Fetva Meclisi
Soru
Hocam ''Haramda huzur ararsan, huzur sana haram olur.'' sözünden yola çıkarak evlilik öncesi eşlerin dini hakikatleri bilerek veya bilmeyerek flört dönemi yaşamış olması, o evliliğe o aileye manevi açıdan ve maddi açıdan bir ömür kesin olarak zarar verir mi, hayırsız kılar mı? Evlilik huzurunun temel ölçüsü ve rahatlığı iman hakikatleri de olsa, iyi bir eş iyi bir anne ve baba olmasını bilen insanların flört dönemi de olsa evlenmelerinde bir mahzur, hayırsızlık var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Boşanmayı düşünerek evlenmek caizdir. Zira hiçbir evlilik ölesiye değildir. Evlenme/boşanma konusunda insanın hürriyeti kalkmış olmaz. Bu bir ahlak eksikliği, şahsiyet bozukluğudur. Müslüman’a yakışmaz. Asla insani bir tutum olmaz bu. Buna rağmen çağdaş ifadesiyle hukuken geçerli bir evliliktir bu evlilik. Yapılan iş ise haramdır. Çünkü ortada bir aldatma, gizli hesap çevirme vardır. Sizin yapmanız gereken şey şudur: Tevbe edin, istiğfar edin. Şahsiyeti güçlü ve açık yürekli bir Müslüman olmaya çalışın. Evliliğinizde bir sakınca yoktur biiznillah. Kıymetini bilin.
Tevbe kâğıt üzerinde olmaz. Tevbe hayatı kökten değiştirmek, o hatadan kimyasal dönüşüm gibi sıyrılmak demektir. Öyle bir tevbe ise yok bir zararı elbette. Ama o tevbe “…cek cak” tevbesi olmayacak.
Selamünaleyküm. Böyle bir tereddüt varsa elbette sormalı ve gerekeni de yapmalıdır. Tereddüt olmadan sorulması ise fitneye neden olacaksa sorulmasın.
Selamünaleyküm. Şunu bilmeliyiz: Tevbe yüzde yüz temizler. Yüzde yüz! Zina eden ve hâlâ tövbe etmeyen biri kesinlikle temiz biri ile evlenemez. Tövbe eden ise, tövbesinde samimi ve ısrarlı ise temizdir. Herkes gibidir. Geçmişindeki hatayı beyan ederek, onu kabul eden biri ile evlenebilir.
Selamünaleyküm. Siz haram yememe, Allah'tan korkarak yaşama azminizi bozmayın. Eşiniz, haramı inkâr eden biri ise nikâhınız tehlikeye girer. Öyle değilse eşiniz ortada bir durumda demektir. Dua edeceksiniz, sabredeceksiniz. Eşinizle yüz yüze bu durumu açıkça konuşun, rica edin. Bir zaman sonra bunu tekrar edin. Tamamen haramla beslenmedikçe ayrılma zorunlu olmaz. Bu durumu tespit ettirmek için imanına itimat ettiğiniz bir akrabayı devreye sokun, ondan fikir almaya çalışın. Dua etmeyi unutmayın.
Mesele şöyledir: Müslüman bir kadın hiçbir şekilde hiçbir MÜSLÜMAN OLMAYANIN eşi olamaz. Müslüman değil iken evli olduğu Müslüman olmayan erkeğin nikâhı kadın Müslüman olduğu an düşer. Eğer henüz ilişkiye girmeden Müslüman olursa kökten ayrılmış sayılırlar. İlişkiden ve belli bir beraberlikten sonra ise Müslüman olması yine ayrılık olur ama bu sefer kadın üç aybaşı geçirecek kadar iddet bekler. Bu iddet süresince eşi de Müslüman olursa bir araya gelmelerinde sakınca olmaz. İddet bittiği hâlde erkek Müslüman olmazsa kadın sonsuza kadar eski kocasından ayrı kalmış demektir. Bu kural bizzat Kur'an’ımızda zikredilen bir kuraldır. Dolayısıyla hiçbir şekilde bir içtihatla değiştirilip esnetilemez. Bunu kabul etmeyen kadın dini inkâr etmiş olur. Kabul ettiği hâlde eski eşinin yanında kalmaya devam ederse bu durum da bir zina durumudur. Biz dinimizin kurallarını birileri dinimizi beğenecek veya beğenmeyecek üzerinden düşünemeyiz. Böyle düşünecek yerde, bu durum erkeklerin de Müslüman olmasına sebep olduğunu düşünsek daha iyi olmaz mı?
eş konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir şey için sadece “gereksiz kuruntu” diyebilirim.
