Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam bu mesajı yazmadan önce gıybet ile ilgili olan fetvalarınızı okudum ama benim soracağım sorunun tam cevabını alamadığım için mail göndermeye karar verdim. Hocam anladığınız gibi sorum gıybet ile alakalı. Yanımızda gıybet yapılırken konuşulanın gıybet olduğunu söylüyorum ama bu söylediğimiz doğru deyip devam ediyorlar zaten doğru olduğu için gıybet diyorum, devam ediliyor. Ya da söylemezsem içimde kalır söyleyeceğim diyorlar... Bu kişiler haramı yok saydıkları için dinden çıkmış olurlar diye ses çıkaramıyorum ama gıybetini ettikleri kişinin hakkında işte yanlış yapılıyor, keşke yapılmasa, Allah ıslah etsin ya da eğer tek taraflı konuşuluyor ise belki öyle yapmak istememiştir gibi şeyler söylemeye çalışıyorum konuyu değiştirmeye çalışıyorum ama içim rahat değil bu kişilerle de alakamı kesemiyorum Ya çok yakın akrabam ya da kapı komşum ne yapmalı nasıl uyarmalıyım... Hocam riyadan nasıl korunuruz şeytan sürekli vesvese veriyor farzlarda riya olmaz diye duymuştum bu doğru mu mesela bir başörtüsü örteceğiz siyah ört o daha takvalı gösteriyor diyor ya da o daha çok yakışıyor diye vesvese veriyor. Başkasının yanında Kur'an -ı kerim okuyacağımızda normal başlıyorum şöyle oku böyle oku diye bu konu beni rahatsız ediyor size şu yazıları yazarken bile boş durmuyor hocam lütfen çok iyi anlamak istiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Değerli kardeşim, Gıybet en ağır haramlardan biridir. Gıybeti yasaklayan Kur'an âyeti “ölmüş kardeşin etini yemek” şeklinde tarif ediyor gıybeti. Gıybetin yaygınlaşması, herkesin dilinde olması onu helalleştirmez, sıradanlaştırmaz. Bu bir ihmaldir, hatadır. Allah Teâlâ’dan bizi böyle bir afetten muhafaza buyurmasını dileriz. Elbette elimizden geldiği kadar sakınacağız, beceremediğimiz olursa onun için de Rabbimizin affına sığınacağız. Gıybet, mü'min kardeşini arkasından onun hoşlanmayacağı şekilde konuşmandır. Bu bir onur zedeleme eylemidir. Yasak olan da o onurun zedelenmesi meselesidir zaten. Gıybetin caiz olduğunu söyleyebileceğimiz noktalar da vardır. Prensip olarak gıybetin her çeşidinden sakınmalıyız ama aşağıdaki başlıklarda gıybet haram değildir. Bunu da bilmeliyiz: a. İnsanlara zulmeden bir zalimin zulmünü anlatmak gıybet sayılmaz. Zalimin zulmü konuşulur. b. Evlilik, ortaklık ve benzeri ilişkileri oluşturmak için istişare ederken geçen doğru sözlerden de gıybet oluşmaz. c. Dini anlatan insanların aleni yanlışlarını doğru olarak anlatmak da gıybet olmaz. Bu bir dini koruma eylemi olur. Ancak neyin nasıl söyleneceği yani teşhirin şekli ayrı bir konudur. d. Büyük günahlardan birini alenileştirerek işleyen ve fasık durumuna düşenin hâlini konuşmak da gıybet olmaz. e. Meçhul birinin arkasından konuşulan şey gıybet değildir. Konuşulan şeyden kimin etkilendiği anlaşılmıyorsa o gıybet değildir. f. Aldatan birinin aldatmasını açıklamak gıybet değildir. Mesela bir ticari ilişkide aldatma üzerine kurulu bir alışverişin gerçeğini bilen biri “seni aldatıyor” diye kardeşini uyarsa, bu gıybet olmaz. g. Tanıtım ve bilgilendirmeyi aşmayan bir söz gıybet değildir. Mesela “Topal İdris” sözü, herkesin topal olarak bildiği biri olduğu ve başka türlü de tanıtılamayacağı bir ortamda gıybet oluşturmaz. h. Müftüye fetva sorarken konuşulmak zorunda kalınması gıybet değildir. i. Yardıma muhtaç birinin yardım gerekçesini başka türlü izah edemeyecekse konuştuğu gıybet olmaz. j. Dine ilaveler sokan bid’atçi birinin yaptığı işin konuşulması da gıybet olmaz.
