Fetva Meclisi
Soru
Hocam şu an zabıt kâtipliği sınavına çalışıyorum ancak aklıma bir soru takıldı. Din ile hüküm verilmeyen bir ortamda çalışmak, o hükümleri biz vermesek bile yazmak ve buradan para kazanmak caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Mü'min olarak nerede dik durabilecekseniz, para ve makamın önünde eğilmeyecekseniz onu yapın. Hiçbir meslek sıfır sorunlu değildir. Her mesleğin sorunu kadar külfeti, külfetinin ağırlığı kadar da sorunu olabilir. Siz, mesleğe değil iradenizi ne kadar kullanabileceğinize bakın. Dininizi her an yanınızda bulundurabilecekseniz en yüksek puanlı olana girin. Yoksa hiçbir işe girmeyin, tarlada çalışın.
Haram bir işi icra etmiyor olduğu sürece müteahhitlik için asla haram diyemeyiz. O da helal bir meslektir. Mesela bir meyhane inşaatı veya faizli bir banka binası değilse söz konusu taahhüt bir sakınca iş olarak söz konusu değildir. Yalnız ülkemizde ve zamanımızda sürdürülen müteahhitlik mesleği üzerinde bazı hatalar da göz ardı edilemez. Özellikle kul hakkı boyutu ile bakıldığında bu meslek tehlikelidir diyebiliriz. Devletle bağlantılı ihalelerle ilgili olarak not düşmeye gerek yoktur zannediyorum, herkesin bildiği açık bir milyonların hakkı ile ölüp gitme riskinden söz edebiliriz. Diğer sivil olan müteahhitlikte ise insanların sınırsız zevklerine hitap edilen bir işte ne kadar hakkı verilerek bir iş yapılabilir bunu iyi düşünmek gerekiyor. Müteahhit kardeşlerimiz bitmiş işlerini satmalıdırlar. Söz verilerek yapılan işlerde daha sonra sorun oluşması ihtimali yüksektir. Bir bina yapımını örnek alacak olursak yüzlerce itiraz noktasından söz etmek mümkündür. Sözleşmeler çok ayrıntılı ve noter şartlarında yapılmalıdır. Akraba veya dost değil iş yapılan muhatap olarak bakılmalıdır herkese. Kul anlamasa da kulu yaratan anlıyor diye bilinmelidir. Bu inceliklere dikkat edilemiyorsa bu meslek tehlikelidir. Yarın Allah’ın huzurunda düşük kaliteli bir musluktan ötürü hesap vermek Müslüman için zordur. Bunu anlatmak istiyorum. Allah yardımcımız olsun.
Siz devletten camide beş vakit bulunmanız için maaş alıyorsunuz. Bir kişi olsa hatta hiç kimse olmasa bile orada bulunmanız aldığınız maaşın helal olması için şarttır. Siz orada sadece imam veya müezzin değilsiniz; o noktada devletin emanetini sahiplenmiş bulunuyorsunuz. Resmi izin günleriniz dışında orada bulunmamanız emanete hıyanettir. Sadece aldığınız maaşın helal olup olmaması olarak bakmamalısınız. Sizin bu durumunuza göz yuman idareciniz/müftünüz de hıyanete ortaktır. İnsanın acil bir işi nedeniyle bir vakit namazdan geri kalması kabul edilebilir ama bunu ilkeleştirmek kabul edilemez. Nerede kaldı ki sizin bir Müslüman olarak namazda camide olmanız gerekirdi. Yaptığınız sıradan bir memurun bile yapmaması gereken bir iş iken bir imam olarak asla size yakışmayanı yapmış olursunuz. Tevbe edin ve vazifenize sadık olun. İnsanlara iyi örnek olun. İşiniz çoksa imamlığı bırakın ve çok olan işinize yönelin.
Sorunuzdan anlaşıldığına göre böyle bir imkânı size çalıştığınız kurumunuz veriyor. Aynı zamanda da devlete bağlı bir yer olduğu için direkt resmî açıdan da bir sıkıntı olmayan hatta size verilen bir hak. Böyle bir hakkı sizin uygulamanızda resmî açıdan bir engel yok ise kullanabilirsiniz. Farklı bir ayrıntı varsa dikkat edilmesi gereken onu da göz önünde bulundurmanız gerekmektedir. Bir hususa daha dikkat çekmekte fayda olabilir: Konumumuz ne olursa olsun ne iş yaparsak yapalım yaptığımız işi kaliteli yapma standardında yapalım. Böyle yapalım ki Müslüman’ın farkını işimizde de hissettirelim. Aldığımız belgeler ile konumumuz yükseldiği gibi kendimizi her an geliştirip daha güzel işler ortaya çıkaralım. Hele işimizi devlet kurumu gibi ümmet adına iş yapan bir kurumda yapmak, kılı kırk yaran bir mantıkta olmamız gerektiği anlamına geldiğini de unutmamakta fayda var. Rabbim faydalı işlere imza atanlardan olmayı hepimize nasip etsin.
