Fetva Meclisi
Soru
Selamun aleykum muhterem hocam. Sizi Azerbaycan'dan rahatsız ediyoruz. Sorum aslında bizim karşılaştığımız bir problem, bir mevzu. Biz yaşadığımız bölgede imamlık yapıyoruz ve farklı zihniyetlerde insanlar mevcut. Bizi, 'bu devlet tâğuttur, kafirdir, siz de bu devlete itaat ettiğiniz için siz de kafirsiniz' diyerek arkamızda namaz kılmayıp bazı gençlerin kafasını karıştırıyorlar. Hocam tağut nedir, hangi devlet tağuttur, bu devlete itaat küfür müdür? Bu husus da bizi bilgilendire bilir misiniz? Ki, biz de karşımızdaki insanlara doğru bilgiler vere bilelim. Hocam teşekkür ediyorum ve Allah Tealadan size hayırlı uzun ömür nasip etmesini dilerim.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Dünya üzerinde, olduğu gibi Allah'ın rızasına göre kurulu bulunan bir devlet şu anda yoktur. Yöneticilerinin derdi Allah rızası olan bir topluluk da bulunmamaktadır. Bütün Müslümanlar, şu veya bu kader ile idare etmektedirler. Kimi yerde zulüm kimi yerde de fakirlik fırtına gibi esmektedir. Bazı yerlerde de zenginlik şımarıklığı insanları cehenneme sürüklemektedir. Mevcut durumda Müslümanlar üç grup olarak bu olayı izlemektedirler. Birinci grup, her şey yerli yerinde imiş gibi zannedip ya da kabul edip hayatlarını sürdürmektedirler. Biz bu grubu gaflet içinde görürüz. Bunlardan asla olmak istemeyiz. Yaptıklarının onları ahiret açısından tehlikeye attığını zannederiz. Allah, onları da bizleri de hayra yönlendirsin. İkinci grup ise mevcut durumu kötü görüp, her şeye tepki göstermekte ve dosta da düşmana da sitem etmektedirler. Bunları da aşırı buluruz. Üçüncü grup ise mevcut imkânları en iyi şekilde değerlendirip daha iyisini yapabilmek için gayret edenlerdir. Mevcut duruma rızaları yoktur. Yanlışlar yapıldığını görmektedirler ama kenara çekilip bağırmak yerine içine dalıp yangını söndürmek için uğraşmaktadırlar. Bu tavrın daha doğru olduğunu düşünüyoruz. Bir şeyin tamamını bulamayanlar, bulduklarını değerlendirmelidirler. Siz bu durumda sizinle tartışanlardan uzak durun. Mü'minle kavga etmekte hayır yoktur. Sabırlı olun. Kısır tartışmalara girmeyin. Siz, doğru bildiklerinizi koruyun, yayın. Gerisini Allah'a havale edin.
Selamünaleyküm. İsteyerek gidip gitmemek sizin takdirinizdir. Mü'minin niyeti, amelini geçmiştir. Bunun için hapse girmeyi doğru bulmuyorum. Niyetimizle her işten hayır çıkartabiliriz.
Selamünaleyküm. Küfrün her şeyi kötü olmayabilir ama bir küfrün kökten karşısındayız. İyisine iyi deriz ama o iyi, bizi onlara yaklaştırmaz.
Selamünaleyküm. Allah yardımcınız olsun. Fitnenin kol gezdiği bir zamanda Müslümanların böyle ayrıntılarla uğraşmaları büyük bir taktik hatasıdır. Size tavsiyem, hiçbir şekilde bu fitneye katılmayın. Dininize hizmet edin, namaz kıldırın, namazı öğretin, imanı yayın. Sizi illa tartışmaya çekecek olurlarsa tarafsız kalın. Siyasetiniz şu olsun: dine davet ederiz, iç ayrıntılarda tartışmayız. Her biri fıkıh kitaplarında bulunan meselelerdir bunlar. Kafadan uydurulmuş şeyler değildir ama siz anlatamazsınız, boşuna kendinizi yormayın.
