Fetva Meclisi
Soru
Hocam erkeğin hamileliğe sebep olmayacak tedbirler alması dinimizce uygun görülür mü?
Cevap
Benzer fetvalar
Erkeğin veya kadının geri dönüşü olmayan bir yöntemle hamileliği engelleyecek tedbir alması caiz değildir. Böyle bir işlem Allah’ın yarattığını değiştirmektir ve haramdır. Geçici bir tedbir ise caizdir. Bunu yaparken de erkeğin eşinden izin almış olması gerekir. Çünkü hamilelik ve çocuk ikisinin ortak hakkıdır.
Aleykümselam. Eşinizin hamileliği ilan etmesini de makul bulmadım, sizin gizlemenizi de; ortası bulunabilir. Bir süre sonra bebek beklediğinizi söyleyebilirsiniz. İlan etmeye gerek yoktur.
Selamünaleyküm. Öncelikle geçmiş olsun size. Allah tekrarından ve bütün sıkıntılardan muhafaza buyursun. Eşinize de geçmiş olsun deriz, dualar ederiz ona da. Annelik hazzını en güzeliyle yaşamasını temenni ederiz. Anlattığınız gibi gerçekleşen bir olaydan ötürü vebal inşallah olmaz. Zira annenin sağlığı tehlikeye girince çocuk sağlam bile olsa alınabilir. Tekrar geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Evliliğinizin ilk döneminde veya daha sonra hamileliği engellemenizde bir sakınca yoktur. Yeter ki eşiniz veya sizin üzerinizde kalıcı bir engel oluşturmayın. Veya kullandığınız engelleyici eşinizin derin avretini doktor bile olsa sizden başka birine göstermeye neden olmasın. Şunu da bilin ki, geciken çocuk meyve vermeyen sadece yaprakları olan ağaç gibi bir ailede tutar sizi, mümkün oldukça erkene çekin çocuğu. Elbette Allah Teâlâ size çocuk verecekse.
Selamünaleyküm. Kırk günden sonra ana rahmine müdahale ancak ölümcül nedenlerle olabilir. Acilen, doktorla görüşün. Üçüncü bir doğumu kaldırıp kaldıramayacağını kararlaştırsın. Psikologla da görüşün, o da karar versin. Ondan sonra durumu değerlendirin. Kırk günden sonra çok ağır bi vebale girersiniz. Şimdi de sıradan bir iş değildir bu. Çok dikkat edin.
Hastalık durumunuzu kabul edip çözüm aramanız dahi iyileşme yoluna girmeniz için en önemli ve kıymetli bir adımdır. Rabbim dertlerinize şifalar versin. Öncelikle ibadet hayatınızı zorlaştıran, ibadetlerden soğutan ve nihayetinde manevi huzurunuzu bozan bir durum içerisindesiniz. Böyle bir kaygı hastalığına dair dinimiz kolaylıktan yanadır. Mesela; vesvese, takıntı bozukluğu yaşayan kişilere yönelik âlimlerin verdiği fetvalar o hastalığın çözümüne yöneliktir. Özellikle Hanefi fıkhında ve diğer mezheplerde bu tür vesveselerle mücadelede "yakîne dayanmayan şüpheye itibar edilmez" prensibi temel alınır. Psikolojik destek sürecinde âlimlerin bu fetvalarını dikkate almalısınız "bir defa abdest aldıktan sonra vesveseye aldırmadan ibadetine devam etmek gerektiğini" bilmeniz gerekir. Bu durum din açısından uygundur ve hatta gerekli bir telkindir. Bunun için ilim ehli, fıkıh bilen size yardımcı olabilecek kişilerden yardım almalısınız. Namazı bırakmanız asla bir çözüm değildir hatta bırakmak sizi tamamen namazdan uzaklaştıracak bir sürece götürebilir Allah korusun. Mezi ise şehevi düşünmeler veya şehvetin hareketlenmesinden sonra gelen ince, şeffaf ve kaygan olan sıvı genellikle MEZİDİR. Mezi ise gusül gerektirmez. Necistir, temizlenir ve abdest alınır. Bu işaretler görülmüyorsa vesveye daha çok kapılmamak için çamaşır değişikliğine gitmemelisiniz. Bu durumu anlayabilmek için doktorunuzdan da yardım alabilirsiniz. Çözüm hususunda bolca dua ediniz. Rabbimiz bu hastalığın şifasını gösterecektir. Asla vazgeçmeyin böyle bir süreçte mücadele vermeniz de sizin ayrıca ibadetinizdir. Mü’min her yandan imtihanlarla mücadele eden insandır. İbadetleriniz hususunda imtihan oluyorsunuz. Hamile olan hanımların bu imtihanı yaşamaları, lohusalık döneminde bilhassa daha hassas bir süreçten geçildiği için psikolojik olarak da etkilenme ihtimalleri yüksek olabilmektedir. Allah’ın izniyle durumunuz geçici bir durumdur. Rabbim hayra ve güzele yönlendirsin yaşadığınız sıkıntı size güzel ecirler, iyi sonuçlar kazandırsın.
doğum kontrolu konusundaki diğer fetvalar
Bağlatma dışında geçici nitelikte bir çare bulunmalıdır. Doktorun kişisel kanaati değil de bir heyet raporu olarak size sağlığınız açısından bir tehlikeden söz ediliyorsa ve başka bir yöntem mümkün değilse yaptırabilirsiniz.
Bedenimiz Allah Teâlâ’nın emanetidir. Rabbimiz emanetinden dolayı kıyamet günü hepimizi hesaba çekecektir. Beden üzerinde kalıcı değişiklik yapmayı haram kılan da odur. 1- Beden üzerinde kalıcı olmayan değişikliklerde avret mahalli dediğimiz bölgenin (göbekle diz kapağı arası) kadın doktora dahi olsa gösterilmesi caiz değildir. Şeri satılabilecek bir özür varsa kalıcı olmayan müdahale için avret bölgesi kadın doktora açılabilir. Yine burada kadın doktorun bulunmadığı yerde erkek doktorun bu müdahaleyi yapmasıyla ilgili ayrıca ruhsat durumu değerlendirilir. Kadının zihinsel yorgunluğu, istişareyle karar verilmiş bedensel yorgunluğu şeri özür kabul edilebilir. 2- Beden üzerinde kalıcı yapılacak değişiklikler ancak kadının can tehlikesi gibi durumlarda Müslüman, uzman bir heyetin raporuyla mümkün olabilir. Keyfî ya da can tehlikesi oluşturmayacak durumlarda kalıcı değişiklik mümkün değildir. Kordon bağlatma işlemi de buna göre değerlendirilir.