Fetva Meclisi
Soru
46 yaşındayım, 10 yıl önce erken menopoza girdim, beraberinde birçok sağlık sorunları da geldi. Elbette hem tıp hem de alternatif tedavilerden gıda takviyelerinden ve en büyük şifacımız Rabbimden ve Kur’an’dan şifa aramalarım devam ediyor. Sorum şu; tıbben hassas mesane denilen bir hastalığım var, bir bardak su dahi içsem (günde) çok sık, en az 10- 15 kez, tuvalete çıkıyorum, abdestim kalmıyor. Kaçırmadığım için Diyanet fetva vermedi. Normal içmem gereken kadar sıvı aldığımda hayatım tam bir işkence, abdest alıp namaza hemen durduğumda dahi sıkıştığımı çok hatırlıyorum. Bir yere gitmek neredeyse azap. Gece 4-5 kez kalkıyorum. Kaza ibadetlerim var, Kur’an’ı okumak istiyorum. Çalışıyorum, sürekli evde değilim, öyle olsa dahi abdest zor geliyor. Ayrıca çok da kuru bir cildim var, sudan kuruyup kaşınıyor. Ayağıma mest giyiyorum, krem sürmeme rağmen kuruluktan canım acıyor. En azından vakitlerde abdest almak caiz mi? Gazdan dolayı Diyanet fetva verdi ama birkaç kez namazda gazlı devam ettim, fakat çok utanıp geçersiz olduğunu düşündüm. Hemen hemen hiç terlemiyorum, tüm sıvı böbreklerden atılıyor, ilaç bir ay sonra heyet raporu ile verilecek (bazı formaliteler gereği) Ama bir bayan doktor arkadaşım, kendisi de bu hastalıkla uğraşıyor, ilacın çok etki etmediğini söyledi. O namaz kılmıyor, benim için namaz ve abdest esas olduğu için diğer sosyal zorluklara aldırış etmiyorum, arkadaşlar çişli deyip bir yerlere gitmek istemiyor. Tekrar edeyim, 1-2 kez dışında hiç kaçırmadım. Dini hükmü konusunda bana yardımcı olur musunuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Böyle bir konuda bir uzmana gidilmesi teşhis için çok önemli ki siz giderek durumunuzu netleştirmişsiniz. Eğer doktora gitmeniz çok uzun zaman olduysa ilk olarak güncel sağlık durumunuzu netleştirmek için tekrardan uzmana görünmenizde fayda olabilir. Aynı zamanda kullanmanız gereken ilaç yerine durumunuza göre farklı bir ilaç verilmesi gerekebilir. İkinci olarak da birçok ilacın yan etkisi var şüphesiz ama insana sağladığı katkıdan dolayı etkisine rağmen kullanmak zorunda kalıyoruz ki kullanmadığımızda günlük rutinimizi yapamayacak duruma gelebiliriz. Bu da kulluğumuzu yerine getirmemize engel olur Allah muhafaza ki sizin de belirttiğiniz gibi bu durum ibadetlerinize de engel olabilecek duruma gelebilmekte. Bu sebeple doktorun tavsiye ettiği ne ise ona göre hareket etmek tavsiye edilmekte, yan etkisinin zamanla zarar verecek duruma getirmesi durumunu da yine doktora sorulmasında fayda olacaktır. Eğer zararı varsa da zarara engel olacak başka tavsiyeler de bulunma ihtimali olabilmekte. Uzmana danışarak hareket etmeniz, sizin vesvese yapmamanızı da sağlayacaktır biiznillah. İlaç kullanmamaya devam edecekseniz de tıbben sağlık sorununuzun varlığı sizi özür sahibi yapar ve abdestinizi buna göre her vakit almanız gerekecektir. Bunun ölçüsü de iki namaz arası zaman kadar sıkıntının devam etmesidir. Özür sahibi olan, ezan okununca abdest alır ve namazını kılar. O arada özrü devam etse bile abdesti bozulmaz. Bu durum, öbür ezan vaktine kadar devam eder. Öbür ezan okundu mu abdest bozulmuş olur, yeniden abdest alınır. Aynı zamanda özür sahibi ile ilgili ayrıntılı fetvayı link üzerinden inceleyebilirsiniz: https://fetvameclisi.com/fetva/ozur-sahibi-musluman
Selamünaleyküm. Önce bir doktora görünün, ondan rapor alın. Doktor bölümü bitince şöyle yapın: Size abdest olarak öğretilen şeyin dışında hiçbir şey yapmamaya karar verin. Abdestsiz namaz kılın, kolunuz kuru kalsın, ayağınız yıkanmamış olsun ama tekrar yıkamayın. Size tekrar yasak! Sadece abdestte değil şeytan bütün ibadetlerinizde sizi çökertecek dikkat edin. Tekrar yıkamak yok; cünüp gezin ama tekrar yıkamayın!
