Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim babam annemden sonra başka bir kadınla evlendi. O kadının başkasından olma bir kızı var. Ben o kızla evlenebilir miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Anne baban onlarla ailece yaşamanı kabul ediyorlarsa, onların yanında yaşamanda ne sakınca olacak? Yeter ki, seninle bu şekilde evlenecek birini bul.
Bin insanın amcası onun zürriyetinin de amcasıdır. Amca bu durumda evlenilmesi haram olanlardandır ama çocuğu böyle değildir. Amca çocuğu evlilik bakımından yabancıdır, onunla evlenilebilir. Direkt sizin amcanız veya anne babanızın amcasının kızı için geçerlidir bu.
İki zıt tarafın ortasını bulmalısın. Annene sen bak, evlen ve eşinle de yan binada bir dairede yaşa.
Annenizin yeni eşi sizin babanız değildir. Başta mirası olmak üzere onunla ilgili hukukunuz da babanızın hukuku gibi değildir. Buna rağmen alimlerimiz mecazi olarak ona baba denmesinde sakınca bulmamışlardır. Aynı şekilde onun da size çocukları gibi bakmasında sakınca yoktur.
İnsan, nikâhlandığı kadınının nesli ile evlenemez.
Selamünaleyküm. Müslüman bir kadın Müslüman olmayan birinin karısı olamaz. O evlilik evlilik değildir.
baba konusundaki diğer fetvalar
Çocuktan sorumlu olan babadır. Dayı baba değildir. Dayı örfün ve özel aile içi ilişkilerin müsaade ettiği kadar yönlendirme ve tedip etmeye yetkili olabilir.
Bir kadın bir erkek ile nikâhlandığı andan itibaren o erkeğin babası ile mahremiyeti kurulur yani nikâhlandığı kişinin babası onun babası gibi olur. Daha sonra boşanma veya ölüm olsa bile bu mahremiyet kalkmaz. Aradaki mahremiyet ebedidir.
Kızın kazancında babanın direkt bir hakkı olmaz. Babasına birazını veya tamamını ikram eder o ayrı bir meseledir, öylesi mümkündür.
Kızım, Hayat böyle bir imtihandır. Bu imtihanların en ağırı da insanın sevdikleri ile imtihan olmasıdır. Senin babanla böyle bir süreç yaşaman üzücü elbette ama babanı o yaştan sonra değiştirebileceğini zannetmiyorsundur. Sabredip kazanmaya bak. Yazından anladığım kadarı ile biraz da sen kendini fazladan geriyorsun. Rahat olmaya bak. Allah yardımcın olsun.
Dede mahrumu şu anlamda kullanılmaktadır: Babası sağ iken ölen birisinin çocuğu ölenin babası olan dedesi öldüğünde babası varmış gibi dedesinin mirasına katılamamaktadır. Dedenin mirasından mahrum kalmış manasına bir deyim olarak kullanılmaktadır. Böyle bir vakayı şu alternatifleri ile değerlendirebiliriz: Önce baba ölmüş daha sonra da babanın babası dede ölmüştür ve dedenin erkek ya da kız evlat olarak mirasçısı yoktur. Bu durumda mirası torunlar arasında bölüştürülür. Erkek olanlar iki, kız olanlar bir miras alır. Dedenin sadece kız çocukları vardır, erkek çocuğu yoktur. Kız çocuklar bu durumda mirastaki paylarını alırlar. Geri kalanı torunlar iki, bir şeklinde bölüşürler. Dede öldüğünde erkek ve kız çocukları vardır. Bu durumda torunlar mirastan alamazlar. Amcaları yeğenlerine mirastan vermek zorunda olmazlar. Bu durumda dede, ölmeden önce malının üçte birini geçmemek şartı ile bu torunları için vasiyet yazabilir. Bu da dede için bir sevap kaynağı olur. Veya amcaları yeğenleri için mirastan bir pay verebilirler. Bu iki durumda da çocukların aldığı miktarın mirastaki olabilecek pay kadar olması şart değildir.
Allah Teâlâ sana yardım etsin, hepimizin akıbetini iman üzere kılsın. Yazınızı okuyunca teessüf ettim, kahroldum ama yapabileceğimiz bir şey yoktur. Sen babanın durumu ile alakalı şunları yapabilirsin: Bu durumu bir ibret konusu olarak gör; kimse garantili değil bunu anla. Ateşle biraz da oynanmaz çok da oynanmaz diye bil. Küçük bir hatanın nasıl derin bir uçuruma dönüştüğünü gör. Bu da seni bir çevre seçiciliğine götürsün. Babanın hidayeti için dua etmeyi hiç unutma. Babana karşı da babalığın hakkı olan görevlerini yerine getir. Onun dinini terk etmiş olması ile senin onun çocuğu olmanı ayırmayı becer. Allah yardımcın olsun.