Selamünaleyküm. Eğer kendiniz bir meseleyi tahlil edecek ilmi birikim sahibi değilseniz muhakkak bilene müracaat edeceksiniz. Öyle de yapmışsınız. Bir bilene sorduktan sonra alınan cevabı ikinci kişilere test ettirmemelisiniz. Öğrendiğinizle amel edin ya da bir başkasını sorulacak kimse olarak belirleyin. Aksi takdirde istikrarsız bir gidişatınız olur.
Müslüman İslam terbiyesi görmüş insan demektir. İslam ise aceleciliği ve sabırsızlığı bize uygun görmemektedir. Evet, acele iş yapanın muhakkak günah işlemiş olması gerekmiyor. Acele etmenin günaha girmeye götüreceği durum da olabilir ama bunu genelleştiremeyiz. Müslüman konuşurken, iş yaparken, imza atarken veya hayatın içinde belli bir rolü oynarken düşünüp taşınmakla itikadına daha uygun olanı yapmış olur. Bir işi onaylarken belgesini görmesi, birine kefil olurken kefaletin anlamını bilerek karar vermesi, yapma yapmama kararları verirken geçmişi ve geleceği değerlendirerek karar vermesi kişiliği ve itikadı bakımından olgunluğunu gösterecektir. Özellikle Allah’a ve Peygamber aleyhisselama ait nakiller yaparken bu titizlik şarttır. Âlimlerden nakil yaparken de gayet ciddi olmak gerekmektedir. Bir sözü duymuş olmak o sözün nakledilebilirliğinin belgesi değildir. Ağzından çıkan her söz onun için bir hesap konusu olacaktır yarın. Böyle bilmek ve uygulamak zorundadır. Kur'an’ımızın yönlendirmesi bu şekildedir. Günlük sıkıntılardan ve ahiret hesabından kurtulmak da buna bağlıdır. Müslümanlar arasında sosyal sorunların en asgariye inmesi, ümmetin birlik ve beraberliği bunu zorunlu tutar. Bilhassa günahkârların/fasıkların figüran olduğu bilgiler Müslüman için bir risk taşır. Müslüman zan ve tahminini kullanmaz. Çünkü zan ve tahmin inceleme ve irdelemeden uzak kalmakla ortaya çıkar. Acelecilik bu noktada bir sorun kaynağı olarak önümüze çıkmaktadır.
devlet memuru konusundaki diğer fetvalar
Kıymetli kardeşim, sorunuzla alakalı aşağıya linkini bıraktığım fetvalara bakabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun. https://fetvameclisi.com/fetva/memurluk-yemini-ve-memuriyeti-soran-musluman-gence-mektup https://fetvameclisi.com/fetva/memurluk-yemini-etmek-dogru-mudur https://fetvameclisi.com/fetva/memurluk-yemini-etmis-imamin-arkasinda-namaz-kilinir-mi
Önce şunu tespit etmeliyiz: ‘Devlet ve memurluk’ hadiste geçen şekliyle bugünkü devlet ve memurluk ifadelerinin tam karşılığı değildir. Bir İslam Devleti’nde memur olmakla laik bir devletin memuru olmayı aynı göremeyiz. Ayrıca bu hadiste geçen memurluk ‘valilik’ düzeyindeki bir görevi izah etmektedir. Netice olarak hadis sahih hadis düzeyinde değildir ama sahih hadisler arasında bu anlamı bulmak mümkündür.
Selamünaleyküm. Devletle ilgili görevinizde size belirtilen işi yaparken göze çarpan bir hata işlemeyin. Gözle görülebilecek bir hak ihlali yapmayın. Kötü bir niyet de gütmedikçe vebal altında olmazsınız inşaallah. Derin düşünme bahanesi ile şeytan sizi yıpratmasın.
Selamünaleyküm. Kesinlikle haklısınız. Yaşlılığınıza yatırım yapacaksanız, düşkünler evi açın o zaman! Sakın kaymayın, Allah size vekil olarak yeter.
Selamünaleyküm. Altının ağırlığı ne zaman 81 gramı aştı ise o andan itibaren bir yıl geçince zekât gerekecek. Kadının yaşının büyük olmasının dinen hiçbir sakıncası yoktur.
Selamünaleyküm. Tabii yolla tanıştığın bir insan internet yoluyla tanıştığından daha hayırlı olabilir, annenizin sözünü dinleyin.