Fetva Meclisi
Soru
S.a hocam. Babamın ilk eşinden 1 kızı olmuş. Ama çocuk dogmadan ayrılmışlar. Babam mevcut eşyaları nafaka ve geçim sıknıtısı çekmemeleri için ayrıldıgı eşine bırakarak gitmiş. Daha sonra ilk eş evlenmiş. Ablam da yurtdışından biriyle evlenmiş ve yurt ikamet etmekte. Şu ana kadar kendisini hiç görmedim 1-2 kez telefonla görüştük gelecegini söyledi ama hiç gelmedi. Duyduguma göre annesi babamla görüşürse hakkını helal etmeyeceğini söylemiş. Biz kardeşiz, 3 kardeşiz acaba görmediğimiz ablamız da mirastan hak sahibi midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir kişinin özel mağduriyeti, kendisine düşecek mal taksimatı konusunda farklı olmasını gerektirmez. Diğer kardeşlerin sizin için hususi bir ferağati olursa size farklı bir şey verilebilir. Mağdur ya da zorda olan biri olmanız başka şey, payınıza düşeni almanız başka şeydir.
Babanızın rızası olmayan bir işten hayır görmezsiniz. Ailenizden birilerini aracı yapın, yalvarın ama onun gönlünü yapın. Babanız, evlilik sizin için artık farz haline geldiği hâlde evlenmenizi engeller ve size evlenebileceğiniz uygun başka bir alternatif göstermezse o zaman sizin istediğiniz evliliği yapmanızda bir sakınca olmaz. Allah'a emanet olun.
Ablanız babanıza para verirken 'BORÇ' verdiğini belirterek, babanız da 'BORÇ' olarak almamış ise bu bir babaya hibe durumundadır. Anlaşılan da sonuç böyle çıkacaktır. Bir borç sözleşmesi söz konusu ise o takdirde babanız aldığını geri verecektir. Bu durumda borç değil de kızın parasını babaya vermesi şeklinde bir anlayış ortada olduğundan babanızın yaptığında bir zulüm vardır ama ablanızın ahiretini tehlikeye atmamasını tavsiye ederim. Eğer babanız buradaki haksızlığa göz yumuyorsa işi ahirete havale ediyor demektir. Ablanız alacağını orada alsın, daha kârlı olur. Allah'a emanet olun.
Verdiğiniz bilgi karışık. Ayrıca miras konusu olduğundan daha doğru cevap alabilmek için en yakın müftülüğe giderek yüz yüze bilgi almanızı tavsiye ederim. Mal sebebiyle akrabalık ilişkilerinizi zedelemeyin. Dikkat edin; şeytana mağlup olmayın.
Selamünaleyküm. Eğer babanız kendi mülkünü bu şekilde değerlendiriyorsa bundan size ne? Sizin böyle bir şeye karışmanız doğru olmaz. Hayır, sizin de ortak olduğunuz yani elde edilmesinde para verdiğiniz bir mülkü böyle çarçur ediyorlarsa elbette bu sizin hakkınızı çar çur etmeleridir. O zaman da siz haklısınız. Durum ne olursa olsun, mal nedeniyle babanızla, annenizle karşı karşıya gelmemelisiniz.
Zor zamanında yardımcı olmalısın. Zaman zaman telefonda da olsa gönlünü alan görüşmeler yapmalısın. Babanı olduğu gibi bırakman doğru değil. Tamamıyla bağı koparma.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. İnsana muzır hayvanların öldürülmesinde bir sakınca yoktur. Kertenkele ise öldürülmelidir. Kertenkeleyi öldürmenin sevap olduğuna dair hadisler vardır. Hikmetini Allah Teâlâ'nın bileceği bir nedenden dolayı kertenkele öldürülsün denmiştir.
Selamünaleyküm. Doktorun evlenemez dediğine kimin kızını teslim edeceksiniz? Zina etmesine karşı başka tedbirler almaya çalışın. Allah sabırlar versin.
Selamünaleyküm. Katiyetle güzel düşünüyorsunuz. Allah’ın kulları, Allah’ın rızasını esas alarak düşünürler. Hemen evlenme sürecini başlatın. Önce kendinize, ideallerinizi takdirle karşılayacak bir eş adayı bulun. Onunla bunları açık seçik konuşun. Sonra durumu ailenize açın. Onların makul hiçbir gerekçeleri olmaması gerekiyor. İnat olsun diye itiraz ederlerse onlara bakmayın. Kız tarafının, babasından izinli olması yeterlidir sizin için. Bu işin en kolayı rızık tarafıdır. En garantili o duru. Çünkü rızık Allah’ın garantisindedir. Hemen yola koyulun.
Selamünaleyküm. Ablanız belasını aramış ve bulmuş. Uzak durun, kendinizi kurtarın.
Selamünaleyküm. Bunu, evdeki huzursuzluğun nedeni olarak büyütmeyin. Siz asla TV önüne geçmeyerek sessiz bir protesto yapın. Onun da kendine gelmesine sebep olmaya çalışın.Bu konu açılınca siz, nazik bir dille tavrınızı ortaya koyun, ilk sözü hatırlatın. Ve en önemlisi siz, kendinizi TV'den daha cazip hâle getirmeye çalışın; sizi izlesin. Bedeninizi ve dilinizi iyi kullanın. Böylece onu en zararsız yolla kurtarmış olursunuz. Tekrar ediyorum: Bunu ucu ayrılmaya gidecek bir tartışma konusu yapmayın. Taviz de vermeniz gerekmez.
Selamünaleyküm. Düşüncenize katılıyorum ama bir hususu da ilave etmeliyim: Ebu Hanife'nin döneminde, öyle kitaplara ihtiyaç yoktu. İslam fiilen vardı, o kitabı yazan toplumdan tecrit edilebilirdi. Toplum, İslam'ın kendisi yerine felsefesi ile meşgul olunca o tip kitaplara meydan açılmış oldu. Filistin başta olmak üzere, dünyanın her yerindeki Müslümanların durumu ortada iken Konya'da aşk edebiyatı hangi meleği kandırabilir? Meseleyi iyi tespit etmişsiniz ancak başkalarının hataları ile meşgul olma yerine daha iyisini yapmaya çalışalım. Yapamıyorsak iyi yaptığına inandıklarımıza katılalım. Görevimiz tenkit etmek değil iş yapmak olmalıdır. Allah'a emanet olun.