonuç budur. O takdirde çocuğun bakımından baba sorumludur.
Hastaya bakmak bir insanlıktır. İnsanlıktan herkes sorumludur. Aynı zamanda da bir sevap kaynağıdır. Kim bakıyorsa o sevap kazanıyor, kim de yapabileceğini yapmıyorsa sevaptan mahrum kalıyordur. Bir noktadan sonra hasta, onun ihmali ile daha kötü oluyorsa günaha da giriyordur.
Baba, maddi imkânı bulunuyor olsa bile çocuğuna daire almak zorunda değildir. Baliğ olan bir çocuk kendi yaşamını kendi sağlamak zorundadır. Çocuk engelli ve tek başına yaşaması zor durumda ise elbette o çocuk baba himayesinde olacaktır. Bunun dışında baba, şefkat ve merhameti ile yapar yaptığını, dinen zorunlu olduğu bir görevi değildir.
Başkasının günahından sorumlu olmak için o günaha sebep olmak, taviz veya destek vermek ve rıza göstermek gerekir. Aksi durumda ise kimse kimsenin günahından sorumlu olmaz.
Selamünaleyküm. Evet, normal dayı nasıl oluşuyorsa süt dayı da öyle oluşur.
baba konusundaki diğer fetvalar
Bir insan babasının evlendiği annesi olmayan bir kadının BAŞKASINDAN OLMA ÇOCUĞU ile evlenebilir. Aile ortamınız ve çevre kültürünüz bunu kaldırıyorsa evlenebilirsiniz, dinen bir sakınca yoktur.
Bir kadın bir erkek ile nikâhlandığı andan itibaren o erkeğin babası ile mahremiyeti kurulur yani nikâhlandığı kişinin babası onun babası gibi olur. Daha sonra boşanma veya ölüm olsa bile bu mahremiyet kalkmaz. Aradaki mahremiyet ebedidir.
Kızın kazancında babanın direkt bir hakkı olmaz. Babasına birazını veya tamamını ikram eder o ayrı bir meseledir, öylesi mümkündür.
Kızım, Hayat böyle bir imtihandır. Bu imtihanların en ağırı da insanın sevdikleri ile imtihan olmasıdır. Senin babanla böyle bir süreç yaşaman üzücü elbette ama babanı o yaştan sonra değiştirebileceğini zannetmiyorsundur. Sabredip kazanmaya bak. Yazından anladığım kadarı ile biraz da sen kendini fazladan geriyorsun. Rahat olmaya bak. Allah yardımcın olsun.
Dede mahrumu şu anlamda kullanılmaktadır: Babası sağ iken ölen birisinin çocuğu ölenin babası olan dedesi öldüğünde babası varmış gibi dedesinin mirasına katılamamaktadır. Dedenin mirasından mahrum kalmış manasına bir deyim olarak kullanılmaktadır. Böyle bir vakayı şu alternatifleri ile değerlendirebiliriz: Önce baba ölmüş daha sonra da babanın babası dede ölmüştür ve dedenin erkek ya da kız evlat olarak mirasçısı yoktur. Bu durumda mirası torunlar arasında bölüştürülür. Erkek olanlar iki, kız olanlar bir miras alır. Dedenin sadece kız çocukları vardır, erkek çocuğu yoktur. Kız çocuklar bu durumda mirastaki paylarını alırlar. Geri kalanı torunlar iki, bir şeklinde bölüşürler. Dede öldüğünde erkek ve kız çocukları vardır. Bu durumda torunlar mirastan alamazlar. Amcaları yeğenlerine mirastan vermek zorunda olmazlar. Bu durumda dede, ölmeden önce malının üçte birini geçmemek şartı ile bu torunları için vasiyet yazabilir. Bu da dede için bir sevap kaynağı olur. Veya amcaları yeğenleri için mirastan bir pay verebilirler. Bu iki durumda da çocukların aldığı miktarın mirastaki olabilecek pay kadar olması şart değildir.
Allah Teâlâ sana yardım etsin, hepimizin akıbetini iman üzere kılsın. Yazınızı okuyunca teessüf ettim, kahroldum ama yapabileceğimiz bir şey yoktur. Sen babanın durumu ile alakalı şunları yapabilirsin: Bu durumu bir ibret konusu olarak gör; kimse garantili değil bunu anla. Ateşle biraz da oynanmaz çok da oynanmaz diye bil. Küçük bir hatanın nasıl derin bir uçuruma dönüştüğünü gör. Bu da seni bir çevre seçiciliğine götürsün. Babanın hidayeti için dua etmeyi hiç unutma. Babana karşı da babalığın hakkı olan görevlerini yerine getir. Onun dinini terk etmiş olması ile senin onun çocuğu olmanı ayırmayı becer. Allah yardımcın olsun.