Fetva Meclisi
Soru
Hocam evlilik dinin yarısıdır sözün doğru mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Evlenmenin olmazsa olmazı imandır. Eş adayı mü'min olduktan sonra siz diğer kararları dengeleyebilirsiniz, bir sakıncası olmaz.
Din olarak hiçbir sorun olmaz ama sen dinden başka bir şeyi takmadan yaşayabilen biri misin? Bunun üzerinden duygusal olmayan bir karar vermeye çalış.
Selamünaleyküm. Bu hususta büyüğün olan biri ile istişare et. Kararını da o istişareye göre ver, rahat edersin
Din ve iffet daha önemli. Ahlâk daha önemli. İnsanlık daha önemli. Mürüvvet daha önemli.
Kadın doğum uzmanının sakıncalı görmediği herhangi bir dönemde gebe kalmanın dinen sakıncası yoktur. Emzirmenin bildiğimiz kadar ile gebe kalmaya olağanüstü durumlar dışında etkisi olmuyor. Dinen de sakıncası yoktur.
Evlenmek farz değildir, evlenmeyen bir harama düşme riski taşımadıkça günaha girmez. Özürlü veya özürsüz olması bu kuralı değiştirmez. Harama düşme riski bulunduğunda ise herkes dengini bulup evlenmelidir.
din konusundaki diğer fetvalar
Konuyu sadece YÜZÜN GÖRÜLMESİ şeklinde ele almak isabetli olmaz. Evet, kadının yüzünün kamuya açık durumda olması mahremiyet açısından sıkıntılıdır. Bir de kontrolsüz veya kontrolü imkânsız denebilecek bir alanda Müslüman kadının kendisini salmasının ne kazandırıp ne kaybettireceğine de bakmak gerekiyor. Çağımızın bir silahı olarak bu tür mecralar önemli ve gereklidir ama doğrusu benim kalbim zararı ile kârını tartarken kârını zararının mini bir parçası gibi görmektedir. Belki o durumdaki bir bacımız belli hizmetler edebilir ama ışık vermek için kendisi eriyen fitil durumunda olduktan sonra değer mi? Buna her nefis kendisi karar vermelidir. Herkes “dinimize hizmet etmek” başlığının içini doldurmaya çalışıyor ama en büyük hizmetimizin kendimizi temiz ve ihlaslı yaşatmak olacağı biraz unutuluyor gibi bir durum var. Birilerinden önce kendimizi ihya etmemiz şarttır. Allah yardımcımız olsun.
A- Üç günden fazla küslük haramdır. B- Sebebi, din olan bir küslük ise haram değildir. Mesela büyük bir haram işleyen, müminlere zulmeden biri ile küs olmak haram olmaz. C- Canımıza, iffetimize ve benzeri paha biçilemez bir değerimize ağır zarar veren veya zararı kesin gibi olanla da küslük olabilir. Bir nevi müdafaa durumunda olmuş oluruz. D- Bu durumu ne kadar kendimize yontarak ne kadar adil bir şekilde değerlendirdiğimize de dikkat etmeliyiz. Nefsimiz bizi sürekli haklı gösterebilir, bizi sanal bir hakka inandırmış olabilir. Bu ince bir çizgidir, iyi izlenmesi gerekir. E- Netice olarak yasak olan küslük selamı sıfırlamak, hastalıkla ilgilenmemek ve benzeri tepkilerdir. Belli bir mesafe koyma, seviyeli davranma ise haram değildir.
Böyle bir bilgim ve o bilgiye merakım yoktur.
Elbette bir mü'min olarak önümüze Allah’ın razı olmayacağı iş çıktığında tepkimiz olacak, biz taş değiliz. Yalnız bu tepkimiz, gücümüz ve konumumuzla sınırlı olur. Bir öğrenci olarak vereceğiniz tepki iki açıdan dikkatle seçilmelidir. Birincisi, sizin tepkiniz sebebiyle karşınızdakinin daha ağırını yapacağı bir sonuca sebep olmamalısınız. İkincisi de sonra geri adım atacağınız tepkiyi vermemelisiniz. Bunun için de eğer tepkiniz dillendirilmesi mümkün görünüyorsa dillendirin, değilse kalbinizle protesto edin o durumu. Veya uygunsa ortamdan çıkıp gidin ki harama gözünüz veya kulağınız ortak olmasın. Bütün bunları da dini yaşamanın ne demek olduğu konusunda bir yatırıma dönüştürmeye çalışın.
Ortada bir İNCİL yoktur. İncil olması muhtemel ve muharref bir birikim vardır. Dolayısıyla böyle bir muharref kitabı Allah’ın Kitabı gibi okumak ise mesele bunu, iman açısından tehlikeli buluruz. Hayır, bir kültür nitelikli okuma ise gereksiz buluruz. Müslüman vaktini Kur'an’a ve gerekli ilimlere ayırmalıdır. İlmi ihtiyacı hallolduktan sonra kültüre yönelebilir.
Sevgili kardeşim, insanlar yüzde yüz mü'min insanla evleniyorlar da sıkıntısı bitmeyen bir hayat yaşayabiliyorlar. Sen ise bile bile bataklıkta yürümeye çalışıyorsun. Ateşin etrafında tur atmamanı sana tavsiye ederim. Acilen terk et o sevdayı, bile bile tuzağa takılma.