Fetva Meclisi
Soru
Hocam evlilik öncesinde ruhani sıkıntılar ve korkular nedeniyle psikolojik ilaç kullanan bir kişi, bu durumu evleneceği adaya söylemeli midir? Kişinin yaşadığı sıkıntılar, görünmez varlıkların tasallutu ile oluşan korku ve endişelerden kaynaklanmış ve bu süreçte psikolojik destek almıştır. Şu an itibarıyla, hem iş hayatında hem bireysel hem de sosyal yaşamında aktif ve sağlıklı bir şekilde hayatına devam etmektedir. Bu geçmişin eş adayına açıklanması ahlaki bir gereklilik midir, yoksa kişinin şu anki durumu esas alınarak gizli tutulabilir mi? Bu konuda nasıl bir yaklaşım izlenmelidir?
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin çocuktan önce evlilik konusunda aşmanız gereken badireler var. Önce eşinizle birlikte problemleri; anlaşamadığınız konuları tespit edin. Daha sonra bunları beraberce çözmeye çalışın. Birbirinizi motive edin. Hemen vazgeçmeyin. Yuvanız için mücadelenizi verin. Gerekirse aile terapistinden destek alın. Allah yardımcınız olsun.
Kocanızla ilgili söz söyleyebilmek için onu iyi tanımak gerekir. Genel bilgiler üzerinden net/keskin cümleler beklemeniz kocanıza haksızlık olur. Örneğin bazı soruların cevaplarının bilinmesi gerekir. Eşinizle ciddi ve net bir konuşma yaptınız mı? Onun bu davranışlarının sizi ne kadar yıprattığını, evliliğinizi tehdit ettiğini açıkça dile getirdiniz mi? Bir danışmandan veya aile büyüklerinden yardım alabilir misiniz? Eşinizin değişme ihtimali var mı? Yoksa sadece yakalanınca vazgeçip sonra devam mı ediyor? Boşanma elbette kolay bir karar değildir. Ancak sürekli sadakatsizlik içinde olan, sizi değersiz hissettiren, psikolojinizi bozan ve huzurunuzu yok eden biriyle yaşamak sizi de çocuklarınızı da olumsuz etkiler. Çocuklar anne ve babanın ilişkisini görerek büyürler. Eğer sürekli tartışmalar, ihanetler ve mutsuzluk içinde bir aile ortamı olursa, onların ruh sağlığı da zarar görür. "Çocuklarım için katlanıyorum." diyorsunuz ama çocuklar mutsuz bir anneyle büyüyerek sağlıklı bireyler olamazlar. Sizin güçlü ve mutlu olmanız onlar için en iyisidir. Bu konuyu kocanızla çözme imkânı bulamazsanız aile büyüklerinizin desteğini almanızı tavsiye ederim. Yalnız kendi başınıza karar almayın. Allah sizlere çıkış yolu nasip etsin.
Allah yardımcın olsun. Bir kere bu durumu kendin için ölümcül düzeyde kahreden bir yaratılış olarak görme. Harama düşmedikçe böyle olman bir ayıp değil, senin hatan değil. İçin rahat olsun. Evlilikle ilgili kararı tedavi gördüğün doktor ve psikoloğa bırak. Sen evleneyim veya evlenmeyeyim deme. Evlilik yollarını sürekli açık tut. İlk evlilik fırsatını gerekiyorsa beklentilerini de düşürerek değerlendirmeye çalış. Bu durumu muhakkak bir veya iki farklı doktorla değerlendir. Doktorların sana tavsiye edeceği yemek, giyim dâhil ne varsa onlara uy. Psikolojik tedavini önemse, psikologlar seni anlamaya en yakın arkadaşların durumundadır. Psikologlar gezmeni, spor yapmanı, yazmanı veya benzeri bir faaliyeti tavsiye ediyorlarsa o faaliyeti yap. İbadetlerini farz olanlar ve olmayanlar diye ikiye ayır. Farz olanları hiçbir şekilde erteleme, nafile yani farz olmayanları ise zorlandığın zamanlarda erteleyebilirsin. Senin için dua ederim. Allah yardımcın olsun.
