Fetva Meclisi
Soru
Hocam İncil okumak haram mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir ilim kitabında diğer dinlerin eserlerinden nakiller yapılmasında sakınca yoktur. Bundan daha önemlisi, o nakilleri yapmaya sevk eden mantık yani nakil yapan kişinin mantığıdır. O nakillere itibar etmek başka şey, 'ne demişler' seviyesinde nakletmek başka şeydir. Her halükârda özel kanaatimiz odur ki, bir Kur'an mealinde, muharref kitaplardan nakledilebilecek bir şey olmamalıdır.
İlmi araştırmalar yapanların alanları ile alakalı ise kitaplıklarında İncil veya benzeri bir kitap bulunabilir ama mümin bir insan, hiçbir kelimesine iman etmediği bir kitabı hangi maksatla evinde bulundurabilir? Bunu düşünmeyi bile boş görmeliyiz. Allah’ın lanetine uğramışların kitap dedikleri şeyleri bulundurmak, onların şarkı türkülerini terennüm etmek maazallah kalpteki erimenin ve yuvarlanılabilecek bir uçurumun işareti olabilir. İstiğfar edip uzak durmak gerekir.
Selamünaleyküm. Bir süreliğine meal okumayın, ilmihal ve benzeri kitapları inceleyin. Bu durum sizde hastalığa dönüşebilir, dikkatli olun. Kur'an'ın kendisini okuyun. Bu tür meseleleri incelemeyin.
Diyanet ilmihali olarak bilinen bir ciltlik kitabı okuyup hazmetmeden hiçbir kitabı okumamalısın. O kitaptaki bilgiler farz bilgilerdir. Birinci ve öncelikli okuma kitabın bu olacak. Okuduktan sonra da o kitabı saklayacaksın. Altını çizdiğin yerleri zaman zaman inceleyeceksin. Bu kitaptan sonra Kur'an-ı Kerim okuyacaksın. Günde beş sayfa oku muhakkak. Bir mü'min olarak Kur'an'ımızdan en az otuz sayfa kadar ezber bilmen gerekir. O kadarı ezberle. Bunu muhakkak bir hoca denetiminde yap. Bundan sonra serbestsin. İstediğini oku. Tefsir, hadis, tarih, ne istersen.
Bir numaralı yapmanız gereken işiniz İLMİHAL okumaktır. Mealden önce İlmihal gerekir. İlmihal bilmeyenin bilgisinin teminatı olmayabilir. İlmihal kitabı, müminin imanı hayat pratiği demektir. Önce bir ilmihali, üniversite imtihanına hazırlanır gibi okumalıyız. Ardından, iki dakikada yanlışsız bir sayfa okuyacak hız ve kalitede Kur'an okumayı bilmek gerekir. Bundan sonra serbestsiniz.
Bu ümmetin ulemasının, meşayıhının yazdığı kitaplar ümmetindir. Birinden izinsiz okunamaz kitabı siz de okumayın. Kur'an, elhamdülillah izinsiz okunabiliyor, onu okuyun.
din konusundaki diğer fetvalar
Haccac bin Yusuf es-Sakafî Irak valisi olarak Emevi döneminde öne çıkmış bir isimdir. İmam Zehebî onu zikrederken, “zalim, pis, kan emici…” gibi vasıflarla zikreder. Dili iyi bilen, cesur, atılımcı biri idi. Yirmi yıl kadar icra ettiği valilik yılları kan ve zulümle doludur. Ne yazık ki bugün onu değerlendirirken “kâfir” diye kesip atamayacağımız iki önemli çizgisi vardır. Birincisi cinayetleri ve habasetlerine rağmen dinden çıktığını gösteren bir delil yoktur. Zalim deriz ama kâfir demekten ürkeriz. İkincisi de o zulümlerin yanında büyük hizmetler de icra etmiştir. Döneminde büyük toprak parçaları İslam ile şereflendi. Allah’a havale edip ibret almak en doğrusu olur zannederiz.
Elbette bilgisi ve kültürü, dış görüntüsü, ihlası gibi bilinmesi gereken başlıkları ele almadan EN TEMEL HEDEFLERİ olarak şunları söyleyebiliriz: Her şeyden önce iman ve amelde ihlası ve tatbiki ile kendini inandırmalı, sarığının hakkını vermelidir. Yani kendine imam olmayı bilmelidir. Kur'an ile yaşamak isteyen nesil yetiştirmede bir katkısı olması için gayret edecektir. Temsil ettiği makamın sahibi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi hakkıyla temsil etmenin ve kıyamet gününde insanların karşısına hüccet olarak çıkarılacağının şuurunda olacaktır. Dini bir görev almanın din adına emanetçi olmak olduğunu bilecektir.
Elbette bir mü'min olarak önümüze Allah’ın razı olmayacağı iş çıktığında tepkimiz olacak, biz taş değiliz. Yalnız bu tepkimiz, gücümüz ve konumumuzla sınırlı olur. Bir öğrenci olarak vereceğiniz tepki iki açıdan dikkatle seçilmelidir. Birincisi, sizin tepkiniz sebebiyle karşınızdakinin daha ağırını yapacağı bir sonuca sebep olmamalısınız. İkincisi de sonra geri adım atacağınız tepkiyi vermemelisiniz. Bunun için de eğer tepkiniz dillendirilmesi mümkün görünüyorsa dillendirin, değilse kalbinizle protesto edin o durumu. Veya uygunsa ortamdan çıkıp gidin ki harama gözünüz veya kulağınız ortak olmasın. Bütün bunları da dini yaşamanın ne demek olduğu konusunda bir yatırıma dönüştürmeye çalışın.
Böyle bir bilgim ve o bilgiye merakım yoktur.
SİYER veya SİRET-İ NEBİ, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin doğumu öncesinden vefatı sonrasına kadar olan olayları toplayıp kitaplaştıran ilmin adıdır. Onun şahsı ile direkt bağlantılı bütün konular, büyük oranda mübarek bedenine ait bilgiler, ahlâk ve benzeri tutumlarına dair bilgiler zamanlamaya dikkat edilerek bu ilim dalında ele alınır. İman ve ibadete ait konular açısından birinci derecede bir din kaynağı değildir. İman ve ibadete ait konularla ilgili kaynaklar HADİS/SÜNNET başlıklı kitaplarda ele alınır.
Evlenmekle dinin yarısının korunmaya daha yakın olduğunu beyan eden hadisler vardır. Bu hadisler evlenmenin ya da evlenmekle insanın kazanımlarının dinde ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir.