İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Erkeklerin kolu kıvrık veya kısa kollu gömlek ile namaz kılmaları caiz midir?

Cevap

Namaz kılan kimse, manen Yüce Allah’ın (c.c.) huzuruna çıkmaktadır. Bu sebeple, kılık kıyafeti düzgün olmalıdır. Eskiden kolları sıvamak kibir alameti sayıldığı için kolu kıvrık namaz kılmak mekruh kabul edilmiştir. (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/106) Ancak günümüzde böyle bir algı söz konusu değildir. Öte yandan erkeklerin, kısa kollu gömlekle de namaz kılmalarında bir sakınca yoktur. Çünkü bu tutum da, kolları kıvırıp sıvamakta olduğu gibi yadırganacak bir durum olmaktan çıkmıştır.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namaza başlarken, özellikle uzun kollu bir gömleğin kollarını yukarı doğru sıvazlamak mekruhtur. Bunun dışında kısa kollu gömlekle namaz kılmanın bir sakıncası yoktur.

Kısa kollu gömlekle namaz kılmak mekruh mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Erkek için gömlekte uzun kollu şeklinde bir emir yoktur. Bu bir örf ve kişisel bakışla alakalı durumdur. Özellikle şahsiyeti takip edilenlerin uzun kollu giymeleri daha muteber bir durum olarak kabul edilir. Yalnız kısa kollu giyinmeyi haram veya harama yakın bir mekruh gibi görmek yanlıştır. Belki namaz kılarken kısa kol için bir kerahetten söz edilebilir. O kerahet de namaza mani değildir.

Hocam yazın bir Müslümanın kısa kollu gömlek giymesi uygun mudur yoksa havalar s
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Kısa kolla kılınan namaz caizdir, kolun kola değmesi ve o esnada oluşabilecek hisle de namaza bir zarar gelmez.

Hocam kısa kolla namaz kılarken yanındakinin kolu koluma değiyor. Biraz şehvet h
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Erkeklerin kollarının açık olmasında bir haramlık yoktur. Bunu ecdat terbiyesinin bir gereği olarak görüp 'uzun kollu giyinmek' şeklinde yorumlayan bir anlayış vardır. Bunu da makul bir anlayış olarak görmeliyiz. Zira bilhassa gençlerin kıyafetleri tamamen ölçüsüz duruma gelmiş ve önü alınamaz bir boşluğa doğru sürüklenmiştir. Bu arada temas edilmesi gereken iki husus vardır. Birincisi, namazda ne kadar örtülmüş olunursa namazın o kadar faziletli olacağı ama kısa kolun namazın kabulüne engel olmayacağıdır. İkincisi de, koltuk altlarının görüleceği ya da başkalarının gözünde müstehcenlik olabilecek görüntülere sebep olmayı da ahlakımız açısından sakıncalı buluruz.

Erkeklerin açık kollu elbise giymelerinin hükmü nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İmamlık yapabilmek için namaz sahih olacak kadar Kur’ân’ı ezbere okuyabilmek (kıraat) ve namaz hükümlerini bilmek şart olduğu gibi namazın rükünlerini ifa edebilecek seviyede bedenen sağlıklı olmak da şarttır. Kişinin kollarından biri veya her ikisinin bulunmaması, namazın rükünlerinden birini yerine getirmeye engel olmadığından böyle bir kimsenin imamlık yapması caizdir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 2/144)

Kollarından biri veya her ikisi bulunmayan kimse namaz kıldırabilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Namaza hürmet göstermek mümin olmanın gereğidir. Günlük kıyafetin üstüne namaz kıyafeti olarak ek bir kıyafet belirlenmesi durumunda bu, en azından sözünü ettiğimiz hürmet göstermeye girecektir ki, ibadetimizi takviye edeceğini söyleyebiliriz.

Hocam namaz kılınacağı zaman özel bir kıyafet giyilmesinin hükmü nedir? Giyilmes

NAMAZ konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dört rek’atlı sünnet namazlarda her iki rek’at müstakil kabul edildiğinden (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/16-17) birinci ve ikinci rek’atta okunan zamm-ı sûreleri üçüncü ve dördüncü rek’atta da okumak, namaza bir zarar vermez. Ancak bilenlerin başka âyet/sûre okuması daha doğru olur.

