Fetva Meclisi
Soru
Hocam hayırlı günler diliyorum öncelikle. İçinde bulunduğum durumun zorluğu ve karmaşıklığı size danışmaya yönlendirdi beni. Ben 25 yaşında üniversite mezunu bir bayanım. Üniversite döneminden bu yana 6 senedir tanıdığım ve görüştüğüm biri ile geçen sene sözlendim ve bu sene 4 ay önce de nişanımız oldu. Öncelikle söylemeliyim ki geçmişle ilgili bir erkekle bunca sene görüşmüş olmaktan dolayı pişmanlık duyuyorum. O dönemimi cahilliğime veriyorum. Nişanlımın ailesi beni geldiler istediler nişanımızı da kız tarafı olarak biz yaptık. Benim annem ben 5 yaşındayken vefat etti, babam başka bir hanımla evlendi ve ben üniversiteyi bitirene kadar babamla beraberdim ancak bu dönemde maalesef üvey annemden eziyet gördüm. Üniversiteyi bitirince Kayseriye halamın yanına geldim. Halam yalnız yaşıyor beni yanına aldı ve annemden öte beni hala kolluyor. Nişanımın olduğu gün kayınpederim gelip halama düğünü ramazandan önce yapmak istediklerini bu konuda ısrarcı olduklarını akrabalarımın önünde dile getirdi biz de bunu olumlu karşıladık ancak nişandan sonra hiç ses çıkmadı. Sonra nişanlım babasının benim kapanmamı istediğini söyledi ama tabi ki bu süreçte kayınpederim böyle bir durumdan ne bana ne aileme bahsetti. Aradan zaman geçti ramazan oldu ama düğün tarihini vermediler. Nişanlım ailesine ısrar edince kayınpederim babamı arayarak ramazan umresine gideceklerini ve tarihi eylülde koyacaklarını bunun için müsade istediklerini söyledi, babam da tabi ki dedi. Daha sonra kapanma konusuyla alakalı nişanlım vasıtasıyla bana baskılar başladı. Bu durum beni çok üzdü çünkü kayınpederim kapanmazsa düğün yapmam demeye başladı ama bunu aileme değil bize söyleyince ben de bu durumu babama anlattım. Babam da durumu netleştirmek adına kayınpederime bu konuda baskı yapmanın doğru olmadığını ve verdikleri düğün tarihiyle ilgili olan durumu hayırlı işlerin uzatılmasının doğru olmadığını söyledi. Ve ilerde benim kendi arzumla Allah rızası için kapanmak istediğimi, kapanmayla ilgili arzularının nişandan sonra değil de kız istemede söylenmesinin daha iyi olacağını anlatan bir mektup yazdı. Kayınpederim mektubu aldıktan sonra ne aradı ne cevap yazdı. Aradan zaman geçti ve kayınpederim bu mevzuyu babamla ortak arkadaşları olan birine anlatarak ve biz bu işten vazgeçtik sen arada söyle diyerek anlattı. Biz nişanlımla evlenmeyi çok istiyoruz ve nişanlım bana bu konuda hep hoşgörülü davrandı. Fakat kayınpederim böyle haber gönderince benim ailem çok kırıldı. Ve nişanlım babama benimle evlenme kararının kesin olduğunu söyleyince babam bize destek olduğunu söyledi. Hocam çok uzattım farkındayım ancak şu an ne yapacağım inanın bilmiyorum. Kayınpederim bana namaz kılıyor musun, oruç tutuyor musun demiyor ama sadece başını kapat diye uzaktan baskı yapıyor ve nişandan bu yana çok zor durumdayım. Başımı kapatmak benim için her zaman aklımda olana fakat belki şartlardan dolayı gerçekleştiremediğim bir mevzu. Ama şu an bu baskı beni çok soğuttu. Kapanırsan düğün yaparım kapanmazsan yapmam demek ne kadar doğrudur? Nişanlım babası razı olmazsa düğünü kendim yaparım diyor fakat onu anne ve babası olmadan bu iş olur mu? Ayrıca nişanlımla nikâhsız görüşmekten ben artık çok rahatsızlık duyuyorum. Ya ayrılmak ya da bir an önce evlenmek istiyorum. Benim ailem çok kırgın fakat onlar düğün tarihimiz şu deseler zaten evlenmeme karşı değiller. Eylül ayına geldik, akrabalarıma eşe dosta karşı zor durumda kalıyorum, herkes düğün tarihi soruyor. Hocam ben manevi açıdan kendimi geliştirmeye çalışıyorum hep Rabbime dua ediyorum bu konuda ama acaba ben yanlış mı yapıyorum? Hocam cevabınıza acilen ihtiyacım var.
Cevap
Benzer fetvalar
Konuyu sizin verdiğiniz bilgilerin sahihliği çerçevesinde tahlil etmeye çalışacağım. Diğer tarafı dinlemeden hüküm tespit etme çabası doğru olmadığından ifadelerimi bir ağabeyinizin cümleleriniz üzerinden tahlil ve nasihati olarak görün. Eşinizin, ailesine sadık biri ama bu durum evlilik sınırlarını çizememesine sebep olmuş gibi görünüyor. Sizinle ilgili konuşmaların yanlış lanse edilmesi, olmayan şeylerin söylenmesi ve eşinizin sözlerin gerçekliğini doğrulamadan bunlara inanması sizi yıpratıyor. Evliliğinize müdahale ediliyor ve bu, eşiniz tarafından doğal karşılanıyor. Eşiniz ailesine çok bağlı biri ama evlendikten sonra önceliği eşi ve kurduğu yuva olmalıdır. Kocanız ailesinin her dediğini doğru kabul ediyorsa, kendi evinin huzurunu sağlayamaz. Kendi kararlarını vermekte zorlanıyorsa, bu hem sizi hem de onu ilerleyen yıllarda yıpratır. Sizin hislerinizi anlamakta zorlanıyor ve ailesinin söylediklerine göre hareket ediyorsa, evliliğinizde güven sarsılıyor. Dışarıdan yönetilen bir evlilik temelleri zayıf olan bina gibidir. Küçük bir sarsıntıda yıkılır. Dolayısıyla bir yuvaya dışarıdan müdahale edilmemelidir. Bu duruma karşı, kocanızla savaş halinde olmanız size bir şey kazandırmaz. Ona "senin ailen ya da benim ailem" gibi bir rest çekmek yerine, "biz bir aileyiz ve sorunları beraber çözmeliyiz" mesajını vermelisiniz. "Aileni seviyorum ve saygı duyuyorum ama bizim de bir evliliğimiz var. Bizim hayatımıza çok fazla müdahale edildiğinde, biz zarar görüyoruz. Bunu birlikte korumamız lazım.”, "Beni seviyorsan, benim de anlatacaklarımı dinle. Her iki tarafı da dinlemeden karar verme.", "Ben çok üzülüyorum çünkü bu evlilik benim için kıymetli.", "Seninle mutlu olmak istiyorum ama sürekli baskı altında hissediyorum.", "Birlikte bir çözüm bulmamız lazım." şeklinde yuva kurtaran altın sözlerle kocanıza telkinlerde bulunmanız gerekir.
Selamünaleyküm. Gerek nikâh ve gerekse vebal açısından sizin bir mesuliyetiniz yoktur. Bu, nişanlınızın sorunudur. ‘Karşıma alırım’ ifadesi pek hoş değil. İyi düşünsün.
Selamünaleyküm. Eğer eşinizi gerçekten seviyorsanız onun hatırı için bir kese altını bile feda etmelisiniz. Bunu bir zaman sonra unutursunuz, kabalık yaparsanız o sizi üzer. Sabredin, onların kabalığı sizin kazancınız olsun. Eşinizle aranızdaki muhabbete çok şeyi feda etmelisiniz ki, evliliğin kıymetini bilmiş olasınız.
Şu kâinatta senin asla ikinci bir annen olmayacak. Milyonlarca eş adayın ise seni bekliyor olacak.
Bu süreci zannettiğiniz gibi uzaktan kontrollü devam ettirmeniz neredeyse mümkün değildir. Ablanızın durumu meçhuldür, yıllar sürebilir. Sizin sabrınız ise sınırlıdır, yarın bitebilirsiniz. Ne aracı ile ne de direk bağlantıda olmamanız gerekir. Bu da özellikle erkek tarafı için hayal gibidir. Size tavsiyem ya evlenme sürecini başlatın ya da herkes nasibini bir başkasında arasın. Bunun ortası oyundur. O oyunu da şeytan kumanda edebilir.
Aleykümselam.Tesettüre bürünmesi imanını gösteriyor. Sırf namaz ise sorun, namazdan ötürü boşanma kelimesini kullanmanız hata olur. İmanlı bir insan, namaz kılmadığı için kâfir olmaz. Başka bir neden yoksa iki değil yirmi yıl bile sabırla beklemenizi tavsiye ederim size. Sizi melekler kaç sene bekledi, düşünün!Rica edin, öpün okşayın ama soğutmayın. Ancak sabredenlerin kazanacağı bir dünyada yaşadığımızı unutmayasınız.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Örfümüz bunu uygun bulmuyor, söylenmemesi daha doğrudur ama zikredilen sebepten ötürü değildir.
Selamünaleyküm. Devletin verdiği bir ücretin alınmasında sakınca yoktur. Diğer bölümü ise bir insanlık ve vicdan meselesi olarak görülmelidir. Ayrıca böyle bir hizmetin ibadet düzeyinde sevap kaynağı olduğunu da söyleyebiliriz. Allah yardımcısı olsun.
Selamünaleyküm. Yatağına gitmemek bir boşama nedeni değildir. Size bu kızı aracı olup tanıtanı muhakkak bulun ve bu durumu ona sadece iletin. Kul hakkını hatırlatın. EĞER DURUM AYNEN DEDİĞİNİZ GİBİ İSE boşamanızda bir sakınca yoktur. Anne babanız ve aileden bir büyüğünüzle beraber bu işi başlatın. Onlar senin adına karar versinler. Daha huzurlu olursun. Bu durumu mahkemede de tescil ettirin ki işiniz kolaylaşsın. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Böyle bir dua yoktur. Tıbben ne yapılacaksa onu yapın ve günlük ibadetlerinizi, normal dualarınızı yapın. Kadın arkadaşlarınızın dedikodularına kulak asmayın.
Selamünaleyküm. Tedavi maksatlı yapıyorsanız bir sakıncası yoktur. Tedavi değil de tedbir olarak yapıyorsanız, abdestinize yine zararı yoktur ama namazdan önce başınızı yıkamanız iyi olur.
Selamünaleyküm. Asla tarikat İslam'ın kendisi değildir. Tarikat bir mekteptir; girilir de çıkılır da! Şeytan sizi oyalamasın. Siz dininize bakın. İbadetlerinize bakın.