Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben evlenmek istiyorum, namazımı da kılıyorum. Kısmetim açık gibi ama karşıma düzgün biri çıkmıyor. Ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Hacet namazı; bir ihtiyaçtan dolayı iki rekât namaz kılıp namazdan sonra dua etmeye denmektedir. Sahih olmasa da böyle bir hadis vardır, yapılabilir bir uygulamadır. Sorunuzda bahsettiğiniz konu, hayatımızın sonrasını hem dünya hem de ahiret açısından etkileyebilecek bir konudur evlilik konusu. Kişi kiminle evlenirse evlensin o, onun kaderidir. Kaderimizi yaşarken de irademizi kullanarak tercihlerimizi biz yaparız. Evlilik gibi önemli bir karar alırken de tercihi biz yaparız. Evlenirken kriter olarak bazı hususlara da dikkat edilmesi gerekmektedir. Kişiliğimiz, hayattan beklentimiz, kültürümüz, yaşam tarzımız gibi. Bunun yanında kalplerin ısınması da önemlidir ama tercihte bulunurken önce sevgi oluşsun, sonra kriterlere dikkat ederiz demek yanlış tercihi beraberinde getirebilir. Tabi ki hiç hoşlanılmayan biriyle iyi insan diye evlenilmeli denemez ama önce kriterlere öncelik verilmeli. Hadis-i şerifte de bir kişiyle güzelliği, malı, soyu ve dini için evlenildiği ancak tercihi dini açıdan yapanın kazanacağı vurgusu yapılmakta. Seçim sürecinde unutulmamalıdır ki bu süreç, tanıma sürecidir; kalbin tamamen salınıp sevgi eksenli olunmaması gereken bir süreçtir ki evlilik ile sonuçlanmaması gereken bir gelişme söz konusu olabilir. Aile büyüklerimiz ile istişarede bulunmayı, onların fikirlerini almayı da ihmal etmemeliyiz. Rabbim hayırlı bir evlilik nasip et diye duamızı da ihmal etmemeliyiz. Rabbimize her an sığınalım, gelebilecek imtihanlarda da O’ndan yardım isteyelim.
Aleykümselam. Hiç taviz verme. Allah yardımcın olsun. Meryem ve Asiye de tekti. Kalabalıkları izleyecek hâlimiz yoktur. Biz, Allah ile olduktan sonra tek kalmaya razıyız. Sabret ve diren. Asla gevşeme; bekar kalan ölmüyor ya!
Öncelikle geçmiş hatalarınız için tövbe edip helal dairede yaşama hedefiniz ve gayretiniz takdire şayandır. Haramdan uzak durma hassasiyetinizi hayatınız boyunca sürdürmeniz nasip olsun inşallah. Evlenme konusunda yaşanılan sıkıntı mevcut zamanımızın imtihanlarından biridir. Fakat son nefese kadar elimizden geleni yaparak gayret etmeye mecburuz. Evlilik elbette kişinin hem dünyası için hem de ahireti için önemli bir adımdır. Bu yolda en büyük azıklardan biri sabırlı olmaktır. Sabırla yol alıp Rabbimize kalbinizdekileri dökebilir, uygun bir eş için bolca dua edebilirsiniz. Henüz vakti gelmediği için uygun bir eş adayı ile karşılaşmamışsınızdır. Kadere teslim olun ve asla umutsuz olmayın. Her şeyin bir vakti vardır. Unutmayasınız ki Allah her dilediğini dilediği gibi ve dilediği zamanda yapar. Bu süreçte ailenize karşı her şeye rağmen nazik davranmayı ihmal etmeyesiniz. Onların da bol dualarını almaya çalışmanız sizin için kazançlı olandır. Her önünüze çıkan kişiye evet demeniz elbette akılsızlık ve kendinizi bile bile tehlikeye atmak olur. Siz kriterlerinizi belirleyin ve bu kriterlerden taviz vermeyecekleriniz olsun. Bununla birlikte esnetebileceklerinizi de belirleyin. Evliliğin ertelenmesi kişiyi zinaya sürükleme tehlikesi ile karşı karşıya bırakacaksa böyle bir durumda olan bir mü’min evlenmek için aradığı kriterleri esnetmeli ve evliliği geciktirmemelidir. Rabbimizin razı olacağı adımlar atmanız nasip olsun. Allah yardımcınız olsun.
