Fetva Meclisi
Soru
Emevi valisi Haccac için kâfir denebilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Dini kaynaklarımızın çizdiği çizgide kadın sadece HALİFE olarak emir olamaz. Halifelik yani en üst yöneticilik dışında kadının kabiliyeti varsa ve ortam onu gerektiriyorsa yapması sakıncalı bir emirlik yoktur.
“Kâfir saymak” en son ve en zor kullanılabilecek kavramlardandır. Özellikle Ehl-i Sünnet uleması “kâfir sayılır” ifadesini kolay kolay kullanmamışlardır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden sonra bu ümmetin başında Ebu Bekir radıyallahu anh halife olarak bulunmuştur. O zamanın bütün Müslümanları da buna razı olmuştur. Bu durumu daha sonra kabul etmeyen ve onun halifeliğini kabul etmeyen bid’at ehli kabul edilmiştir. Bazı Hanefi uleması öylelerini kâfir olarak görmüşlerse de genel kanaat küfürden önceki nokta olan bid’at noktasında bulundukları şeklindedir.
Sevgili kardeşim, hacc gibi büyük bir ibadet hakkında o tür iddiaların kıyamet günü hesabı ağır olabilir. Aman dikkat et! İbadet bizim, Mekke bizim, İngiliz'e lanet olsun; onun yüzünden haccı yok sayamayız. Büyük müçtehitlerin konuşması gereken hususları biz duygusal bir sözle gündeme getiremeyiz. Papaza kızıp oruç bozmak denir buna.
Selamünaleyküm. Yapılan hatanın hacmi ve adı ne olursa olsun tevbeden sonra hiçbir hata hata olarak kişiye kayıtlı kalmaz. Yeter ki tevbe ciddi olsun, samimi olsun, tevbe korunsun. Tevbenizi koruyun, istiğfar edin umutlu olun.
Mekke'de veya Medine'de kalma süreniz on beş günü buluyorsa namazları tam kılarsınız. Aksi takdirde seferi kılarsınız. Elbette, tam kılan bir imama uyduğunuzda ise onun kıldığı gibi kılacaksınız. Halkın anladığı ve abarttığı mezhep hiçbir yerde geçerli değildir. Geçerli olan İslam'dır. Fukahanın fıkhı olan mezhep ise orada da geçerlidir. Boş ve zararlı sözleri konuşmamak en iyisidir. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Kardeşim, ne kadar cüretkâr konuşuyorsunuz, din hakkında konuşmaktan Allah'a sığının! Uydurma ve hileli bilgilerdir sizin bildikleriniz. Bir kızı babasının, zorla birine vermesi yoktur. Böyle bir şey yoktur. Bunu İslam'a mal edenler yalan söylüyorlar. Yöresel çirkinliklerden biridir bu. Mirası da Kur'an taksim etmiştir. Kur'an'ın hükmü karşısında mezhep veya başka bir şey olmaz.
din konusundaki diğer fetvalar
Elbette bilgisi ve kültürü, dış görüntüsü, ihlası gibi bilinmesi gereken başlıkları ele almadan EN TEMEL HEDEFLERİ olarak şunları söyleyebiliriz: Her şeyden önce iman ve amelde ihlası ve tatbiki ile kendini inandırmalı, sarığının hakkını vermelidir. Yani kendine imam olmayı bilmelidir. Kur'an ile yaşamak isteyen nesil yetiştirmede bir katkısı olması için gayret edecektir. Temsil ettiği makamın sahibi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi hakkıyla temsil etmenin ve kıyamet gününde insanların karşısına hüccet olarak çıkarılacağının şuurunda olacaktır. Dini bir görev almanın din adına emanetçi olmak olduğunu bilecektir.
Ortada bir İNCİL yoktur. İncil olması muhtemel ve muharref bir birikim vardır. Dolayısıyla böyle bir muharref kitabı Allah’ın Kitabı gibi okumak ise mesele bunu, iman açısından tehlikeli buluruz. Hayır, bir kültür nitelikli okuma ise gereksiz buluruz. Müslüman vaktini Kur'an’a ve gerekli ilimlere ayırmalıdır. İlmi ihtiyacı hallolduktan sonra kültüre yönelebilir.
SİYER veya SİRET-İ NEBİ, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin doğumu öncesinden vefatı sonrasına kadar olan olayları toplayıp kitaplaştıran ilmin adıdır. Onun şahsı ile direkt bağlantılı bütün konular, büyük oranda mübarek bedenine ait bilgiler, ahlâk ve benzeri tutumlarına dair bilgiler zamanlamaya dikkat edilerek bu ilim dalında ele alınır. İman ve ibadete ait konular açısından birinci derecede bir din kaynağı değildir. İman ve ibadete ait konularla ilgili kaynaklar HADİS/SÜNNET başlıklı kitaplarda ele alınır.
Elbette bir mü'min olarak önümüze Allah’ın razı olmayacağı iş çıktığında tepkimiz olacak, biz taş değiliz. Yalnız bu tepkimiz, gücümüz ve konumumuzla sınırlı olur. Bir öğrenci olarak vereceğiniz tepki iki açıdan dikkatle seçilmelidir. Birincisi, sizin tepkiniz sebebiyle karşınızdakinin daha ağırını yapacağı bir sonuca sebep olmamalısınız. İkincisi de sonra geri adım atacağınız tepkiyi vermemelisiniz. Bunun için de eğer tepkiniz dillendirilmesi mümkün görünüyorsa dillendirin, değilse kalbinizle protesto edin o durumu. Veya uygunsa ortamdan çıkıp gidin ki harama gözünüz veya kulağınız ortak olmasın. Bütün bunları da dini yaşamanın ne demek olduğu konusunda bir yatırıma dönüştürmeye çalışın.
Böyle bir bilgim ve o bilgiye merakım yoktur.
Evlenmekle dinin yarısının korunmaya daha yakın olduğunu beyan eden hadisler vardır. Bu hadisler evlenmenin ya da evlenmekle insanın kazanımlarının dinde ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir.