Fetva Meclisi
Soru
Annem maddi sıkıntı nedeniyle babamdan boşanıp, dedemden kalma maaşın bir bölümünü alıyor. (Anneannem de sağ. Onun alacağı maaştan kesilerek anneme ödendiğini zannediyorum) Boşanmadan sonra annemle babam arasında karı-koca ilişkisi kalmamıştı. Babam kış aylarında bizde kalır, sonra memlekete giderdi. Annem boşanırken ben de ona destek verdim ve belki de haram olabilecek emekli maaşını almasına katkım oldu. Annemin aldığı maaş haram mı? Haramsa şimdi tamamen ayrı oldukları için ne yapabilirim? Kul hakkından çok korkuyorum. Anneanneme ödenen maaştan kesilip bir bölümünün anneme ödenmesi ile anneme ayrıca ödeme yapılması arasında fark olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu, babanız açısından haram bir gelirdi. O gelir anneniz için öyle değildir. Ancak o geliri kullandıkça babanız adına vebal yazılmaya devam eder. Keşke ondan feragat edebilseniz!
Bir hile yapmadıkça devletin verdiğini alabilirsiniz.
Devletin yaptığı bir ödeme için koyduğu şartlara uymak o verdiğinin helal olması için şarttır. Eğer devlet yeniden evlenen filan ödemeyi alamaz diyorsa buna karşı hile yapmanın caiz olmaması gerekir. Temel kural böyledir. Şu da tespit edilmelidir ki, böyle bir evlilik yani tescil ettirilmemiş bir evlilik yapanın devletin evlilikle alakalı sağlayacağı haklardan istifade etmesi mümkün değildir. Bu açıdan bakıldığında da maaş almak için yaptığı yeni evliliği tescil ettirmemiş olmak “çalmak” olarak nitelendirilebilecek boyuttan çok “ahlaki olmamak” boyutu ile ele alınabilecek bir durumdur. Kanaatimiz böyledir.
Nikâh, aile birliği oluşturacak kimselerin Allah’ın emri gereği gerçekleştirdikleri bir sözleşmedir. Böylesine önemli bir sözleşmenin birtakım maddî kaygılarla sona erdirilmesi her şeyden önce doğru değildir. Kaldı ki sevgili Peygamberimiz normal şartlar altında gerçekleşen boşama için bile “Allah’ın en hoşlanmadığı helal şey evliliği sona erdirmektir” (Ebû Dâvûd, Talâk, 3 [2178]; İbn Mâce, Talâk, 1 [2018]) buyurmuştur. Bir yakını dolayısıyla kanun gereği dul hanımlara ödenen parayı almak üzere resmen boşanıp gerçekte birlikte yaşamaya devam etmek, hile niteliğinde olduğundan haramdır. Bu tür hileli yollarla elde edilecek gelirler kamu malını zimmetine geçirmek anlamına gelir. Bu nedenle hileli boşanma yolu ile alınan maaş helal olmaz.
Bir insanın ölmeden önce malını çocukları arasında pay etmesi iki şekilde olabilir. Birincisi, 'ben öldükten sonra şöyle şöyle paylaşırsınız' der. Bu caiz değildir. İnsanın malına zaten varis olacak birilerine malını paylaştırması yani mirasını sağlığında uygulaması caiz değildir. Eğer dedeniz bunu yaptı ise yaptığı yanlıştı. Annenizi mahrum etmesi de hata idi. Annenizin hakkını alması caiz olabilir. İkincisi ise kendi sağlığında herkese bir payı hibe olarak teslim edip malını bölüştürmesi şeklidir. Bu durumda da evladı arasında adaletli davranması gerekirdi. Ortada bir yok sayma varsa, bu bir zulümdür. Annenizin bu durumda manen haklı olması mümkündür ama bir mahkeme ile hakkını talep etmesini tavsiye edemeyiz. Zira baba sağlığı yerinde iken böyle bir iş yapmıştır. Eğer babası bu uygulamayı yaptığında aklı yerinde değildi ise veya ölümcül denebilecek bir hastalık içinde idiyse anneniz buna da itiraz edebilir, aldığı da Şeriat'ın ona verdiği kadarı ile helal olur. Öyle veya böyle dünya malı için Allah'ın en önemli emirlerinden biri olan sılayırahimi eskitmemek gerekir.
Keşke bağışlama yönünü tercih etmese idiniz. Trafik canavarına yem vermiş oldunuz. Böyle bir kazada sigorta şirketlerinin takdir ettiği rakam kadar bir rakam alabilirsiniz. Aldığınızı da evinizde kullanmanızda sakınca yoktur. O size helal bir paradır. Aldığınızın çok olmadığını zannediyorum. Hepinize geçmiş olsun. Günahlarınıza keffaret olsun. Allah Teâlâ tekrarından muhafaza buyursun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Asla yok. Sadece bir şeytan tuzağıdır bu.
Evet, bu bilgi bir hadis bilgisidir yani doğrudur. Ancak bakılacak yer sadece yüzü ve elleri gibi görülebilen organlarından ibarettir. Allah'a emanet olun.
Kediye dair bir sıkıntı yoktur. Ancak köpek üzerinden para kazanmanın fıkhen sakıncası vardır. Köpekle ilgili olarak ise şöyle bir durum vardır. Hadisi şerifler köpek üzerinden ticareti men etmektedir. Yani köpeği ticaret metaı olarak satmanın şer'i sakıncası vardır. Fakat veteriner, kendisine getirilen köpeği tedavi etmenin karşılığında bir ücret aldığında inşaallah, köpek üzerinden ticaret yapmanın hükmüne dahil olmayan bir ücret almış olacaktır. Çünkü köpekler genelde bekçi, çoban ve av maksatlı olarak kullanılmaktadır. Bu tür köpeklerin satışına da izin veren fakihler vardır. Allah'a emanet olun.
Mehir, yüzde yüz kadının hakkıdır, mehir olarak verilen onun malıdır. Erkeğin hiçbir şekilde o mala müdahale hakkı yoktur. Ancak borç olarak alması veya kadının gönül rızası ile bağışlaması şeklinde erkek o mala dokunabilir. Bunun tabii bir gereği olarak da mehir olan malın zekâtı kadının sorumluluğundadır. Ancak erkek, gönül rızası ile o malın zekâtını verebilir. Eğer bir evin anlaşması yapılmış, taksitleri belirlenmiş ise eldeki mehir veya benzeri mal, o borcun bütününü karşıladıktan sonra artmıyorsa o zaman onun zekâtını vermek gerekmez. Fakat ileride ev almayı düşünmek bir borçlanma değildir. Elimizdeki malın gerekiyorsa zekâtını veririz. Allah'a emanet olun.
Fırsat buldukça toplam otuz oruç tutun. İster bir arada isterse ayrı ayrı olsun; hüküm aynıdır. Geçmiş olsun, Allah kabul etsin.
Bu konuyu ticari mantıkla ele almaya çalışın; girdi ile çıktıları karşılaştırın. Her günahın bir bedeli var, sevapların da bir ağırlığı var. Teraziyi günahların lehine bozmadıkça sorun yok demektir. Yeter ki akidede bir sorun olmasın. Zaten iman hayatı budur. Bir oradan bir buradan ama sonunda iman sevap tarafı ağır geliyorsa biiznillah kurtulduk demektir. Allah Teala amellerimizi korumaya bizi muvaffak kılsın.