Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben şu anda Descartes adındaki Fransız bir filozofun eserini Türkçeye tercüme ediyorum. Bir yayıneviyle anlaşmak üzereyim ama evvelâ size danışmak istedim. Bu kitapta filozof hakikate olan bakışını anlatıyor, gerçeğe sezgi ve çıkarım yoluyla ulaşabileceğimizi söylüyor. Eserin tamamını okumadım ama şimdilik bir sorun göremedim yazdıklarında. Felsefi içerikli olmasından dolayı bu eseri çevirmem caiz olur mu hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Hayatın her döneminde Allah Teâlâ bizi sınayacaktır. Bu sınamanın bir kiliseye girip girmemek olarak anlaşılması yanlıştır. Her yer ve her kişi bir sınanma konusudur. Güvenli zannettiğinden de sınanabilirsin. Felsefe bir nebze gerekli olabilir ama mübarek değildir. İlaç gibi kullanılabilir sadece. Tespitlerin isabetli olmuş. Allah yardımcın olsun.
Aleykümselam. Felsefe, yararı ile zararı tartılamayacak kadar karmaşık bir çalışmadır. İlerisi için kazancınızın helal olması açısından değil de aklınız sizde kalır mı açısından bakın meseleye. O bölümde ilerlememenizi tavsiye ederiz size.
Felsefe biri ilim dalı olarak atılmalıdır, yok kabul edilmelidir diyemeyiz ama felsefe ile girdiği bataklıktan çıkamayan pek çok insanı gördükten sonra felsefe için riskli bir daldır deriz. Geçmişte felsefe, pek çok bilim dalı için öncülük etmiş idi. Bu nedenle şöhretli bir yeri oldu. Bugünkü felsefe o günkü felsefe değildir zannımızca. Yaptığımız her işte ahiret endişesi taşımamız gerektiğine göre ahiret endişesi açısından felsefeden uzak durmayı ilke edinmemiz gerekir.
Felsefe bir bilim dalı olarak neticede bilimdir. Müslüman olarak da bizim, insanlığın yararına olan hiçbir bilime direkt karşı olmamız mümkün değildir. İslam tarihimizde felsefe, dini şekillendirme, fırkaları çoğaltma, naslara karşı cüreti artırma gibi sakıncalı uçlarda kullanıldığı için felsefeye karşı bir karşı duruş oluşmuştur. Bu karşı duruş da yüzde yüz haklıdır, gereklidir. Felsefi düşünen İslam âlimi ile felsefesiz düşünen İslam âlimi arasındaki fark, Ashab-ı Kiram ile bizim dönemimizdeki âlimlerin arasında gözle hissedilen fark gibidir. İlahiyat fakültelerinde ders maddesi olarak okutulan felsefenin, tecvidi düzgün olmayan, şöyle bir beş cüz bile ezber bilmeyen talebelere okutulmuş olduğunu görünce söylenecek söz de kalmamış demektir. Felsefe, ilgili bölümlerinde okutulmalıdır ama Kur'an, hadis ve fıkıh yerine konmamalıdır. Akideye burnunu sokmamalıdır.
Faizle çalışan bir bankada memur olabilmek için aç/açık kalmak gerekir. Ekmek bulamayanın karnını doyurmak için orada çalışmasına izin verilebilir. Size yöntem ve hile gösteren ise bir nevi züğürt tesellisi yapmış. Asla doğru değil bu sözler. Faiz bir cinayettir. Mü'min için kabul edilebilir yanı yoktur. Allah’a güvenin, rızkınızı başka bir yerde arayın, bulunca da çıkın.
İmam Rabbani’nin Mektûbat’ı bereketli bir kitaptır. Belli bir ilim seviyesi hatta belli bir özel tasavvuf bilgisi olmayan için neredeyse HİÇBİR FAYDASI olmaz; gayet ağır ve özel bir konu etrafında yoğunluğu olan bir kitaptır. Onun yerine bir ilmihal okumanız daha iyi olur. Riyâzü’s Salihîn alın, şerhi ile onu okuyun. Az olan vaktimizi en iyi şekilde değerlendirme yollarını bulmalıyız. Allah’a emanet olunuz.