İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Elinde bulunan "Dua Kitabında" bazı yazılar ve fetvalar aklımı karıştırıyor. Öyle ki hasta olan bir insan doktorda şifa bulamazsa bir kâğıda yazdığı duayı bir suyun içine koyup 40 gün içer ve sonra kâğıdı yutar? İslamiyet’te böyle bir şey var mıdır? Bu insanlar bu fetvaları neye dayanarak verir? Kâğıttaki mürekkep ve daha sonra kâğıt insan vücuduna zararlı değil midir? Çok şükür inanan bir insanim ve muhafazakâr kesimden geliyorum ama bu tip şeyler aklimi oldukça karıştırıyor.

Cevap

Selamünaleyküm. Duanın insana etkisi inkâr edilemeyecek bir hakikattir. Buna iman ediyoruz. Gerek Kur'an ayetlerinde ve gerekse hadisi şeriflerde insana faydalı olacağı bildirilmiş dualar vardır. Bilhassa hadislerde 'şunun için şöyle okunur' denmiştir. Sözünü ettiğiniz uygulama ise insanların icatlarındandır. İtibar edilmemesi gerekir. Dua kitabı olarak piyasada bulunan pek çok kitap, insanların dertleri üzerinden ticaret yapma mantığına dayanmaktadır. Bizzat dua isteyen, en müessir dua olarak Kur'an'ın herhangi bir ayetine sarılabilir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Duaların kabulünde şunu unutmayın: Allah sizi hep dua ederken, O’nun zatına yalvarırken görmek istiyor olabilir. Duadaki sabrınızı ve samimiyetinizi test ediyor olabilir. Bu yüzden erteliyordur. İstediğinizin Allah katında size sonraları daha büyük sorunlar oluşturacağını bildiği için Allah, size acıdığı için kabul etmiyor olabilir. Duaların kabulünü ahiret gününe bırakmış olabilir. https://fetvameclisi.com/fetva/dualarim-kabul-olmuyor-ne-yapmaliyim https://fetvameclisi.com/fetva/hangi-dualar-kabul-olur https://www.youtube.com/watch?v=N4b388Cy9Sk

Hocam dua konusunda yeterli ve doyurucu bir yazı yazabilir misiniz? Dua bir ibad
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur’an olduğu gibi şifadır. Kur’an’ın şifa olduğunda hiçbir şüphemiz yoktur. Peki, neye şifadır? Hangi hastalıklar onunla iyileşir? Kur’an ruhi hastalıkların, fiziki boyutu bulunmayan hastalıkların şifasıdır, bir. Mü’minin moral kaynağıdır, manevi desteğidir, iki. İyi bir dua kaynağıdır, onu okuyan kendine dua etmiş olur, üç. Cin ve şeytan kaynaklı sıkıntılara karşı koruyucudur, dört. Bu dört konunun dışında, Kur’an’ın ecza dolabında bekletilecek suresi, ayeti yoktur. O mübarek kitabı, basit şeyler için kullanıp, menfaatlerine alet edenler çok ağır bir hata işlemektedirler. Kur’an ruhların iksiridir. O iksiri, dünyalık için alet etmek bir vebaldir. Hastalar, ölüler için bulunmaz kitap olarak gösterilen Kur’an, faizi en büyük haramlardan gösteriyor, dikkat eden yok. Ticarette, siyasette yok sayılan Kur’an, dispanser kitabı gibi görülmek isteniyor. Kur’an’ımızı böyle şeylerden tenzih ederiz. Kur’an’ın tamamı şifa maksadı ile okunabilir. Özellikle isim verilecekse, Fatiha, İhlâs, Felak-Nas sureleri ve Ayetelkürsi okunabilir. Halis bir niyetle biiznillah şifa kaynağıdırlar.

Hastalara Kur’an okuduklarını gördüm. Hangi sure hangi hastalık için okunur? Bun
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