Değerli Kardeşim. Daha önce hocamıza gönderilmiş olan benzer soruya verdiği cevabı sizinle paylaşayım; Aziz kardeşim. İmkânınız olsa da İslam tarihini başından itibaren bugüne kadar satır satır inceleseniz. Ne yazık ki bu ümmetin en ağır imtihanı iç imtihanı olmuştur. Sözünü ettiğiniz tartışmalar sadece şu anda bulunan sıkıntılar değildir. Tarih, benzer sürtüşmeler, tartışmalar ve ithamlarla doludur. Ama o muhteşem kullukları yaparak bu imtihanı kazanıp gidenler de o tartışmaların arasından sıyrılarak gitmişlerdir. Yani şunu söylemek istiyorum: Bizim imtihanımız müşrikleri, Yahudileri ve bize düşmanlığını bildiğimiz kitleleri aşarak Rabbimize gitmek değildir. Allah Teâlâ, önümüze neyi çıkarırsa onu kazanmaya mecburuz. Ashabı kiram başta olmak üzere bütün nesiller bu imtihana tabi tutulmuşlardır diyebiliriz. Bize düşen bundan ibret almaktır. Kâfirin önünde ceketini düğmeleyen ama mü'min kardeşinin önünde kaplan kesilen mü'min kendisi ile çelişen bir tavır içindedir. Bu üzücü ama gerçektir. Bu dini böyle yaşayacak ve Rabbimizin rızasını kazanacağız. - Mü'min değerlidir. Hiçbir günah mü'mini atma nedenimiz olamaz. - Mü'minler Allah'ın kitabı, Peygamber aleyhisselamın sünnetini katiyetle tartışamazlar. Âyetler ve hadisler bizim imanımızdır. - Ümmet'imizin büyükleri olanlar, ulemamız, fukahamız, meşayıhımız, mücahitlerimiz önderlerimiz ve örneklerimizdir. Ama putlarımız değildirler. - Kur'an ve Sünnet ölçülerinde içtihat ederek önümüzü açan, bize yol gösteren müçtehitlerimizi hürmet ve takdirle anmaya mecburuz. Allah'ın şeriatını anlamamıza katkı sağlayan her içtihat bizim için bir nimettir; kıymetini biliriz. - Müçtehidi peygamber gibi göremeyiz elbette. Onun makamı hiçbir şekilde nübüvvet makamının şu kadarı bile sayılamaz. Dolayısıyla peygamberlik makamına göre durumu belli olan bir müçtehidin sözü de hadislerin yanında kendisinin peygamberlik makamındaki yeri gibidir. Ve elbette bir müçtehidin sıradan bir mü'mine göre mevkii ölçülemeyecek kadar farklıdır. Müçtehidin sözü ile sıradan bir mü'minin sözü arasında da bu mesafe vardır. - Mü'minlerin nefislerini tatmin için dinimize ait konuları kullanmaları en iyi ifadeyle bir çirkinliktir. Birbirimizi ezmek için dinimiz dışında bir şeyi kullanmalıydık. - Aklı olan, mü'minle uğraşmaz. Uğraşılacak şirk ehli, dalalet ehli mi kalmadı? Aynı şekilde, mü'minle uğraşanla uğraşmak da akıllılık değildir. - Fitneden uzak durun. Mescitlere gidip namazlarınızı eda edin. Evinizin kıymetini bilin. Mü'min kardeşlerinizi cennet arkadaşları olarak bilin. İslam'ı cemaatinden, tarikatından ibaret görenlerin kısırlığı sizi boğmasın. İslam, bütün kâinatı kuşatacak güçtedir. Sürtüşerek değil kuşatarak Allah'a ulaşabiliriz. Kötüleri örnek görmeyin. Yılmayın, usanmayın. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Taktiğiniz güzel. Cedelleşmeyin, nazik olun ama kendinizi de ezdirmeyin.
dinden çıkma konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bilmeden ve kastetmeden böyle sözleri söyleyenler için dinden çıktı diyemeyiz. Ağzımıza dikkat etmemiz mü'min olmamızın gereğidir. Haramları beğenerek ve haramlığına itiraz anlamında güzel olmuş diyenin dini tehlikededir. Allah'a sığınırız.
Selamünaleyküm. Dinden çıkmak, ya bizzat kişinin 'ben çıkıyorum' tarzında bir beyanı ile ya da Allah'ı, melekleri inkâr gibi bir hata ile olur. Düşünmekle dinden çıkılmaz.
Selamünaleyküm. Bir suçu bilmeden işlemek dinden çıkarmaz ama ikaz edilince istiğfar etmek gerekir. İkaza rağmen devam eden için ise o tehlike söz konusudur muhakkak.
Aleykümselam.Hanefî mezhebi ulemasının içtihatlarına göre sarhoş deli hükmündedir. Delinin riddeti veya Müslümanlığı muteber olmadığı gibi sarhoşun riddeti de muteber değildir. Şöyle de anlayabiliriz: Aklı tamamen kaybolmuş şekilde sarhoş olan birinin söylediği küfür sözler, onu dinden çıkarmaz. Yeter ki, ayıkınca söylediğine istiğfar etmiş olsun.
İsa aleyhisselamın öldüğünü iddia eden Kur'an ve hadisleri yalanlamış olur. İsa aleyhisselam ölmemiş bilakis göklere kaldırılmıştır. Dünyadaki bir mekânda değildir. Kıyametten önce de tekrar dünyaya inecektir. Böyle iman ediyoruz, doğru olanın da bu olduğuna inanıyoruz. Aksini iddia edenlerinkini de basit kelime oyunları olarak değerlendiriyoruz.
Her iki sözde de bir abartı ve hastalık belirtisi vardır. Dinle ve dinin hükümleri ile bu şekilde oynamak tehlikelidir.