Selamünaleyküm. Önce bir doktora görünün, ondan rapor alın. Doktor bölümü bitince şöyle yapın: Size abdest olarak öğretilen şeyin dışında hiçbir şey yapmamaya karar verin. Abdestsiz namaz kılın, kolunuz kuru kalsın, ayağınız yıkanmamış olsun ama tekrar yıkamayın. Size tekrar yasak! Sadece abdestte değil şeytan bütün ibadetlerinizde sizi çökertecek dikkat edin. Tekrar yıkamak yok; cünüp gezin ama tekrar yıkamayın!
Oruçlunun makattan su sızdırmasının oruca zararı hakkında mesele şöyledir: Mevcut mezheplerimizin içtihadına göre makattan içeri su girmesi orucu bozar. Sadece İbni Teymiye ve onun görüşünü destekleyen bazı âlimler, makattan su girmesini orucu bozan yeme içme gibi bir durum olarak görmemişlerdir. Çünkü orucu bozan şey, mideye ulaşacak bir yeme içme durumudur. Ayrıntısını bilmiyor olmakla beraber Diyanet’in, bu ikinci görüşü esas aldığını zannediyorum. Annenizin özel bir durumu bulunmaktadır. Bu ikinci görüşle amel etmesinin inşaallah sakıncası yoktur. Biz ise birinci görüşü, genel görüş olarak uyguluyoruz. Allah Teâlâ annenize afiyet ihsan buyursun.
Batıda veya mü'mince yaşamadığın bir yerde yaşamak zorunda olmanızı gerektirecek zarureti tekrar düşünmelisiniz. Tıp gibi zaruret denebilecek bir bölüm değilse bu kahrı çekmenizin ne anlamı olacak? Çorap mest giyerek ayaklarınızı yıkamayacağınız bir sistem uygulayabilirsiniz. Bunun dışında sizin için tavsiye edebileceğim bir kolaylık bilmiyorum; namaz bizim dinimizdir. Dinimiz hayatımızdır.
Eğer dinleyip tatbik edecekseniz size kurtulma ihtimalinizin yüksek olduğu bir tavsiyede bulunabilirim: Her ezan okunduğunda bir abdest alın. O abdestinizin değil şüphe ile bizzat bozulduğunu görseniz bile abdest almayın. Namaza devam edin. Buna altı ay devam edin. Biiznillah hastalıktan kurtulursunuz. Ama hiçbir şekilde ikinci abdesti almayacak öyle namaz kılacaksınız. Gayret edin. Allah yardımcınız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bu mesele sadece Hanefi mezhebi açısından caiz olabilir denecek bölümleri olan bir meseledir. Kaldı ki, oradaki uygulamayı mubahlaştırmak oldukça zordur. İnsanların harama hizmetine vesile olacak açıklar üretmemek gerekiyor. Allah yardımcımız olsun.
Bu tür çirkinliklerden uzak kalmanın gereklerinden biri de şahidi bile olmamaktır. Eşiniz madem böyle bir işe bulaştı o kişiye nasihat etsin, bu bağlantı sebebi ile tevbesine vesile olmaya çalışsın. Eşinizin sözünden yemin anlaşılmadığı gibi söylemesi de uygun olandı o durumda.
Teheccüd, uyuduktan sonra kalkıp namaz kılmaktır. Yine de uyanık iken de kılınmış olsa ecir kazanmak bakımından faydalıdır.
Gece vardiyalı işleri tercih etmemek gerektiğini, sıhhat açısından uzan vadede sakıncalı bulunduğunu bilmemiz gerekir. Sözünü ettiğiniz nedenden ötürü de namazların birleştirilmesi veya kazaya bırakılması caiz olmaz.
Önce o 'altı gün' bizim bildiğimiz yirmi dört saatlik gün müdür, bunu bilmek gerekir. Hangi gündür konuştuğumuz onu bile bilmiyoruz. Allah Teâlâ bu tür bilgilerle kullarının imanını sınamak murat etmiş olabilir. İman edip teslim olmak bizim görevimizdir. Ayrıntıları inşallah cennette öğreneceğiz.
Güzellik ve çekicilik konusundaki tereddüt sizi de etkilemiş ise ilerisi için riskli bir yol göstergesidir. Bu noktada erkenden bırakmanızı tavsiye ederiz.