Kıymetli kardeşim sen iki ateşin ortasında kalmışsın. Ama önce şunu bil: Senin sağlığın, senin iyiliğin hepsinden önemli. Sen ayakta kalamazsan, kimseye de faydan olmaz. Bu yüzden önce kendini toparlaman lazım. Öncelikle bu yükü taşımanın seni hasta ettiğini fark et. Çünkü bu bir “görev” değil, hakkın olmayan bir yük. Annene de, eşine de, açıkça ve saygıyla bu seni hasta eden ortamı konuşman gerekiyor. Yanı sıra onların birbirleriyle olan diyaloglarını azaltacak adımlar at. Onların birbirleriyle ne kadar az görüşebileceği makul ve meşru yöntem varsa ortaya konulmalı ve ikisi birbirinden uzak tutulmalı. Senin onlardan birine gidince de birinin diğeri hakkındaki konuşmasından kaçınman lazım. "Bu konuşmanın kimseye bir faydası yok ama bana çok zararı var. Sağlığım bozuluyor. Bana zarar vermek mi istiyorsun açık açık söyle!" diyerek kişilere yaptıklarının tek sonucunun ne olduğunu iyice göster. Bu süreçte yalnız kalma. Dertleşeceğin dostlar bul. Bir psikologdan veya aile danışmanından yardım al. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Sizin eşinizden erkek olarak sizin cinsel ihtiyacınızı karşılamasını talep etmeniz hakkınızdır. Bu hakkınızı karşılamıyorsa sizin üzerine gitmeniz de hakkınızdır. Eşiniz büyük ihtimalle tedavi olmalıdır. Onu tedaviye zorlayacak bir süreç işletin. Yuvanızı dağıtabilecek bir yanlışa girmeden ve bu durumu etrafınıza teşhir etmeden çözüm üretmeye çalışın. En sonunda mesela iki yıl sonra artık sorun çözülemez gibi duruyorsa ve siz de harama düşme riski görüyorsanız eşinizden ayrılmayı talep etmenizde bir sakınca yoktur. Allah yardımcınız olsun.
Eşinizden bu konuda net bir tavır ve pişmanlık beklemek hakkınızdır. Yalnız bu konuda eşinizin tavrını dikkate almak zorundasınız. Eğer eşiniz hatasını anlamış ve bu davranışı tamamen bırakmışsa, geçmişe değil, bugüne odaklanmaya çalışmalısınız. Ancak eşiniz bu davranışı hala sürdürüyor ya da bunu küçümsüyorsa, ilişkinizde daha ciddi sorunlar olduğunu kabul etmek gerekebilir. Affetmek, eşinizin davranışını onayladığınız anlamına gelmez. Aksine, affetmek daha çok sizin ruh sağlığınız için gerekli olduğunu kendinize hatırlatın. Affedemediğiniz sürece, bu olayın ağırlığını sürekli üzerinizde taşımış olursunuz. Affetmek zaman alabilir; bu konuda aceleci olmayın, ancak affetmenin yollarını arayın. Evliliğinizin sadece bu olaydan ibaret olmadığını, yıllar içinde paylaştığınız güzel anların da olduğunu hatırlayın. Kendinize ve ailevi ilişkinize yatırım yapın. Bunun için de kocanızla birlikte güzel zaman geçirmeye, ilişkinizi güçlendirecek aktivitelerde bulunmaya çalışın. Birbirinize daha çok vakit ayırarak sevgi ve güven bağınızı yeniden inşa etmeye çalışabilirsiniz. Özetle evlilikler zaman zaman sınanır. Ancak bu süreçleri aşmak hem sizin hem de eşinizin çabasıyla mümkün olabilir. Eşinizin hatasını düzeltmek için çaba gösterip göstermediği ve sizin bu olayı aşmak için istekli olup olmadığınız, ilişkinizin geleceğini belirleyecektir. Allah’tan yardım ve kolaylık dileyerek sabır ve hikmetle hareket edin.