Selamünaleyküm.Bütün insanlığı ıslah etme heyecanı ile çalışacağız ama sonunda asıl gayenin kendimiz olduğunu unutmayacağız. Gıybet örneğinde meselâ, gıybetin bütün insanlıktan kalkması için gayret ederken biz önce kendimizi ondan uzak tutmanın yollarını arayacağız. Metodumuz bu olmalıdır. Bir de duayı unutmayalım.
Aleykümselam.Allah’ın emirleri ve yasakları ile aynı anda yüz yüze geliyorsak, başka bir ifade ile bir emri yaparken bir haram ile yüzleşeceksek o emri yapmayız. Sıla-ı rahim, akrabalık ilişkileri bu şekilde değerlendirilebilir. Eğer bir ziyaret harama düşürüyorsa bizi, o ziyareti erteleyebiliriz veya haramsız kadarı ile yaparız.Müslüman, tövbe eder. Tövbesini korur. Sonrasını da Rabbine havale eder. Daha ileri giderse şeytanı memnun eder.
Selamünaleyküm. Sizi rahatsız biri durumuna getirecek işlerden uzak kalmalısınız. Kimliğinize zarar verdiğine göre öyle konulara girmeyin. Siz de dininize başka yollarla hizmet edin, şeytan sizi yıpratmasın.
Elinizden geleni yapın. Gerisini Allah'a havale edin. Yanınızda gıybet edileceği zaman kalkmak için müsaade isteyin; ortamda bulunmayın. Gıybetten kaçmak da ibadettir. Heyecanınızı kırmayın, kendinizi motive edin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bu saydıklarınız da kibir gibi bir sorundur. Şeytan siz bu başlıklarla meşgul ederken asıl kimliğinizi eritiyor olabilir. Bunun adı evham veya kuruntudur. Terk edin bunları ve asıl işinize bakın. Derslerinizi iyi çalışın, çevrenizde Allah'a davet vazifenizi yapın. İbadetlerinize sarılın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu ifadenin sünnet'e dayanan bir aslı yoktur. Yaygınlığı ve anlamı itibarıyla hoş görülmüştür. İnşaallah sakıncası da yoktur.
Selamünaleyküm. Mü'minin niyeti ve niyetine muvafakât eden ameli muteberdir. Kati haram olan bir durum söz konusu olmadıkça ihtilaflı sayılabilecek bir mesele mü'min, azmedip bulunduğu yeri cari ecir deryasına çevirebilir. Yeter ki kendini aldatmasın.
Selamünaleyküm. Rüyada bir sakınca yoktur. Asla ayıplanamazsınız. Buna rağmen rüyalı pozisyondan kurtulmanız iki şeye bağlıdır. Birincisi gündüz gözünüzü şehveti kışkırtan şeylerden koruyacaksınız. İkincisi de gıdanızın yüksek proteinli olmamasını sağlayacaksınız.
Selamünaleyküm. Biz ve bütün Müslümanlar, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e bağlıyız. Liderimiz de O'dur örneğimiz de. Ebu Hanife (rahmetullahi aleyh), fıkıh dersi hocamızdır. İmam Maturidî (rahmetullahi aleyh) ise akide hocamızdır. Okulumuz aynı, derslerimiz aynıdır.
Selamünaleyküm. Recm, zina eden evli bir erkek veya kadının taşlanarak öldürülmesidir.
Selamünaleyküm. Önce iyi bir tevbe etsin, tevbesinde samimi olsun. Bir keffaret tutması inşaallah yeterli olur.