Bizim istediğimiz şeyler, kendimizin, toplumun uygun gördüğü zamanda gerçekleşmediğinde biz onu “geç kalmış” olarak varsayıyoruz. Ama kime göre bu geç kalış? Evlenmenin yaşı olduğunu kim söyledi? Bu hayatta kimin her istediği, istediği zamanda ve şekilde olmaktadır ki? Biz, bize uygun görülen kaderi yaşıyoruz. Daha farklısını daha uygun daha hayırlısıymış sanırız ama öyle olup olmadığını da bilemeyiz. Bizim yararımıza sandığımız işler tam tersi zararımıza da olabilir. Bu sebeple biz kul olarak elimizden geleni yapar ve gerisini Allah'a salmanın rahatlığı ve ferahlığı içinde oluruz. Şeytanın tek bir meseleye odaklatıp içini kemirmesine izin vermemek adına boş kalmamaya çalış. Her an vaktini farklı işlerle doldur ki kederlenmeye zamanın kalmasın. Belli bir yaşa kadar evlenememek, evlenmeye dair tüm kapıların kapandığını göstermez. Hiç beklemediğin bir anda huzurlu bir evlilik yapabilirsin. Bu sebeple en güzeli, en rahatı teslim olabilmektir. Hayata daha geniş bir perspektiften bakmaya çalışalım. Olmayana değil olanlara bakıp daha fazla odaklanmamız gereken işler, nimetler olduğunu hatırlayalım. Elbette dua etmeyi de ihmal etmemek lazım. Evlenmek onca önemine binaen hayatımızın olmazsa olmazı değildir. Kimin ne zaman ve kiminle evleneceği bizim için meçhuldür. Buna göre siz ölümcül bir hastalığa yakalanmış biri gibi değilsiniz. Bir başka mesele de evlenmiş olmak huzurun teminatı da değildir. Evli olduğu hâlde bekârlara imrenen ve boşanmak için her şeyi feda edenleri de düşünmek gerekir. Neyin kime hayır olduğunu bilemeyiz. Mevcut durumu en iyi şekilde yaşamak için gayret edelim. Yarın iyi bir evlilik günü olabilir. Evlenmemiş olmak en iyi hâlimiz olabilir. Konuyla ilgili sitemizde yayınlanmış olan şu mektup da içinizi rahatlatacaktır: Kızım, Bir zamanlar Firavun denen zalim vardı. O da karısını en büyük harama zorluyordu. O ise, Allah'ı her şeyin üstünde tuttu. Firavun'un dediğini yapmadı. Öldü, parça parça edildi yine yapmadı. Neticede ise o kadın, bütün mü'minlerin annesi, cennetin en öncesi olarak Rabb’ine gitti. Firavun cehennem kütüğü, o da cennet kuşu oldu. İkisi de ebediyet sahibi oldular. Biri cehennemde ebediyet kazandı, diğeri cennette… Kızım, gayet esef verici bir hâle zorlanıyorsun. Hem de annen tarafından. Becerebilirsen sen de kazanırsın; ebediyetleri kazanman mümkündür. Sabret ve kazan. Sana kısaca şu tavsiyeleri zikredebilirim: A- Evlenmeyi sen de ciddiye al, vakti gelince evlenmeye hazırlıklı ol. Çok güzel ve akıllıca döşünmüşsün. Sokağa çıkıp aday arayacak değilsin elbette. Rabbinin sana yazdığı nasibin seni er veya geç bulacaktır. Buna iman et, hiç şüphen olmasın. Ne kendini sal ne de içine kapan. Helal sınırları içinde dengeli bir siyasetin olsun. B- Annen ve babana her şeye rağmen nazik