eş adayı konusundaki diğer fetvalar
İnsanlar, bir kişiyle tanıştıklarında ya da onunla zaman geçirdiklerinde içlerinde bir huzur, güven veya yakınlık hissedebilirler. Bu, Allah’ın kalbe verdiği bir işaret olabilir. Ancak bu hissiyat tek başına yeterli değildir. Çünkü duygular yanıltıcı olabilir. Bu nedenle dinimiz istihare ve istişare yolunu tavsiye eder. Evleneceğimiz kişi kaderde yazılıdır. Ancak biz bu kaderi seçme ve karar verme sürecinde hür irademizle şekillendiririz. Bu nedenle hislerinizi önemseyebilirsiniz ancak bu hissiyatı bilgi, istişare ve dua ile desteklemek gerekir. Karşı tarafın doğru bir kimse olduğunu tespite yardımcı olmak adına bazı ipuçlarına yer verebilirim: Dini hassasiyetlerini, ahlakını ve karakterini değerlendirerek anlaşılabilir. Karşı tarafın sizde güven duygusu uyandırması önemlidir. Sizi anladığını, sizinle ortak bir hayat kurmak için samimi olduğunu hissetmeniz gerekir. Eğer içinizde sürekli bir huzursuzluk, şüphe veya güvensizlik varsa, bu durum göz ardı edilmemelidir. Evlilik gibi büyük kararlar için istihare namazı kılmak çok faydalıdır. Bu, Allah’tan doğru yönde rehberlik istemek için bir ibadettir. İstihare sonucunda bir rüya beklemek yerine, Allah’ın kalbinize huzur ve kolaylık vermesini dilemek esas olandır. Aileniz, dostlarınız veya güvendiğiniz bir hocayla istişare etmek, sizin göremediğiniz bazı yönleri fark etmenize yardımcı olabilir. İlişkiyi aceleye getirmemek, karşınızdaki kişiyi tanımak için zaman tanımak önemlidir. Bu süre zarfında davranışlarına, niyetlerine ve size olan yaklaşımına dikkat edin. Unutmayın ki doğru kişi, mükemmel insan değildir ama sizinle Allah yolunda yürümeye hazır, hatalarıyla ve güzel yönleriyle hayatı paylaşmaya açık bir kişidir. Kalbinizdeki kararsızlık ve endişeleri dua ile Allah’a açın, O sizi en hayırlı yola yönlendirecektir. Allah size gönlünüzdeki hayırlı eşi nasip etsin ve kararlarınızda kolaylık versin.
Rabbim hepimize rızası doğrultusunda yaşayabilmemizi nasip eylesin. Bahsettiğiniz husus birkaç açıdan ele alınmalıdır; - Düğün ve nikâh işlerinizde ailenizin rızası, memnuniyeti ve duası ilk vazifeniz olmalıdır. - Görüştüğünüz kişiyle aranızdaki mesafe ilişkinizi olumlu yönde de olumsuz yönde de etkileyebilir. Bu süreci daha sağlıklı ilerletebilmek adına görüşme sürelerinizi sınırlandırıp buluşma sürelerinizi üçüncü kişilerin katılımıyla tertip edebilirsiniz. - Dua edin. Harama bulaşmadan geçirmek istediğiniz günler için Allah Teâlâ’ya yalvarın. O size yollarınızı açar. - Bir aile büyüğünüzden yardım isteyerek evlilik sürecinizi daha erken neticelendirebilmek için destek isteyebilirsiniz. Bir büyüğünüz söz sahibi olursa bu süreç daha sağlıklı ilerler. - Meşguliyetlerinizi artırın, süreci çok fazla kafaya takıp andan kopmayın. İşiniz, okuduğunuz kitaplar, dinlediğiniz dersler özellikle bu süreçte artsın. Allaha emanet olun.
Öncelikle geçmiş hatalarınız için tövbe edip helal dairede yaşama hedefiniz ve gayretiniz takdire şayandır. Haramdan uzak durma hassasiyetinizi hayatınız boyunca sürdürmeniz nasip olsun inşallah. Evlenme konusunda yaşanılan sıkıntı mevcut zamanımızın imtihanlarından biridir. Fakat son nefese kadar elimizden geleni yaparak gayret etmeye mecburuz. Evlilik elbette kişinin hem dünyası için hem de ahireti için önemli bir adımdır. Bu yolda en büyük azıklardan biri sabırlı olmaktır. Sabırla yol alıp Rabbimize kalbinizdekileri dökebilir, uygun bir eş için bolca dua edebilirsiniz. Henüz vakti gelmediği için uygun bir eş adayı ile karşılaşmamışsınızdır. Kadere teslim olun ve asla umutsuz olmayın. Her şeyin bir vakti vardır. Unutmayasınız ki Allah her dilediğini dilediği gibi ve dilediği zamanda yapar. Bu süreçte ailenize karşı her şeye rağmen nazik davranmayı ihmal etmeyesiniz. Onların da bol dualarını almaya çalışmanız sizin için kazançlı olandır. Her önünüze çıkan kişiye evet demeniz elbette akılsızlık ve kendinizi bile bile tehlikeye atmak olur. Siz kriterlerinizi belirleyin ve bu kriterlerden taviz vermeyecekleriniz olsun. Bununla birlikte esnetebileceklerinizi de belirleyin. Evliliğin ertelenmesi kişiyi zinaya sürükleme tehlikesi ile karşı karşıya bırakacaksa böyle bir durumda olan bir mü’min evlenmek için aradığı kriterleri esnetmeli ve evliliği geciktirmemelidir. Rabbimizin razı olacağı adımlar atmanız nasip olsun. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ sana sabır ve afiyet versin. Böyle bir hastalık veya bir başka hastalık nedeniyle “evlenemezsin” şeklinde bir kural yoktur. Eş adayını aldatacak bir evlilik yapmamalısın denir. Senin böyle bir problemin vardır, bir başkasının da buna denk gelebilecek başka bir problemi vardır. İkinizin evliliği birbirine denk gelebilir. Böyle bir evlilik yapabilmeye hazır olmalısın. Bunun için de sen normal hayatını yaşayarak beklemeye devam et. Allah yardımcın olsun.
Evlilik, İslam’a göre yalnızca iki bedenin değil, iki ruhun ve iki hayat anlayışının birleşimidir. Bu birliğin en temel şartı din birliğidir. Dolayısıyla sizinle evlenmek isteyen kimse Müslüman olduktan sonra vebale girmezsiniz. Evlilik, sadece iki bireyin değil iki dünya görüşünün de evliliğidir. Ancak zamanımızda özellikle bizim toplumumuzda, siyasi kutuplaşmalar, insanların sadece kamusal değil özel hayatlarını da etkiler hâle gelmiştir. Bu yüzden eşlerin sadece aynı dine değil, benzer dünya görüşüne ve değer sistemine sahip olması da artık göz ardı edilemeyecek bir gereklilik hâline gelmiştir. Çünkü çocuk yetiştirme, çevre seçimi, çocuk terbiyesinde, kimin "kahraman" kimin "hain" sayılacağına karar verirken, vatan, millet, ümmet gibi kavramlara hangi gözle bakılacağı hususunda, eşler arasında temel bir uyum yoksa bu farklılık zamanla kırgınlığa, kopukluğa hatta ayrılığa dönüşebilir. Bu yüzden evlilikte sadece dinin değil, dinin hayata bakışıyla şekillenen bir ideolojik yakınlığın da olması hem eşler arasındaki muhabbeti hem de çocuklar üzerinde kurulacak değerler dünyasını korur. Dolayısıyla kararınızı verirken bu bilgileri de dikkate almanızı tavsiye ederim. Allah en doğru kararı verebilmeyi nasip etsin.
Öncelikle genç bir kız olarak namaz kılıyor olmanız ne güzel, ne mutlu size ki kulluğunuzu namaz kılan olarak yaşıyorsunuz. Elhamdülillah, Rabbim daim kılsın. Evlilik meselesine gelince: İnsanın hayatında alabilecek önemli kararlardan biridir. Karşımıza istemediğimiz, bizim kriterlerimize uygun olmayan birçok kişi çıkabilir ama biz seçici olmak zorundayız. Bu süreçte namaz kılıp Rabbimize dua ederiz, O’ndan hayırlı kişileri karşımıza çıkarmasını ve hayırlı bir karar vermemizi nasip etmesini isteriz; istemeliyiz de. Çünkü biz, en iyisini isteyip en iyisi olmaya çalışmalıyız. Eğer evlilik, hayatımızda öncelik vermemiz gereken bir düzeye geldiyse kriterlerimizden biraz vazgeçmeyi bilmeliyiz ama bu vazgeçme, Rabbimizin razı olmayacağı hatta taviz anlamında bir duruma bizi asla götürmemeli. Biz iyi olmaya çalışalım, vakti ne zaman gelecekse o zaman nasip olacaktır diye de düşünmemiz gerekir. Ailenizin görüşü ve rızasını da bu süreçte sakın ihmal etmeyin. Rabbim yardımcımız olsun.