A-Biz Allah’ın kuluyuz. Allah bizim Rabbimiz ve ilahımızdır. Onunla bizim aramızda bir borç alacak bağlantısı yoktur, aramızdaki bağlantı kulluk ve ilahlık bağlantısıdır. İnsanın “istedim vermedi” diyebileceği bir makam değildir onun makamı. Bu gerçeği dikkatten kaçırırsak çok şey kaybederiz. Belki duaya bile gerek kalmayabilir maazallah. Müslüman’ın vazifesi Allah’a kulluk etmektir. Rabbinin onu unutmayacağına tam iman ederek o kulluğunu yapar, duasını dillendirir. Sonra da Rabbi hakkında hüsnüzan besler. Gereken maddi sebeplere sarıldıktan sonra Rabbinin onu geri çevirmeyeceğine iman eder. Ve sabreder. Sabır takvimi de onun takvimi değil Allah’ın takvimi olur. Biz, gayet kısır ve dar bir alana bakarak dua edip isteriz. Bizim bakabileceğimiz alan da o kadardır zaten. O ise bize bizim baktığımız alana göre vermez. Onun gördüğü alana göre verir. Biz, mesela kendimizi, çocuklarımızı, yakın çevremizi görürüz. Bugünü ve muhtemel yarını görürüz. Mal isteriz, sağlık isteriz, çevre isteriz, ömür isteriz. Açılabileceğimiz büyük bir alan yoktur. Allah azze ve celle ise, bizim hayalimize bile girmeyecek alanları ve farklılıkları biliyor, bildiğine göre de veriyor veya vermiyor. Biz mesela çocuk isteriz, o ise bilir ki çocuk bu kul için iyi bir sonuç getirmeyecek; vermez kulunun istediğini. Belki de vermemesi kulun lehine olsun diyedir ama kul kısır ve küçük bakışı ile bunu takdir edemez bile. Bu sebeple deriz ki: Duanın sonucuna her çeşidi ile razı bir kalp sahibi olmak, dua ile bekleneni elde etmekten daha kazançlı bir durumdur. Bu sebeple dua edenin “vermedi” demesi yerine “bana henüz uygun bulunmadı” demesi daha evladır. Bir yandan ahirete ve cennete iman etme iddiası sürerken kulun, belki de cennette karşılığı verilmesi daha uygun bulunduğu için duasının karşılığı cennette verilmesi durumunu kabullenememesi anlamsız olur. B- Bir başka önemli husus da “dua ettim” demiş olmak başka gerçekten “dua etmiş biri olmak” başkadır. Dua bir ibadettir. Her ibadet gibi ibadet kalitesinde yapılmalıdır ki kabul sınırlarına yaklaşsın. Bu nedenle duayı şu şartlarda yapıp yapmadığımıza bakmalıyız öncelikle: Allah’a imanımız bütün ayrıntıları ile tam ve gerçekçi bir mü'min olarak dua pozisyonuna geçmeliyiz. Dua anımız ihlaslı olmalıdır. İhlas, o ibadet esnasında Allah’tan gayrısı ile ilgilenmemektir. Duaya Allah’ı överek başlamalıyız. Mesela Fatiha suresi çok güzel bir övgüdür. Ardından da Peygamber aleyhisselama salavat getirilmelidir. Öncesinden günahlardan tevbe edilmiş olması kabul şartlarını kolaylaştırır. Kıbleye yönelmek bir artı durumudur. Eller göğüs hizasına kaldırılmalıdır. Her dua üç kere yapılmış olmalıdır asgari olarak. Dua ederken boynu bükük, muhtaçlığı sözlerinden hissedilen, kapıya yığılmış bir görüntü ile dua edilmelidir. Haram gıda midede iken duanın anlamını yitirmiş olabileceği unutulmamalıdır. Müslüman, darda değilken, işleri iyi giderken de dua etmelidir ki, dara düştüğündeki duası ciddiyet taşısın, gerçekçi olsun. Mümkün olduğu kadar Peygamber aleyhisselamdan gelen duaları öğrenip yapmaya çalışılmalıdır. Dua için daha uygun vakitler mesela seher vakti, Cuma saati, ezan ile kamet arası, yağmur yağarken; daha uygun yerler mesela camiler, Mescid-i Haram seçilmeye çalışılmalıdır. Mazlumun, yolcunun, oruçlunun, dara düşenin duasının ve Müslüman’ın Müslüman’a gıyabında yaptığı duasının kabul olmaya daha yakın olduğu bilinmelidir. Dua yapıldıktan sonra kabulünü bizim takvimimize göre değil Allah’ın takvimine göre beklemek gerekir. Duamızda her şey bulunabilir. Bol rızık, müreffeh hayat, dertsizlik istenebilir. Bu mantıkla yapılan bir dua ibadettir. Her ibadet gibi karşılığı da Allah’tan beklenir.

Dua ediyoruz ama dualarımız kabul olmuyor mu? Sanki boşuna dua ediyoruz gibi gel
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Hiçbir mü'mine faydası olmayan bu tartışmalardan uzak kalmak gerekir. Ne siz ikna edebilirsiniz ne de o sizi ikna edebilir. Sadece mü'minlerin enerjisini boşa harcama lüksünü şeytana tattırmış olursunuz. Bu fikirlerin sahiplerini kendi icatları ile başbaşa bırakmalısınız.