davran. Asla taviz verme. Onların sözüne aldırma ama nezaketini de bozma. Neticede onlar senin asıllarındır. Bir gün onlar da söylediklerine pişman olacaklardır. Kaba konuşma, hakaret etme. Nezaketle dik dur, dimdik dur. C- Vaktini dolu dolu geçirmeye bak, boş denebilecek işlerle vakit öldürme. Oku, yaz, araştır ama boş kalma. Büyük ideallerin insanı olmaya bak. İbadetlerini aksatma. Kuran oku. Dua et. D- Kızım, o kadının adı Âsiye idi. Binlerce sene oldu o bu dünyadan gideli. Şimdi de Rabbin seni Âsiye yapmak istedi ise sakın bu fırsatı kaçırmayasın. Gayret et, sen de Âsiye ol. Binlerce sene yaşa. Cennet kuşu ol, Rabbini bul. Sakın umutsuz kalma. Sakın korkma. Sakın incinme. Sakın ağlama. Ne olacak yüz yıl bekâr kalsan, ne olacak? Allah'ın razı olmadığı bir hayat olduktan sonra evli olsan ne olur bekâr olsan ne olur? Büyük düşün kızım, çok büyük düşün. Sakın kendini yalnız zannetmeyesin, melekler seninledir. Seni onlar da heyecanla izlemektedir. Sakın onları incitmeyesin. Sana dualar ederim kızım. Rabbim seni korusun ve yüceltsin. Sen de bana dua et.
Evlilik insanın hayatındaki dönüm noktalarından biridir. Kişinin başta dinî yaşantısı, ahlaki durumu olmak üzere birçok açıdan düşünülerek böyle bir adım atılmasına karar verilmelidir. Sorunuzda belirttiğiniz “gözüme ve gönlüme hoş gelen” kriteri, evlilik için bir tercihte bulunurken yeterli ve öncelikli bir kriter olarak değerlendirilmesi yanlış tercihte bulunulmasına sebebiyet verebilir. Evet, bu hususlar da önemlidir ama öncelikli dikkat edilmesi gereken farklı kriterleri olmalı mü’minin. Mü’min tercihte bulunurken “Acaba böyle biriyle Rabbimin razı olacağı bir hayat yaşayabilir miyim?” diye düşünmeli ki cenneti kazanmak için gönderildiğimiz dünya hayatında amaç unutulmadan yaşanmaya çalışılsın. Aynı zamanda ailemiz, büyüklerimiz böyle bir tercihte bulunurken devrede olmalı ki onların hem tecrübelerinden hem de dualarından istifade edilebilsin. Onların rızasının olmasının da bereket vesilesi olduğunu da unutmamak gerekir. Şeytanın vesvesesine gelince… Ne kadar uğraşıyordur biz yanlışa düşelim diye. “Hayatında biri var” diye belirttiğiniz biri ne kadar size uygun olabilir ki? Evlilik için atılan bir adımda ise sizlik bir durum kalmamıştır zaten, “Acaba nasip olur mu?” diye düşünmeniz, tam bir şeytanın vesvesesi olur Allah muhafaza. Eğer bu düşünceler günlük hayatınızı etkileyecek duruma geldiyse ve kaliteli bir gün geçirmenize engel oluyorsa düşünce ve duygularınızı nasıl yönetebilirsiniz diye bir uzman görüşüne başvurmanız sizin için bu süreçte faydalı olabilir. Sakın sizi şeytanın kandırmasına müsaade etmeyin olur mu? “Allah’ım! Bana dünya ve ahirette iyilikle beraber olacağım salih bir eş nasip et.” diye dua etmeyi de ihmal etmeyin. Dua eder, dua beklerim.
