Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz tıp fakültesi öğrencileriyiz. Bir araya gelip kendimizi geliştirmek için dersler yapıyoruz, hocaları çağırıp dersler alıyoruz. Hangi konuları öncelikle ele almamız gerekir sizce ve nasıl bir yol izleyelim?
Cevap
Benzer fetvalar
Mevcut üniversite/fakülte yapısında talebenin birinci görevi imanını ve iffetini koruyarak oradan mezun olmaktır. İmanı ve iffeti tertemiz oradan mezun olan bir nevi cihat etmiş olur, o bir mücahittir. Dersliklerinden kantinlerine kadar fakülteler ne yazık ki iffet ve iman avcıları ile dolmuş gibidir. Size özellikle tavsiyem, bir şeyler yapmayı ikinci plana atmanız ve size bir şeyler olmasını engellemenizdir. Rabbim yardımcınız olsun. Sizi ümmetime bağışlasın. İmanınızı ve iffetinizi koruyarak vasıflı gençler olmanızı size kolay kılsın. Bu noktadan sonra sizden yardım isteyene yardım edebilirsiniz. Bir kelime söyleyebilirsiniz. Bir kere namaza davet edebilirsiniz. Bir kereliğine de olsa bir haramı işlememesini sağlayabilirsiniz. Bir sure öğretebilirsiniz. Küçük bir grup oluşturup beraber iş yapmanız mümkün olursa onu da deneyin. Bir camide bir sabah namazından sonra toplanın. Samimi ama küçük kararlar alın. Bir hocadan periyodik dersler alın. Bir kitabı beraberce okuyup tahlil edin. Sabredin ve kazanın. Telif hakkı korunmuş kitapların/eserlerin korunmuşluğuna saygılı olmak gerekiyor. Sahiplerinin serbest bıraktığı veya hakkını takip etmediği eserleri kullanabilirsiniz. Allah sizi muhafaza buyursun.
Allah Teâlâ niyetinizi mübarek kılsın. Esasen tebrik edilecek bir planlama içindesiniz. Ne var ki, HIZLI BAŞLAYIP çabuk çökmekten ise ADIM ADIM BAŞLAYIP uzun yürümek daha doğrudur. Tıp dersleri ağırdır, bu tespit yabana atılamaz. Çevreniz ve size etki edenler açısından da bu yapacağınız iş takdir görmesi zor bir iştir, bu da ikinci bir sorundur. Bu nedenle size çizgi olarak şunu tavsiye edebilirim: Planınız büyük ve uzun soluklu olsun. Uygulamanız ise boyunuza ve çapınıza göre olsun. Ya da şöyle diyebilirim: Acele etmeyin ama ihmal de etmeyin. Hayat realiteniz ve planlarınız dengeli olsun. Böylesi ile daha istikrarlı ve daha kalıcı işler yapabilirsiniz. Öncelikli gayeniz okumak ve bilgi artırmak değil mü'min kimliğinizle ayakta kalmak, fitnelerde savrulmamak olsun. Bunun için de önce her biriniz BEN ERİMEMELİYİM demelidir. Böyle diyebilen üç kişi veya iki kişi ile yola çıkın. Beş yıl sonra bir kişi daha ancak size katılıyor olsa bile zararda değilsiniz. Kaldı ki ihlasınız size katılımı bereketli yapacaktır. Bunun özeti şudur: İmanda ve ibadette, ahlâkta erimeden yürümeniz sizin bütün bilgilerden daha önemli bir ihtiyacınızdır. Maazallah eridikten sonra bilgi ne işinizi görecek ki? Bu noktadan sonra haramlardan uzak durmak ve farzları eksiksiz yapmak günlük işiniz olmalıdır. Farzlarda eksiğiniz yoksa BİLDİĞİNİZİ YAŞIYORSUNUZ demektir ki gaye de budur zaten. Planlarınızı izleyeceğiniz dersleri bitirme mantığına yaslamayın. Aksine hazmetme mantığına yaslayın. “Şu kadar dersi şu kadar zamanda” yerine “şu konuları kavrama” çizgisi çizin. Sözünü ettiğiniz ders grubundan ilk on dersi mesela hazmedin ve bir yolunu bulup ziyaret ederek veya bir iletişim kanalını kullanarak konuşanı/yazarı ile o dersleri mütalaa edin. Sonuca göre yeni bir plan yapabilirsiniz. Elbette sabredip sebat edebilenler gayelerine ulaşacaktır. Onlar da oldukça azdır. Dökülenlere takılmadan gayeniz için yürümeye bakın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ ayağınızı sabit tutsun, işinizi kolay etsin. Bulunduğunuz yerde, imanınıza zarar geleceğini anlarsanız hemen terk edin. İffetinize zarar geleceğini hissederseniz hemen terk edin, hiç tereddüt etmeyin. Bu iki husus dışında her yer sizin için risk taşımaktadır. Gel gitlerin olması normaldir. Sünnet namazları ara sıra terk etmenizde sakınca yoktur. Tıbbın getirdiği farklılığı da kabul etmek zorundasınız. Gayet iyi çalışın, ahlâkınızı koruyun. Tıp talebelerine musallat olan kibir ve maddi kazanç hastalığından kendinizi koruyun. Allah'ın kullarına hizmet şuuru git gide sizde erimesin, dikkat edin. Bundan başka yapacak bir şeyiniz yoktur. Hafızlık ve benzeri ilimlere dalmanız gerekmez. Allah yardımcınız olsun.