Selamünaleyküm hocam. Hadisi şerifleri inkar eden birisi bu konuda bazı ayetleri
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Alakanıza teşekkür ederim. Bir kere daha tekrara gerek yok zannederim, biz bu sitede ilmi bir çalışma yapmıyoruz. Doğru bildiğimizi HALK KÜLTÜRÜ DÜZEYİNDE mü’min kardeşlerimize taşıyoruz. Şunu bilmelisiniz: Verilen kaynağı anlayacak düzeyde olan birinin bu sitede verilecek bir bilgiye zaten ihtiyacı yoktur. Kaynak inceleme imkânı olmayan için ise o kaynaklandırma sadece yer ve zaman israfı niteliğindedir. O kardeşlerimiz, bu siteden bilgi edinmek mecburiyetinde değildirler. Zaten ilmi manada bir site de değildir. Herkes kendine uygun olanı bulmalıdır. Bu siteden dini için istifade edenlerin düzeyi budur, biz onların duasını alıyoruz. Kendimize bunu vazife bildik. Bir diğer kardeşimiz de o kardeşlerimizin ihtiyacı olanı hazırlar, böylece de herkes vazifesini yapmış olur. Allah yardımcımız olsun, duanızı beklerim.

Sizin paylaşımlarınızı bir arkadaşıma tavsiye ettiğimde şöyle bir yanıt aldım: ‘
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. En iyisi haddini bilerek ve ölçülü konuşmak, başkalarının hoparlörü olmamaktır. Yeterli ilim tahsili olmayan, din adına konuşmamalıdır. Kulaktan dolma bilgilerle din konuşulmaz.

Selamünaleyküm ben herhangi bir meselede fikir beyan ettiğim zaman hemen aklıma

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Muhaddis olmak, bilhassa raviler üzerinde bilgi sahibi olmaktır. Arkadaşınız pek mübarek bir iş yapıyor, inşallah muhaddislik yolundadır.

Selamünaleyküm hocam. Arkadaşım yaklaşık 5 senedir hadislerle uğraşıyor ve şuan
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Oruçluyu iftar ettirmek, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanındaki Suffa ashabına iftar vermekti. Yaşadığımız dünyada hele bizim yaşadığımız topraklarda öyle iftar edemeyecek kaç kişi vardır? Allah için verme görevimizi, Ramazan iftarları ile geçiştirme yerine Allah için daha ciddi şeyler yapma yollarını kullanmalıyız. Açları düşünüp dururken din gidiyor, iffet gidiyor, faiz ekmek peynire döndü. Bunun için Şeriat ilmi tahsil eden öğrencilerin donatılması iftardan evladır.

Selamünaleyküm. Oruçluya iftar ettirmek sevap diyorlar. Annemlerin etrafında ift
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. İnsan sağlığında miras bölemez. Babanızın böyle bir bölmeye hakkı yoktur. Ancak emri vaki ile bir hibe yapabilir. Bu da onun adına zulüm ihtiva ederse vebale girer. Size tavsiyem, tenezzül edip babanızla tartışmayın. Bırakın o peşinizden koşsun kıyamet günü. Kardeşlerinize de durumu izah edin. Onlar da vicdanen zorlansınlar.

Selamünaleyküm hocam. Babamla 1990 senesinde ben ve kardeşim altı katli ev yaptı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm.- Vekâletle hac yaptırmak caizdir. Kimin adına hac yapılacaksa onun durumu ile ilgili hususi bilgi almanız gerekir.- Seyyid aynı zamanda Peygamber aleyhisselamın torunu demektir.- Tövbe ile alakalı günahtan ötürü bir insan da mağdur olmuşsa bu bir kul hakkıdır. Kul hakkı devreye girince helallik almadan tövbe tam gerçekleşmez.

Selamünaleyküm hocam. Size 3 sorum olacak müsaadenizle.1- Vefat eden ya da sağlı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Zina çizgisine gelmiş biri ne ailesini dinler ne de devleti! Evlenmek haktır, Allah'ın emridir. Aileniz sizi ciddiye almıyordur. Evlilik de asla eğitime mani değildir. Ailenizle ciddi konuşun.

Selamünaleyküm hocam. 20 yaşındayım okuyorum ve evlenmek istiyorum. Evlenmem ger
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Tesbih namazı ile alakalı söz vardır, hadislerde geçmektedir. Tesbih namazı hakkında Ahmed bin Hanbel'den zayıf hadis ikazı varsa da ulemanın büyük bölümü, bu namazı önemli kazanç yollarından biri olarak görmüşlerdir. Mü'min, 'hayatında bir kere de olsa kılmalıdır bu namazı.'Tesbih de sadece ilk bölümde verdiğiniz kadardır, ilavesi yoktur.

Selamünaleyküm hocam. Tesbih namazında " subhanallahi velhamdulillahi vela ilahe

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.