Evlenmeyi sadece bir itaat kavramı içinde düşünmek yanlış olur. Evlilik hayattır. Hayatı düşünür gibi düşünmelidir evlenmeyi. İtaat onun bir bölümüdür sadece. Ana hatları ile genç bir kızın evlilik düşüncesi için şu şablonu çizebiliriz: Her şeyden önce biyolojik olarak vakti gelen bir evlilik düşünmelidir. Evlilik vakti yaşla ilgili değildir. Her bedenin evlenme ihtiyacı için zamanı farklı olabilir. Mü'min bir insan olarak imanı ve dini ekseninde bir tasarım yapmalı ve asla bunu taviz konusu olarak görmemelidir. Evliliği ile alakalı olarak anne babasının onunla bağlantısı ihmal edilmeyen bir evlilik düşünülmelidir. Kabiliyet, ekonomik denklik, kültür, etnik ve çevre faktörleri ihmal edilmemelidir. Bunlara dikkat edilmemesi durumunda evlilik bilerek zora sürülmüş olur. Evliliğin gerçekleşeceği zamanın sosyal hayatı ve evliliğin bulunduğu nokta dikkate alınmalıdır. Asla istişare edilmeden kararlar verilmemelidir. Beğenme, sevme ve bağlanma gerçekleşmeden istişareli iş yapılmalıdır. Yaşlı insanların birikimi çok önemli bir fırsattır. Duygusallığın etkisinde kalınması durumunda genç yaştaki bir kızın kendi kuyusunu kazabileceği gerçeği unutulmamalıdır. Evlilik açısından gerekli sağlık tedbirleri alınmalı, yaşanan sağlık sıkıntıları ve evlilik uzmanı ile istişare edilmelidir. Öyle veya böyle tevekkül çizgisinde yol almak kalbe huzur verir.
Belirttiğiniz büyük günahı yani Allah’a küfretmeyi yapan bir insan dinden çıkmış olur. Eşi ile nikâhları da o anda biter. Eşinin iddet bekleme süresi (üç hayız dönemi) geçene kadar tekrar tevbe edip iman ederse yeni bir nikâha gerek kalmadan bir araya gelebilirler. Bu süre içinde tevbe etmezse iddet bitimi ile beraber nikâh da sonsuza kadar bitmiş olur. Yıllar geçse de durum böyledir. Daha sonra ne zaman tevbe eder ve yeniden evlenmek isterlerse iki şart önemlidir: a- İman ve tevbe gerçekleşmiş olacak. b- İlk evlilik gibi yeniden nikâh yapacaklar. Bu hükmü bu şekilde bilmeden dinden çıktığı hâlde karı koca olmaya devam ettikleri günler varsa, onun için Allah’a istiğfar edecekler. Ayrıca yapılacak bir iş yoktur.
Bir büyük başa birden fazla hisse ile girilebilir. Bu hisselerin “kurban bayramındaki kurban” niyetine olmaları gerekmez. ALLAH RIZASI İÇİN KESİLEN her kurban o hisselerden biri olabilir.
Hanefi mezhebi fukahası bu nedenle nikâhın feshedilmesini uygun bulmazken diğer üç mezhebin fukahası bu nedenle nikâhın feshedilebileceğini söylemişlerdir.
Bir kadının kocasının evi dışında kimsenin evinde dinen zorunlu olduğu bir görevi yoktur. Bir insanlık, nezaket, sosyal ilişki olarak bakılmalıdır meseleye. Siz dinen sorumlu değilsiniz ama ortada eşinizin annesi ve babası var, yapabildiğiniz kadarı ile yapmaya çalışın. Durumu da eşinizle değerlendirin. Eşiniz size anlayış gösterdikten sonra diğerlerinin ne diyeceğini önemsemeyebilirsiniz.