Böyle düşünmen ve akıntıya kapılıp gitmeyen bir mümine olmak istemen çok güzel, Allah yardımcın olsun. Özet olarak sana şunları tavsiye edebilirim: İyi düşünmek yetmez; iyiyi çevre olarak, ortam olarak oluşturmalısın veya onun için uğraşmalısın. Yoksa herkes iyi olmak isteyecektir. Madem tıp biliminde iş göreceksin, hedefin “en verimli, en faydalı doktor” olmalıdır. “Doktor” değil, “en iyi doktor” hedefi ile yol al. Allah Teâlâ’nın yarattığı kabiliyeti keşfederek mesleğinde en faydalı en değerli bölümü doldurmaya bakacaksın. İmanın ve ahlakın damarlarındaki kanın gibi değerli olmalı senin için. Planlama yaparken, tercihte bulunurken bu çizgiyi kolla. Allah’ın haramlarına asla yaklaşma. Haramdan arınmış bir hayat planla. Bir kaza olur da harama bulaşırsan hemen tevbe ile kendini arındır. Allah’ın kuluna emrettiği farzları başta namaz olmak üzere arızasız olarak uygulamaya azimli ol. Mesela işini namaz ekseninde kalmaya göre ayarla. Huzurlu bir hayat için evliliğin önemini ve etkisini hiçbir zaman küçümseme. Bütün emeklerine ve ulaşabileceğin akademik kimliğe rağmen başarısız bir evlilik seni çökertebilir. Bunu bilerek evlen. Bizim müşahede ettiğimiz kadarıyla şunu tespit ettik: Doktorun evliliğinde onun beyaz önlüğü ile evlenen bir eş sıkıntı kaynağıdır. Önlüğünle değil senin şahsınla evlenen birini bulmaya çalış. Gerekiyorsa bunun için evlenmeyi ertele ama önlüğünle değil seninle evleneni bul. Arkadaş çevren, ne yaparsan yap seni etkiler. Onlar ne ise bir zaman sonra sen de o olursun. Tıpkı virüs gibidir insan; bulaşır ve yatağa yatırır hatta mezara bile sokabilir. Zorunlu olarak bir arada durman gerekenler dışında ahiretine ve dünyana faydası olmayan bir arkadaşı arkadaş olarak görmemelisin. Doktorluk ziyadesiyle mübarek bir meslektir. Diyebilirim ki namaz kadar elbette değil ama nafile herhangi bir ibadet kadar değerlidir. Sürekli sevap yazılır sana. Para kazanıyor, koltuk sahibi oluyor olsan da durum böyledir. Doktorluk bir cami imamlığı gibi başkalarına kazandırırken kazanılacak bir meslektir. Şüphesiz bu çapta değerli bir meslek beraberinde sıkıntılar da getirecektir. İnsanların canları üzerinde iş yapan birinin yaptığı işin değeri ve önemi beraberinde maddi manevi sıkıntılar getirebilir. Bu sıkıntıların maddi olanlarını siz zaten biliyorsunuz. Manevi olanlarından sadece birini burada zikredebilirim. O da şudur: Önlüğü giydikten bir zaman sonra şeytan sinsi sinsi senin içine sanki hastaları sen yarattın, sen olmasan onlar ölecekmiş gibi hisler sokuşturabilir. Bu kimi zaman tepeden bakma, kibir olarak yansıyan uygulamalar getirir beraberinde. Allah muhafaza buyursun, böyle bir tutum sözünü ettiğimiz bereketi ve sevabı eritip bitirebilir. Bunun sizi etkilememesi için de mü'min insanların içinde insan olarak bulunmak, bir ders halkası takip etmek, nefsi azdıracak işlerden uzak durmak pratik çözümler üretmek olarak görülebilir. Doktor olarak imzanız bir mülki amirin imzasından kimi zamanlar daha etkili ve güçlüdür. İnsanların hayatına ve huzuruna etki eden kaşenin sahibi olabilirsiniz. Asla imanınıza ve kalbinize ters bir iş yapmayın. Size maaş veren kurumun yasalarını, kurallarını kollayın. Bir kaşe sizi cehenneme sürükleyebilir maazallah. Hiçbir imzayı, kaşeyi basit görmeyin. Değeri bir kibrit kutusu kadar basit bile olsa bir ilacı doktorluğunuz size emretmedikçe yazmayın, onaylamayın. Sabır ve dua sizin reçetesini yazamayacağınız ama huzurunuzu size getirecek fırsatlarınızdır. İkisini de masanızın üstünde, kalbinizin en yakınında saklı tutun. Besmele ile başlayın, dua ile bitirin. Muvaffak olmanız için dualar ederim. Allah Teâlâ sizi mahcup olacağınız işlerden muhafaza buyursun, akıbetinizi hayır kılsın. Âmîn.
Aleykümselam. Bir kere bulunduğun durumu ATEŞİN İÇİNDE KALIP YANMAMAK olarak görmelisiniz. Girmişken okumaktan yana tavır koyun. Şöyle bir siyaset izleyebilirsiniz: Kati bir haramla burun buruna gelirseniz kesinlikle kimseyi dinlemeyin, bırakın. Bu seviyede olmazsa ateşin içinde yanmadan devam edin. Böylesini becerebilirseniz cihad etmiş olursunuz.
Allah yardımcın olsun kızım. Annene bir sınır çiz. O sınır Allah’ın kesin emirleri sınırı olsun. Annen sınırı geçtiğinde onu dinleme. Nazik bir şekilde de anlasın senin dinlemeyeceğini. ‘Daha iyisi’ denebilecek sınırda ise onu dinlemek zorundasın. İnşallah güzel bir evlilik yapar ve meleklerin imrendiği mümin bir hanım olursun. Allah sana bunu ihsan etsin. O zaman kadar da annenle diğer konularda iyi ol, tartışma, üzme, onu yok kabul etme. Tesettürde Allah’ın sınırını biliyorsun. O sınırı tekrar sana hatırlatayım: Yüzün, ellerin hariç bedeninden görünen yer olmayacak. Sen dışarıdan izlendiğinde bir erkeğin bedenini veya bir bölümünü keşfedeceği kadar şeffaf veya dar olmayacak kıyafetin. Bu iki sınır üzerinden devam et yürümeye kızım. Senin için dualar ediyorum.
avret konusundaki diğer fetvalar
Önünüzdeki kişiye ait bu durumlar onun namazı ile alakalıdır, sizin namazınıza olumsuz bir etkisi yoktur.
Kadın kadına da olsa ağır avret bölgesine bakmak ve temas etmek ancak tıbbi zorunluluk durumunda olabilir. Doktor düzeyinde bir teşhis veya tedavi olmadıkça ruhsat yoktur. Hacamat konusunun uygulamada abartıldığını ve bu düzeyde bir ruhsat oluşturmayacağını zannediyorum.
-Erkeğin düğün gibi ortamlarda oynamasında ve eğlenmesinde sakınca yoktur. Sakınca erkeğin izzetini düşürecek davranışta bulunması, meşru olmayan çalgılar ve ortamlarda bulunulmasıdır. -Avret yerlerini belli etmeyen pantolon giyilmesinde sakınca yoktur.
Yaptığınız spor değil de doktorun önerdiği mesela bel fıtığından kurtulmak için yapılan bir çalışma olsaydı ve onu başka türlü yamak da mümkün olmasaydı “bu bir zarurettir” diyebilirdik. Bu durumda ise sadece spor uğruna kendiniz için uygun bulmayacağınız şeyi başkalarından uygun gibi alamazsınız, alet olamazsınız. Şeytan dini kökten kazımak yerine böyle tavizlerle kaldırabilir. Çok dikkat ediniz.
Geçmiş olsun. Bir kadının başka bir kadına dahi olsa avret bölgesi vardır. Göbekle diz kapağı arası kadının kadına karşı avretidir, istisnai durumlar hariç bu bölgeyi başka bir kadına göstermesi haramdır. Avret bölgesindeki aşırı tüylenmelere sağlık açısından tıbbi bir zaruret bulunmadıkça başka birinin müdahalesi caiz değildir. Ancak bu epilasyon aletini tek başınıza siz ya da eşiniz kullanabiliyorsa o takdirde caiz olabilir. Daha temiz veya daha güzel görüntü gibi bir sebeple avret bölgesi teşhir edilemez.
Kadınların sesi bedenleri gibi avret değildir. Özellikle bir fitne riskine zemin oluşturmadığı sürece seslerini kullanmalarında sakınca görülmemiştir.