Fetva Meclisi
Soru
Hocam, nişanlım, evlenince kendi soyadını da kullanmak istiyor. Ben, bunu feminist bir yaklaşım olarak görüyorum. Kendisi tesettürlü dindar birisi. Ben bu isteğini biraz tuhaf karşıladım, bu konuda aramızda muhalefet var, bize ne tavsiye edersiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Önce aklını kullanmayı bilmelisin, evliliğin eğlence olmadığını anlamalısın.
Selamünaleyküm. Onun dini kimliği ile ilgili bir karar vermemiz için bu ifade yetersizdir; sizi sınamak için de söylemiş olabilir bu sözü. Siz ise böyle bir mantıkla yola çıkmamayı tercih etmelisiniz.
Aleykümselam. Muhakkak bir doktora görünün. Doktor size bir şey önermezse o zaman kendinize bir abla bulmanız gerekir. Herkesin bu tür sıkıntıları olur. Hayat böyle bir imtihandır. Birbirimizin destekçisi olmaya mecburuz. Siz yardım alacaksınız, başkası da sizden alacak, böylece bu imtihanı geçeceğiz inşaallah.
Selamünaleyküm. Bir bayan mü'min ise tesettürsüzdür diye evlenilmesinde dinen bir sakınca yoktur. Akıl ve hayata bakmak gerekir. Siz ise nasihat ve ricanın ilerisine gitmeyin; sizden soğumasın, kaçak iş yapmaya yeltenmesin.
Erkek veya kadın herkes baba soyu ile anılır/anılmalıdır. Kitabımızın emri budur. Soyadı ise bu çağa mahsus bir uygulamadır. Dinen de bir sakıncası yoktur. Eşlerin bu konuda aralarındaki anlaşmaya göre karar vermeleri mümkündür. Bayan babasının soyadını taşıyabilir ama bu bir aile sorunu olacaksa diretmemesini tavsiye ederiz.
Selamünaleyküm. İşi tabii seyrine bırakın. Siz önce kendinizi ve kendi durumunuzu düşünün. O da kendi durumunu değerlendirsin. Ailelerinizi yok sayacak bir iş yapmayın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Erkeğin ölen hanımının yüzüne bakması elle temas etmeden caizdir. Cenazesini yıkama gibi bir durum olursa bu Hanefi mezhebinde caiz değildir.
Selamünaleyküm. Genel bakış olarak meseleyi iyi yakalamışsınız. Siz kalbinizi sağlam tutunuz. Mümkün olduğu kadar oruçlu olduğunuzu hissettirmemeye çalışın. Orucunuz gündeme geldiğinde de konuyu uzatmayın. Bu konuda bir dengeleme unsuru olarak her zaman tuttuğunuz günleri ara ara terk ederek yaptığınızın farz gibi olmadığını ve kendinizi sivriltmeye yol açmadığınızı hissetmiş olursunuz. Allah mübarek etsin.
Aleykümselam. Öncelikle tıbben tamam denene kadar tedavi olacaksınız. Tedavi olmazsanız vebale girersiniz. İkinci olarak da kendinize iş üretin. Vakit size yetmez olsun. Ve çok dua edin. Namazınızı uzun kılın. Kur’an okuyun.
Selamunaleyküm. Hayır, Kur’an okunurken veya dinlenirken su içilmesinde sakınca yoktur. Özellikle laubalilik gibi bir durum olursa onun sakıncası olur.
Şöyle bir soru soralım: Zar nerede ve kimin elinde bulunur? Onu en çok kim kullanır? İffetli, âlim, olgun ve hatta işi gücü yerinde insanlar mı zarla oyun oynar yoksa hanımı tarlada çalışırken kendisi köy kahvesinde boş oturanlar mı? Zar, kahvehane ve tembel malzemesidir. Caiz olsa bile Müslüman ona el değdirmez.
Takke, namazın şartlarından biri değildir. Takkesiz kılınan bir namaz makbuldür. Ancak baş açıklık bize sonradan girmiş, batılı bir kültürdür. Bizim kültürümüzde baş örtme vardır. Namazı kılarken de, örfün itibar ettiği kıyafeti kollayarak kılmak esastır. Bunun için, başımızın açık kalmasını isteyen anlayışa karşı, bari namazda başımız kapalı olsun diye düşündüğümüzden, namazda takke kullanmaktayız.