İlk iki rek'atta okunan âyetlerin veya sûrelerin sonraki rek'atlarda tekrarlanma
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hz. Peygamber (s.a.s.) ve ashâb-ı kiram, İslâm öncesinde olduğu gibi İslâm’dan sonra da günlük hayatlarında örf ve iklim şartları gereği başlarını örtmüşlerdir. Resûl-i Ekrem (s.a.s.) günlük kıyafeti ile namazlarını kılmış, ibadet için ilave veya bazı özel giysiler giymemiştir. Takke üzerine sarık sardığı gibi sarıksız takke ve takkesiz sarık kullandığı da olmuştur. (bk. Ebû Dâvûd, Libâs, 24 [4078]; Tirmizî, Libâs, 12, 42 [1736, 1784]; İbnü’l-Kayyım, Zâdü’l-me‘âd, 1/130; Müttakî, Kenzü’l-‘ummâl, 7/121 [18284-18286]) Bazı âlimler Hz. Peygamber’in (s.a.s.) bu uygulamalarını göz önüne alarak namazda erkeklerin başını örtmesini sünnet kabul etmişlerdir. Bu yaklaşıma göre baş açık namaz kılmak, sünneti terk etmek anlamına geleceğinden tenzîhen mekruh sayılmıştır. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/640; Şürünbülâlî, Merâkı’l-felâh, 131) Diğer bazı âlimler ise bunu örf gereği kabul ettiklerinden başı açık namaz kılmakta bir sakınca olmadığını belirtmişlerdir. (bk. Şâtıbî, el-Muvâfakât, 2/489) Sonuç olarak namaz kılarken başın takke, sarık vb. bir şeyle örtülmesi evlâdır. Bununla birlikte baş açık bir hâlde namaz kılmak da caizdir.

Erkeklerin namazda başlarını örtmeleri gerekir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur’ân’da ibadetler ayrıntıları belirtilmeksizin emredilmiştir. Farz, vâcip veya nâfile bütün ibadetlerin nasıl ve ne şekilde yapılacağı ise Hz. Peygamber(s.a.s.) tarafından belirlenmiştir. Namazın kaç rek’at kılınacağını, nerede ve nasıl kıraat, zikir, tesbih, tahmid veya dua yapılacağını, rükûnun ve secdenin nasıl ve kaçar defa olacağını Hz. Peygamber (s.a.s.) göstermiş ve “Benim kıldığım gibi siz de namazı kılınız.”(Buhârî, Ezân, 18 [631]) buyurmuştur. Yani ibadetler, nasıl emredilmişse o şekilde yapmak ile sorumluyuz. Farz namazların son iki rek’atında Fâtiha’dan sonra sûre okunmamasını da bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Bununla birlikte farzların son iki rek’atında Fâtiha’dan sonra sûre okunursa bu, namaza bir zarar vermez. Hanefîmezhebindeki makbul görüşe göre sehiv secdeside gerekmez. (İbn Nüceym, el-Bahr, 2/102; Halebî, es-Sağîr, 175)

Farz namazların üçüncü ve dördüncü rek'atında Fâtiha’dan sonra niçin başka âyet
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur’ân-ı Kerîm’de huşû ile namaz kılmak, müminin ayırıcı niteliklerinden biri olarak zikredilir. (el-Mü’minûn, 23/2) Resûlullah (s.a.s.), “Namaz gözümün nuru kılındı.” (Nesâî, ‘İşratü’n-nisâ, 1 [3939-3940]) buyurarak namazın özel durumuna işaret etmektedir. Namazda huşû; dikkati dağıtacak dış etkenlerden uzak olup kalbin Allah’a (c.c.) bağlanabilmesi ile gerçekleşir. Kişinin iç dünyasında yaşadıkları, düşünceleri namazındaki huşûunu etkiler ve davranışlarına da yansır. Bu sebeple namaz kılarken kişi Allah’ın huzurunda bulunduğunun bilincinde olmalı, zihin ve gönül dünyası ile namaza yönelmeli; sağa sola bakmak, elbisesiyle oynamak ve ta’dîl-i erkânariâyet etmemek gibi hâl ve hareketlerden kaçınmalıdır. Okuduğu sûre ve zikirlerin anlamına odaklanmaya çalışmalıdır. Bunun yanında namazda iken akla gelen haricî düşüncelerin peşine düşmemeye ve Rabbinin huzurunda olduğunu hatırlayarak zihnini toparlamaya gayret etmelidir.

Namazda huşû için nelere dikkat edilmelidir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Başka yerlerde olduğu gibi Mescid-i Haram’da namaz kılan kimse de secde edeceği yere bakar. Zira Resûlullah (s.a.s.), namazda kıyam hâlinde secde mahallinebakardı. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/48; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/477) Başını çevirmeden gözünün görüş alanına giren bir noktaya bakmasında da kerâhet yoktur. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/64) Buna göre, namaz kılan kimse Kâbe’ye de bakabilir.

Mescid-i Haram’da namaz kılarken kıyam hâlinde nereye bakılmalıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

“Âmîn”, Yüce Allah’ın kabuletmesini temenni etmek amacıyla duanın sonunda söylenensözdür. Hz. Peygamber(s.a.s.), duanın sonunda “âmîn” denilmesini tavsiyeetmiştir. (Buhârî, Ezân, 111 [780]; Müslim, Salât, 72-75 [410]) Hanefî mezhebine göre Fâtiha’nın sonunda “âmîn”in gizli söylenilmesi sünnettir. Bu konuda imam, cemaat ve yalnız başına kılanlar arasında fark yoktur. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/493) Şâfiî mezhebine göre ise “âmîn”, açık kıraatli namazlarda açıktan, gizli kıraatli namazlarda gizlice söylenir. (Şîrâzî, el-Mühezzeb, 1/139-140)

Namazda Fâtiha suresi okunduğunda “âmîn” demenin hükmü nedir?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.