Fetva Meclisi
Soru
Hocam ülkemizde faizin artık çok cazip bir hale gelmesiyle ticaretin ahlakı bozulmaya başladı. Kimse vaktinde ödeme yapmıyor, kredi kartı kullanımları faizden kaçınılmayacak bir düzeye geldi. Kredi kartı kullanım ücretleri bile çok ciddi anlamda yükseldi. Faizin bu kadar ticaretin kaçınılmaz bir noktasında yerleştiği bu toplumda, ticaret yapan insanlar istemsiz de olsa bu faiz sisteminde bulunarak elde ettikleri kârları nasıl değerlendirilmeli?
Cevap
Benzer fetvalar
Sadece kart olarak kullanılmasında bir sakınca olmaz ama kullanılan paraya fark verilecek durum oluştuğunda haram devreye girer. Bu nedenle ayrıntısını bilerek kullanılmalıdır o kartlar.
Selamünaleyküm. KREDİ, para karşılığı borç almak demektir. Faiz de budur ve haramdır.
Aleykümselam. Bankaya bulaşma anlamına gelen her şeyde fıkıh açısından bir sıkıntı oluşacağı muhakkaktır. Bu sıkıntıyı ikiye ayırabiliriz: Bankanın faizine bulaşma ve banka üzerinden faizine bulaşmadan da olsa iş yapma. Her ikisinde de sıkıntı olduğu muhakkaktır ama faizin kendisi ile sıkıntıya girmekle faizli bir yerde iş yapmaktan ötürü sıkıntıya girmeyi aynı tutamayız. Kredi kartını kullanmayı da bu açıdan ele alırız. Eğer kart faiz ödemesine neden oluyorsa birinci sıkıntı ortaya çıkar. Öyle bir faiz ödeme durumu olmuyorsa ikinci türden sıkıntı oluşur. İkinci türden bir sıkıntıyı da, belli bir zaruret ya da alternatifsizlik gibi kalıplara oturtabiliriz. Bu da kişinin imanı ve takvası ile alakalıdır. Burada faizli bir kurumla beraber bulunma riskini herkes kendi ölçüsünde değerlendirecektir. Maalesef iş adamlarımızın sözünü ettiğiniz endişelerine çare üretebilecek durumda değilim. Onları ve bizi Allah Teâlâ'nın haramlardan muhafaza etmesine dua ediyorum.
Selamünaleyküm. Mağazanın niteliği, orayla ticaretin helal olup olmamasından başka bir mesele olmak kaydıyla böyle bir kartın kullanılmasında sakınca yoktur.
Kredi kartı ile alışveriş yapmak haram değildir. O alışverişi daha sonra faize bulaştırmak haramdır. Evet, kredi kartı ak süt gibi helaldir diyemeyiz. Ama haram demek için de zorlanmak gerekiyor.
Faiz düzeyinde bir haramdan belki söz etmek mümkün değildir. Ama yine de takva yönünü tercih edip banka kökenli her şeyden uzak kalmak evladır. Allah'a emanet olun.
faiz konusundaki diğer fetvalar
Sorunuz detay vermeyi gerektirdiğinden dolayı cevabı açarak ve olabilirler üzerine kurarak cevap yazıyorum. Kesin bilgi sahibi olmadan ihtimallere dayalı olarak eşinizin kazancını şüpheli olarak nitelemeniz doğru değildir. Eşinizin post cihazı/nı kullanması (meşruluk şartlarına riayet ederek) günümüzde ticaret yapan kimse için eleştirilecek veya günah sayılan bir durum değildir. Eşiniz helal bir ticareti kurallarına göre yapıyorsa/yapmaya gayret ediyorsa kazandığı para helaldir; sadaka olarak dağıtabilirsiniz. Ancak eşiniz helal-haram hassasiyetinin zayıf olduğuna kuvvetli bir kanaatiniz varsa helal tarafına niyet ederek yine hayırlarda bulunabilirsiniz. Hayır yapmak için kazancın yüzde yüz temiz olması gerekmez. Kazancınızın kirli tarafı varsa sevap beklemeden dağıtarak temizlersiniz. Aynı şekilde temiz tarafına da niyet ederek sevap ümidiyle hayır yapabilirsiniz. Kazancı şüpheli olan kimselerin yardım yapmasıyla ilgili tavsiyemiz evinizin bereketi kaçmaması için şüpheli tarafın sevap beklenmeden fakirlere verilmesi şeklindedir. Eşinizin kazancıyla ilgili hiçbir bilginiz yoksa veya küçük şüpheleriniz varsa bile helal kazanç olarak kullanabilirsiniz. Özetle eşinizin size hayır yapmanız için teslim ettiği içeriğiniz bilmediğiniz parayı iyilik yapmak üzere kullanmanızda sakınca yoktur.
Faizden tevbe etmiş ve bu günahtan kurtulmak isteyene yardım edilir ve edilmelidir. Yalnız bu konuda tevbe etmemiş kimseye ise mesafeli durmak doğru olandır.
Sorunuzdan anladığımız, kazancının tamamı haram olmayan bir evde kadın olarak kalıyorsunuz. Helal olan kazancına niyet ederek evdeki yiyeceklerden istifade etmenizde sakınca yoktur. Zaman zaman içinizde bir huzursuzluk belirirse de istiğfâr edersiniz. Yalnız bu konuda vesveseye kapılmamaya da özen gösterin.
Böyle bir durumda yapılması gerekenler şunlardır: -Eşine nasihat et, faizli bir kazançla hayat kurulmaması gerektiğini güzel dille anlat. -Kayınpederden miras kalan parada faiz olduğunu bilseniz bile onun tüm malı faizle kazanılmış sayılmaz. İçinde helal kazancı da olabilir. Bu kısım/anapara mirasçılar arasında paylaştırılabilir. Diğerleri sevap beklentisi olmadan ihtiyaç sahipleri arasında dağıtılır. -Paranın tamamı faizle kazanıldıysa ve bu kesin olarak biliniyorsa uzak durulması gerekir/alınmaz.
Doğrudan faiz bir kurumunda çalışmıyorsunuz. Sadece enerji verimliliğiyle ilgili teknik bir hesaplama aracı geliştiriyorsunuz. Bu aracın daha sonra birileri tarafından kredi sistemine kolaylık sağlaması, sizin niyetinize ve amelinize zarar vermez. Yani temelde ürettiğiniz şey helâldir. Bir ürünün, sonradan birilerinin günaha vesile olacak şekilde kullanılması (eğer siz bunu istememiş ve yönlendirmemişseniz) sizi günaha sokmaz.
Farkında olmadan bile olsa faizle elde edildiğini sonradan öğrendiğin parayı alman doğru değildir. Mümkünse bu miktarı elinden çıkarmalısın. Bu şekilde hem dinî hassasiyetin korunur hem de kalbin rahat olur.