Rabbim hepimize rızası doğrultusunda yaşayabilmemizi nasip eylesin. Bahsettiğiniz husus birkaç açıdan ele alınmalıdır; - Düğün ve nikâh işlerinizde ailenizin rızası, memnuniyeti ve duası ilk vazifeniz olmalıdır. - Görüştüğünüz kişiyle aranızdaki mesafe ilişkinizi olumlu yönde de olumsuz yönde de etkileyebilir. Bu süreci daha sağlıklı ilerletebilmek adına görüşme sürelerinizi sınırlandırıp buluşma sürelerinizi üçüncü kişilerin katılımıyla tertip edebilirsiniz. - Dua edin. Harama bulaşmadan geçirmek istediğiniz günler için Allah Teâlâ’ya yalvarın. O size yollarınızı açar. - Bir aile büyüğünüzden yardım isteyerek evlilik sürecinizi daha erken neticelendirebilmek için destek isteyebilirsiniz. Bir büyüğünüz söz sahibi olursa bu süreç daha sağlıklı ilerler. - Meşguliyetlerinizi artırın, süreci çok fazla kafaya takıp andan kopmayın. İşiniz, okuduğunuz kitaplar, dinlediğiniz dersler özellikle bu süreçte artsın. Allaha emanet olun.
eş adayı konusundaki diğer fetvalar
Evlilik, İslam’a göre yalnızca iki bedenin değil, iki ruhun ve iki hayat anlayışının birleşimidir. Bu birliğin en temel şartı din birliğidir. Dolayısıyla sizinle evlenmek isteyen kimse Müslüman olduktan sonra vebale girmezsiniz. Evlilik, sadece iki bireyin değil iki dünya görüşünün de evliliğidir. Ancak zamanımızda özellikle bizim toplumumuzda, siyasi kutuplaşmalar, insanların sadece kamusal değil özel hayatlarını da etkiler hâle gelmiştir. Bu yüzden eşlerin sadece aynı dine değil, benzer dünya görüşüne ve değer sistemine sahip olması da artık göz ardı edilemeyecek bir gereklilik hâline gelmiştir. Çünkü çocuk yetiştirme, çevre seçimi, çocuk terbiyesinde, kimin "kahraman" kimin "hain" sayılacağına karar verirken, vatan, millet, ümmet gibi kavramlara hangi gözle bakılacağı hususunda, eşler arasında temel bir uyum yoksa bu farklılık zamanla kırgınlığa, kopukluğa hatta ayrılığa dönüşebilir. Bu yüzden evlilikte sadece dinin değil, dinin hayata bakışıyla şekillenen bir ideolojik yakınlığın da olması hem eşler arasındaki muhabbeti hem de çocuklar üzerinde kurulacak değerler dünyasını korur. Dolayısıyla kararınızı verirken bu bilgileri de dikkate almanızı tavsiye ederim. Allah en doğru kararı verebilmeyi nasip etsin.
Evlenilecek kişinin farz-haram hassasiyeti, aile ilişkileri, sizin ve onun eğitim seviyesi denklik konusunda muhakkak önemsenmesi gereken konulardandır. Bu kriterler arasında eğitim durumunu, görüştüğünüz kişi; bir arkadaş olarak, eş olarak gülüp eğlenebileceğiniz, beraber yola çıkabileceğiniz, anlayış sahibi, kültürel birikim bakımından aynı dili yakalayabildiğiniz bir insan olduktan sonra esnetebilirsiniz. Karşı tarafı küçük görmek için değil belli bir uyum yakalayabilme niyeti ile belli kriterler aramanız yanlış değildir. Bu bakımdan içiniz rahat olabilir. Bir kişinin, evlenmeden önce farz namazları aksatma, zararlı madde bağımlılığı, ahlaki afiyet gibi sorunlarını evlendikten sonra bir anda düzeltebilmesi binde bir denebilecek kadar zayıf bir ihtimaldir. Bu yüzden bu konuları önemsenmeyecek basit özellikler olarak değerlendirmek doğru değildir. Hatta bu konular, evliliğin sağlıklı devam etmesi bakımından ciddi birer risktir. Bu bakımdan namaz konusunda çevrenizin namaz vb. konularda size çizdiği senaryo gerçekçi gözükmemektedir. Mü'min basiretle hareket eden, yanlışa düşmemek için tedbir alan kimsedir. İleride evliliğin huzur, mutluluk ve güven ortamını bozacak durum ve beklentileri aşırıya kaçmamak kaydıyla kıstas olarak belirlemek de bu tedbirlerden biridir. Bu yüzden çevrenizin söyledikleri sizi vesveseye sevk etmesin. Bahsettiğiniz kriterlere dikkat edin. Bunu elinizden geleni yapmak olarak görüp Allah'a dayanıp güvenin. Bol dua edin. İtimat ettiğiniz biri ile istişare ederek yol alın. En son olarak istihare yapmayı ihmal etmeyin. Çevrenizdeki sözlere takılmayın. Siz elinizden geleni yaptıktan sonra Allah'ın kaderine teslim olarak ilerlemek size huzur versin. Rabbimiz dünya ve ahiret huzuru yakalayabileceğiniz bir evlilik yapmayı nasip etsin. Bu süreci size kolay kılsın diye dua ederiz.
Evlilikte dürüstlük ve güven esastır. Şu anda aktif bir hayat sürdürüyor ve sıkıntılar tamamen geride kalmışsa, bu bilgi hayatınızı ve evliliğinizi etkilemeyecekse, paylaşmak zorunlu değildir. Ancak bu bilgi, gelecekte evlilikle ilgili bir sorun oluşturabilir ya da karşı tarafın hakkını etkileyebilecek bir durum doğurabilirse, dürüstlük gereği bu konunun uygun bir dille ifade edilmesi daha doğru olacaktır. Detaylara girmeden, yalnızca geçmişte bir tedavi süreci yaşandığını ve bu durumun tamamen çözüldüğünü ifade edebilirsiniz. Gereksiz ayrıntılara girerek karşı tarafı endişelendirmekten kaçının. Eğer nasıl anlatacağınız konusunda çekinceleriniz varsa, bir aile danışmanından veya güvenilir bir hocadan destek alabilirsiniz.
İnsanlar, bir kişiyle tanıştıklarında ya da onunla zaman geçirdiklerinde içlerinde bir huzur, güven veya yakınlık hissedebilirler. Bu, Allah’ın kalbe verdiği bir işaret olabilir. Ancak bu hissiyat tek başına yeterli değildir. Çünkü duygular yanıltıcı olabilir. Bu nedenle dinimiz istihare ve istişare yolunu tavsiye eder. Evleneceğimiz kişi kaderde yazılıdır. Ancak biz bu kaderi seçme ve karar verme sürecinde hür irademizle şekillendiririz. Bu nedenle hislerinizi önemseyebilirsiniz ancak bu hissiyatı bilgi, istişare ve dua ile desteklemek gerekir. Karşı tarafın doğru bir kimse olduğunu tespite yardımcı olmak adına bazı ipuçlarına yer verebilirim: Dini hassasiyetlerini, ahlakını ve karakterini değerlendirerek anlaşılabilir. Karşı tarafın sizde güven duygusu uyandırması önemlidir. Sizi anladığını, sizinle ortak bir hayat kurmak için samimi olduğunu hissetmeniz gerekir. Eğer içinizde sürekli bir huzursuzluk, şüphe veya güvensizlik varsa, bu durum göz ardı edilmemelidir. Evlilik gibi büyük kararlar için istihare namazı kılmak çok faydalıdır. Bu, Allah’tan doğru yönde rehberlik istemek için bir ibadettir. İstihare sonucunda bir rüya beklemek yerine, Allah’ın kalbinize huzur ve kolaylık vermesini dilemek esas olandır. Aileniz, dostlarınız veya güvendiğiniz bir hocayla istişare etmek, sizin göremediğiniz bazı yönleri fark etmenize yardımcı olabilir. İlişkiyi aceleye getirmemek, karşınızdaki kişiyi tanımak için zaman tanımak önemlidir. Bu süre zarfında davranışlarına, niyetlerine ve size olan yaklaşımına dikkat edin. Unutmayın ki doğru kişi, mükemmel insan değildir ama sizinle Allah yolunda yürümeye hazır, hatalarıyla ve güzel yönleriyle hayatı paylaşmaya açık bir kişidir. Kalbinizdeki kararsızlık ve endişeleri dua ile Allah’a açın, O sizi en hayırlı yola yönlendirecektir. Allah size gönlünüzdeki hayırlı eşi nasip etsin ve kararlarınızda kolaylık versin.