Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben bir dernekte faaliyetlerde bulunan davetçi bir kızınızım. İçimi kemiren bazı hususlar olduğu için sizlere danışmak istedim. Bulunduğum dernekte dekora çok önem veriliyor. Amaç gençler kafeye gideceklerine bu tarz mekânlara gelsin ve dikkatlerini çeksin diye. Mesela masa varken değiştiriliyor ya da başka bir eşya alınıyor. Bazen içten içe acaba israfa mı giriliyor diye düşünüyorum. Bir de insanların maddi yardımlarıyla bunlar olunca daha da korkuyorum. Sizce nasıl bir yol izlemeliyiz? Bizi aydınlatırsanız sevinirim.
Cevap
Benzer fetvalar
Kimseye yardımda da bulunmayın böyle bir yer de açmayın. Biz camilerde bile nasıl hatasız olabiliriz diye endişelenirken sizin hayalinizin konacak bir yeri yoktur. Asla tavsiye etmeyiz size. Hangi zamanda yaşadığınızı zannediyorsunuz siz? Daha ev eksenli ve daha kadınca işler yapmaya bakınız. Allah yardımcınız olsun, size niyetlerinizin güzellerini ihsan etsin.
Eğer gerçekten Allah için bir iş yapmayı düşünüyorsan öncelikli olarak kendini yetiştirmelisin. Yıllarca medreselerde ilim tahsil edenler bile her şeyi yapamıyorlar, yaptıklarından netice alamıyorlar. Şeytan seni böyle bir işle oyalayabilir, dikkatli ol. Sen çevrendeki bir imama ya da bir derneğe git ve neler yaparsan faydalı olabileceğini soruştur, dediklerini yap. Anlattığın şey bir tür eğlenceye benziyor.
Allah Teâlâ seni muhafaza buyursun, ümmetin güçlü bir fidanı olarak seni yaşatsın. Asıl düşüncen bugünün olsun. Bugün imanı güçlü, enerjisi taze bir genç olarak kalmaya bak. Bunu öncelikli yap. İlerideki bir planı tasarlarken bugün şeytanın maazallah avucunda erime tehlikesi yaşama. Önce bugün. Yarın ise babanın teklifine de hazır ol yeni bir açılıma da. Eğer sen o güne kadar bu iradeni sarsmadan kullanabilirsen o gün biiznillah en iyisini yapmaya muktedir olabilirsin. O güne gelinceye kadar güçlen. Bulunduğun alanı zorla toparlayan değil hakkını veren biri olarak sürdür. Hiçbir işte zayıf kalmaya hakkımız yoktur. Allah’a emanet olasın.
Aleykümselam. 'Vakıf veya derneği din gibi görmek' cahillikten başka bir şey değildir. 'Vakıf veya derneği gereksiz görmek' de akıllıca bir iş değildir. Her şeyi yerli yerine oturtmak gerekir. Bir mü'min ne vakıfta iyi mü'min olur diyebiliriz ne de evinde iyi olur diyebiliriz. Herkesin kapasitesi ve ihtiyacı farklıdır. Sizin gibi bir anne kadının evi en büyük merkezi olmalıdır. Vakıf ve toplantılara da evinden artan zamanlarında gitmelidir. Haftada dört gün az da olabilir çok da olabilir; bu kişiden kişiye değişir. Sizin kalbiniz orada huzur bulmadığına göre terk edin orayı. Yeni bir yer bulmaya çalışın. Öncelikle de eşinizin izin verdiği yer olsun. Dini kendisi gibi gören hocada da, vakıfta da hayır yoktur. Daha mutedil düşünün, abartmayın konuyu. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Mü'minler, bir vücudun azaları gibidirler; bir yerdeki sızıyı her yerden hissetmek zorundadırlar. Bir mü'min kardeşin, hatasını görüp de onu hissetmemek bize ait bir tavır değildir. Şu kadar ki, daha ağır bir hataya mesela onun 'boş ver' demesine neden olacak davranışı da kabul etmeyiz. Duruma bakın, yararlı olacak zannederseniz nezaketle ikaz edin. Aksi takdirde susmayı yeğleyin. Siz niyetinizle ve samimiyetinizle kazanırsınız. Nefisleri kabartmadan, incitmeden ve kınamadan yapmak gerekiyor. En azından imamlara, böyle bir hata gördüğünüzü hatırlatarak onlara söyletebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Çıkabileceğiniz dağlara çıkın, sarp yollarda kendinizi eskitmeyin. Üç beş sayısıyla da ilgilenmeyin. Allah'ın kiminle neyi yayacağını bilemeyiz. Bir kişi de sizin için büyük bir gaye gerçekleştirebilir. Yılmayın, devam edin. Gelenin kadrini bilin, gelmeyene rica edin, yolunuzu devam edin.
bağış konusundaki diğer fetvalar
Bahsettiğiniz karar aşamasıdır. Hayvan alınmadıktan sonra bu tür niyet değişikliklerinin bir önemi yoktur. Önce birisine niyet ettikleri için kesinlikle onu yapmaları gerekmez.
Size daireyi bağışladığında sizin tapuya giderek daireyi almanız gerekirdi. Siz almadan önce o öldüğüne göre daire mirasçılarınındır. Mirasçılar size verirlerse daire sizin olabilir. Vermezlerse onlarındır.
Yasal zorunluluğu olmayan hiçbir şeyi vermek zorunda değilsiniz. Bağış adı altında siz bile isteye verdiğiniz şeyden de şikâyetçi olamazsınız. Eğer yasal olmayan bir işlem yapılıyorsa onu teftiş etmek de devletin görevidir. Bu konuda vatandaş olarak varsa hakkınızı savunursunuz. Eğer vatandaş olarak sizin yapabileceğiniz hiçbir şey yoksa o zaman zaten sorumlu olmazsınız.
Kişinin niyeti ve sizin vekâletiniz varsa bağış da kurban da geçerli olur. Ancak parayı ödememesi onun borcudur. Olur da kişi bağış veya kurban parasını ödemezse, bu onun üzerinde borç olarak kalır. Sizinle bağışçı arasında borç hukuku gerçekleşir. Ama sizin niyetiniz ve vekâletinizle yapılan ibadetlerde bir sorun olmaz. Yardım veya kurban bağışı konularında, ilgili kişiyle paranın ödenme şartlarını ve süresini baştan konuşmanızı tavsiye ederim. Böylece kafa karışıklığı veya hak ihlali olmaz.
Sen insanlara ‘bu verdiğiniz parayı kurbana harcıyorum’ dediğiniz bir üslupla yaparsanız bu işi, artırdığınız para size haram olur. Çünkü insanlara yalan söyleyerek almış olursunuz. Kurban organizesi yaptığınızı ve verdikleri para ile kurban keseceğinizi ama kendinize de organize payı alacağınızı söyleyerek alırsanız artanın size kalmasında sakınca olmaz.
Tercihinizi Gazze'deki müminlerden yana yapsanız çok daha iyisi olur. Allah kabul etsin. Âmin.