Fetva Meclisi
Soru
Hocam geçtiğimiz hafta sizin yönlendirmeniz üzerine vakıfta grup arkadaşlarımla beraber kamp yaptık. Bizim için çok verimli geçti. Ablalarımız ve hocalarımız bize yardımcı olmak için çok uğraştılar. Aklımıza takılan birçok meseleyi danışma fırsatı yakaladık. Bu kamp bizim için yepyeni bir heyecan ve soluk oldu. Bizim ihtiyaçlarımıza birçok açıdan cevap oldu. Eksiklerimizi gördük. Allah yaptığımız bu kampı mübarek etsin. Yalnız sizin öğütlerinizi dinleyememenin verdiği bir buruklukla döndük. Bize bundan sonra nasıl bir yol haritası tavsiye edersiniz, neler yapalım? Dava-doktorluk-tıp eğitimi için vereceğiniz nasihatler bizler için çok değerli. Her şey için çok teşekkür ederiz.
Cevap
Benzer fetvalar
Allah yardımcınız olsun, güzel bir iş yapıyorsunuz. Size şunları tavsiye ederim: Asıl ilgi alanınız tıp olsun. Dalının en iyisi olmayı kendinize hedef yapın. Yoğunluğunuzu tıp ilmine verin. Din ilminden de elbette uzak kalmayın ama bu daldaki ilim sizin için yoğunluğunuzun az olan tarafını oluştursun. Tıp ilmi kadar tıp kanunlarını ve işletmeciliğini de öğrenin. Dini konularda bilmediğiniz şeyleri bilir gibi konuşmayın, bilmeyenden dinlemeyin. Bir hoca size ders vermek için geldiğinde belli bir konu için gelsin, çalışsın, siz de amfide ders dinler gibi not tutarak dinleyin onu. Böyle gelmeyeni tekrar çağırmayın. Tıp ve dinin kesiştiği noktalar hakkında özel ders almış olun. Bu noktaları şöyle başlıklandırabiliriz: Avret hükümleri; sizin ve hastanın avreti nedir, avret konusunda ne kadar esneme olabilir? Hasta sırlarının mahremiyetinin sınırları ve bağlayıcılığı. Halvet hükümleri yani karşınızdaki hasta veya meslektaş bile olsa onunla kapalı bir ortamda yalnız kalmanın incelikleri, dikkat edilmesi gerekenler. Din emir ve yasaklarda nelere ruhsat veriyor, ruhsatla amel etmenin sınırları ve incelikleri. Temizlik hükümleri. Özellikle hasta açısından temizliğin ayrıntıları. Hastanın namaz, oruç, hac gibi ibadetleri nasıl yapacağına, hangi hastaya nasıl bir esneklik getirildiğine dair bilgiler. Kadınların özel durumlarına ait fıkıh bilgisi; aybaşı, hamilelik, doğum, emzirme ve benzeri konular… Bu başlık özellikle de ilgili branşlarda çalışacak doktorlar için daha da önemlidir. Uyuşturucu ve benzeri ilaçların kullanılmasına dair hükümler. Yoğun bakım ve ölümle ilgili fıkıh bilgileri. Hastane işletmesinde veya tıp yönetiminde görev alınması durumundaki özel konular.
Allah Teâlâ niyetinizi mübarek kılsın. Esasen tebrik edilecek bir planlama içindesiniz. Ne var ki, HIZLI BAŞLAYIP çabuk çökmekten ise ADIM ADIM BAŞLAYIP uzun yürümek daha doğrudur. Tıp dersleri ağırdır, bu tespit yabana atılamaz. Çevreniz ve size etki edenler açısından da bu yapacağınız iş takdir görmesi zor bir iştir, bu da ikinci bir sorundur. Bu nedenle size çizgi olarak şunu tavsiye edebilirim: Planınız büyük ve uzun soluklu olsun. Uygulamanız ise boyunuza ve çapınıza göre olsun. Ya da şöyle diyebilirim: Acele etmeyin ama ihmal de etmeyin. Hayat realiteniz ve planlarınız dengeli olsun. Böylesi ile daha istikrarlı ve daha kalıcı işler yapabilirsiniz. Öncelikli gayeniz okumak ve bilgi artırmak değil mü'min kimliğinizle ayakta kalmak, fitnelerde savrulmamak olsun. Bunun için de önce her biriniz BEN ERİMEMELİYİM demelidir. Böyle diyebilen üç kişi veya iki kişi ile yola çıkın. Beş yıl sonra bir kişi daha ancak size katılıyor olsa bile zararda değilsiniz. Kaldı ki ihlasınız size katılımı bereketli yapacaktır. Bunun özeti şudur: İmanda ve ibadette, ahlâkta erimeden yürümeniz sizin bütün bilgilerden daha önemli bir ihtiyacınızdır. Maazallah eridikten sonra bilgi ne işinizi görecek ki? Bu noktadan sonra haramlardan uzak durmak ve farzları eksiksiz yapmak günlük işiniz olmalıdır. Farzlarda eksiğiniz yoksa BİLDİĞİNİZİ YAŞIYORSUNUZ demektir ki gaye de budur zaten. Planlarınızı izleyeceğiniz dersleri bitirme mantığına yaslamayın. Aksine hazmetme mantığına yaslayın. “Şu kadar dersi şu kadar zamanda” yerine “şu konuları kavrama” çizgisi çizin. Sözünü ettiğiniz ders grubundan ilk on dersi mesela hazmedin ve bir yolunu bulup ziyaret ederek veya bir iletişim kanalını kullanarak konuşanı/yazarı ile o dersleri mütalaa edin. Sonuca göre yeni bir plan yapabilirsiniz. Elbette sabredip sebat edebilenler gayelerine ulaşacaktır. Onlar da oldukça azdır. Dökülenlere takılmadan gayeniz için yürümeye bakın. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ sizi razı olacağı hayata muvaffak kılsın, razı olmayacağı işlerden muhafaza buyursun. İnsana hizmet eden meslekler arasında tıbbın yeri elbette farklıdır. Birilerinin parası veya şöhreti sebebi ile doktor olmayı istemesi bizim ölçümüz olamaz. Biz Rabbimizin rızasını esas alarak yaşamaya mecburuz. Rabbimizin rızası için de namaz kıldığımız gibi işimizin de mübarek ve gerekli bir iş olmasını isteriz. Böyle bakmalı, böyle düşünmeliyiz. - 'En iyi doktor' ifadesi ile şunu kastediyoruz: Fakültede iken notları iyi, uzmanlıkta iken pratiği iyi, diplomasını alınca da ibadet heyecanı ile çalışan doktor. Para da kazanan ama insanlığını unutmayan, kibirlenmeyen, merhametli, vaktinin değerini bilen, ilimi gelişmeleri takip eden.. En iyi doktor derken bunu istiyoruz.
Selamünaleyküm. Birinci vazifeniz, kendi imanınız korumak, mümin olarak kalmanızı sağlayacak kimliğinizi ispat etmeniz olmalıdır. Bundan hiçbir şekilde taviz vermeyin. İkinci vazifeniz de, iyi bir tıp adamı olmanızdır. Bundan da taviz vermeyin. Üçüncü vazifeniz de, çevrenizde bulunan insanlara faydalı olmaya çalışmanız olmalıdır. Bu ancak, birinci ve ikinci vazifeden sonra gelmelidir. Bu sıralama, 'kaş yaparken göz çıkarmaması olmak' için gereklidir. Allah yardımcınız olsun. Size dualar ederiz.
Bu sorun, bir boyutuyla sizi hayatın her alanında bulur. 'Yüzde yüz takvaya uygun cami bile bulamayabilirsin' desem şaşmamalısın. Ne yazık ki Müslümanlığımızı keyfimize göre yaşama şartlarına rıza gösteren bir toplumun içinde bulunuyoruz. Bu nedenle size tavsiyemiz şudur: A- Allah Teâlâ’nın size verdiği kabiliyet ne ise o yöne kayın. Zekânız, çevresel imkânlarınız ve diğer sebeplerin sizi sevk ettiği yöne yönelin. B- Şu andaki imanî hassasiyetinizi, önünüze çıkacak hayatın bütün dönemlerinde ve katmanlarında korumanız gerektiğini hiç unutmayın. Bu tür vaatleri adeta verdiğiniz bir söz olarak görün. Yarın mesela bir başhekime olacağınız zamanda da melekler sizi izleyecektir. Bugün konuştuğunuz şeyleri o gün evirip çevirmemelisiniz. Böyle olacaksınız demek istemiyorum. O gün sözünüze sadık olmazsanız bunu melekler yazarlar demek istiyorum. Sürekli iman, sürekli sadakat, sürekli takva, sürekli imtihan... C- Siz iman ettiğiniz Şeriat'ın sahibi ve vefalısı olduğunuz sürece, size Şeriat'ımızın verdiği ruhsatları kullanırken de o takvalı hayatı yaşayan insan olursunuz. Ruhsatları kullanmanız bir taviz değildir. Ruhsatı esneten bir 'hoca' arayışı içinde olmanız tavizdir. Yolunuz açık olsun, Allah yardımcınız olsun. Size dualar ederiz, sizi bu büyük ümmet adına bekler dururuz kızım.
Selamünaleyküm. Birinci vazifeniz, kendi imanınız korumak, mümin olarak kalmanızı sağlayacak kimliğinizi ispat etmeniz olmalıdır. Bundan hiçbir şekilde taviz vermeyin. İkinci vazifeniz de, iyi bir tıp adamı olmanızdır. Bundan da taviz vermeyin. Üçüncü vazifeniz de, çevrenizde bulunan insanlara faydalı olmaya çalışmanız olmalıdır. Bu ancak, birinci ve ikinci vazifeden sonra gelmelidir. Bu sıralama, 'kaş yaparken göz çıkarmaması olmak' için gereklidir. Allah yardımcınız olsun. Size dualar ederiz.
dava konusundaki diğer fetvalar
İftiraya uğrayan bütün yasal yolları kullanarak kendisini aklamalıdır. Eğer yasal yollarla kendinizi aklayamadı iseniz, orada onurunuz da sıfırlanıyor ise ayrılın, rızkınızı başka yerde arayın.
Yalan şahitlik en büyük günahlardandır. Muhakkak ciddi bir tevbe yapılması gerekir. Birine zarar verildi ise elbette ondan da helallik alınması gerekir.
Tazminat farklı alanlarda kullanılabilen bir kavramdır. Bu nedenle cevabın ne için kullanılacağına bağlı olarak ayrıntısı olabilir. Size prensip olarak şu cevabı verebiliriz: Bir hileye dayanmayan, makul yani örfen uygun bulunacak bir tazminat alınabilir. Bunun kadim fukahanın ıstılahında yerini bulmak zor olsa da caizlik yolu açıktır.
Allah Teâlâ eşinize afiyetler ihsan etsin. Yasal olarak size takdir edilen tazminatı alın. Gecikmeden kaynaklanan faizini ise alın ama bir fakir akrabanıza vererek bütçenize şüpheli para sokmayın.
Mevcut yasalara göre, bir hile ve yalan olmadan aldı iseniz helaldir.
Maddi hakların ihlalini tazmin ettirmede bir sorun yoktur. Zira maddi haklarda neyin nasıl ve ne kadar tazmin edileceği bilinebilir. Fukaha, manevi denebilecek konularda zararın ne ile takdir edileceğinin bilinemeyeceğini öne sürerek manevi hak ihlallerinde tazmini ittifa edilmiş şekilde öne çıkarmamışlardır. Muasır ulemadan bazıları ise manevi hak ihlallerine mahkemelerin tazmin ettirme kararı verebileceğini de söylemişlerdir. Meselenin özeti budur.