Fetva Meclisi
Soru
Arsa, tarla ve inşaat işleriyle meşgulüz. Arsa veya tarla alırken şöyle bir durumla karşılaşıyoruz: İmara yeni giren bir tarla olduğunda, tarlanın gerçek piyasa değeri örneğin 500.000 TL iken, emlak vergisine esas alım-satım değeri 20.000 TL olarak görünüyor. Bu nedenle tapu harcı ve diğer alım-satım masraflarında büyük bir fark ortaya çıkıyor. Bu durumda satış işlemini, emlak servisinin belirlediği 20.000 TL üzerinden mi yapmalıyız, yoksa fiilen alıp sattığımız 500.000 TL üzerinden mi göstermeliyiz? İşlemi alt limit üzerinden yapmak dinen caiz olur mu, haram veya kul hakkına girmek söz konusu olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Eşiniz, iyilik yapmak gibi bir niyetle ve onlara da böyle hissettirerek yardım yaptı ise para alması yanlış olur, yalan olur. Aldığı helal olmaz. Böyle değil de “Emlakçıya gitmesinden ise…” denecek bir yöntemle ona verildi ise bu iş için belli bir ücret alabilir, alacağı miktar belli olmalıdır, gizli olursa helal olmaz.
Alışverişi bozmadınız; doğru olanı yaptınız. İçiniz rahat olsun. Komisyoncu müşterisine yalan söylememekle sorumlu olduğu gibi akitte müşterinin özellikle bilmesi gereken hususları da dile getirmesi lazımdır. Aksi takdirde müşterinin haberi olmasaydı güven sarsıcı bir iş yapmış olurdunuz. Böylece günaha girmiş olurdunuz. Kendinizi kınamayın. Zor durumda olmanıza rağmen dürüst davranma kabiliyetini size lütfettiğinden dolayı Allah'a hamd edin.
Devletin sabit bir fiyat belirlemediği ticari alanlarda kâr haddi yoktur. Hile ve yalan katmadıkça istediğiniz fiyata ve kendi belirleyeceğiniz kâr ile satabilirsiniz. Yalnız dikkat edin: Yalan ve hilenin girdiği işten helallik ve bereket gider.
Araştırdığımız kadarıyla bahsettiğiniz ELÜS, lisanslı depolarda bulunan ürünlere temsilen çıkarılan, mülkiyet ifade eden elektronik bir belgedir. Bu belge, temsil ettiği ürünün türü, miktarı ve kalitesi bakımından belirli ve teslim edilebilir durumdaysa bunların alım-satımında dinen sakınca yoktur. Yalnız bu belgelerin, Hileli veya teverruk amaçlı organize edilmiş işlemlere konu edilmemesi; aksi halde alışveriş görüntüsü altında haram bir kazanç olur. Menfaatin faiz/şüpheli zemine dayandığı uygulamalar olmaması, Aynı cins mallarda takas yapılacaksa peşinlik ve eşitlik ilkelerine dikkat edilmesi; böyle yapılmazsa aynı cins mallar takas edildiğinde eşit olmaması (fazlalık faizi) veya vadeli olması (vade faizi) ribâya sebep olur. Farklı cins mallarda takasta ise peşinliğe dikkat edilmesi; çünkü farklı cins mallar birbiriyle takas edildiğinde vadeye bırakıldığında vade faizli muameleye dönüşür. Vadeli muamelelerde en az bir tarafın bedelinin peşin ödenmesi gereklidir.
Selamünaleyküm. Böyle bir bilgi üzerine arsayı almanız haram olmaz. Makbul bir iş yapmamış olursunuz.
Emlakçı ancak emlakçı olarak işini yaptığı zaman ücret alma hakkına sahip olur. Anlaşmanızda başkasına satmaya aracı olmak vardı. Ücret ancak onun için tahakkuk eder. Zira emlakçı vekildir, vekilin satmaya vekil olduğu şeyi sahibinden habersiz olarak kendisinin satın alması zaten uygun değildir. Ücret talep etmesi de hakkı olmaz.
alım satım konusundaki diğer fetvalar
Ben şunu bilirim: Para kâğıt veya klavye üzerinden kazanılınca onun sorunu bitmez; helalliği netleşmez.
Bu alışverişin din açısından bir sakıncası olmaz. Sakınca ticaretini yaptığınız nesnenin haram bir nesne olmasında ya da yalan ve hile gibi yollara başvurmanızda olur.
Eğer banka evi önce kendisi alıp, sonra üzerine kâr koyarak sana satıyorsa ve gerçek bir alım-satım yapılıyorsa bu işlem caizdir. Ama banka evi hiç almadan sadece sana para veriyorsa, bu faizli borç olur, caiz değildir. Yani murabaha sistemi şartlarına dikkat edilerek uygulanırsa caizdir.