Fetva Meclisi
Soru
'Ol' deyince her şeye gücü yeten Allah’ın dünyayı altı günde yaratmasının hikmeti nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Bilmek ve “her şey” bir araya geldiğinde sadece Allah Teâlâ için geçerli bir sonuç alabiliriz. Her şey ve bütün zamanları sadece Allah Teâlâ kati olarak bilir. Peygamber aleyhisselam efendimiz ise Allah’ın ona bildirdikleri kadarını bilebilir. Ona ne kadar bildirdiğini ise biz bilemeyiz.
Selamünaleyküm. İleri döneme ait işlerde, Allah Teâlâ'nın kudretini itiraf etme ve O'nun izni olmadan hiçbir işi icra edemeyeceğimizi bilme manasında İNŞAALLAH/eğer Allah bunu yapmamı dilerse dememiz gerekmektedir. Bu her iki cümleden birinde elbette söylenmez ama mesela üç gün sonraki bir randevu için zikredilmelidir.
Allah için yani Allah'ın dinine ait bir kural çiğnendiği için çok daha uzun süre küs kalınabilir. Şahsi durumlar için olanı ise üç günden fazlaya taşırmamak gerekir.
Aleykümselam. Yedi kat gök olarak ifade edilen âlem, bizim uzay diye bildiğimiz varlığın sadece birinci tabakasını oluşturduğu âlemdir. Bundan ötesi ise bilebildiğimiz ya da bilmek için tahmin yürütebileceğimiz bir âlem değildir.Cennetteki zamana ise inşaallah, oraya girince vakıf olacağız. Allah'a emanet olun.
Bir şeyin bu dünyada mü'mine yarıyor olması onun ahiretine de yaraması demektir. Bu dünya ahiretin tarlası değil mi?
Böyle bir bilgi sahibi değiliz. Bilmez şeytan ama tecrübesi ona çok şey öğretmiş olur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Gerçekten dinine hizmet etmek ise gayen, senin kendini iyi bir mü'min olarak ortada tutman da dinine yapabileceğin ve yapman gereken bir hizmettir. Sen bir mü'minsin. Senin iyi olman dininin iyi bir insan kazanması değil midir? Böyle düşün bunu. İkinci olarak da, bu şekilde bir zihin karışıklığı yersizdir. Dinimiz bize önemli ve öncelikli listesi yapmamızı emreder. Saydığın işler arasında bir ÖNCELİKLİ LİSTESİ yap. İşleri sıraya koy. Öncelikli hangisi ise onunla başla. İman, İffet ve Hizmet. Bu üçlü sıralamaya göre işlerini yürütmeye çalış. Sıkıntı hissetmediğini göreceksin.
Bu mesele sadece Hanefi mezhebi açısından caiz olabilir denecek bölümleri olan bir meseledir. Kaldı ki, oradaki uygulamayı mubahlaştırmak oldukça zordur. İnsanların harama hizmetine vesile olacak açıklar üretmemek gerekiyor. Allah yardımcımız olsun.
Bu sorgulamadaki İSLAM yerine İNSAN koyun sonra da aynı sorgulamayı yapın, ne çıkacaksa bundan da o çıkacaktır. Biz insan nevi olarak kendimizi abartıyoruz. Çağdaş felsefelerin sonucu olarak, birbirimize karşı kullanılmak üzere geliştirilmiş bulunan humanizm gibi akımları, her yerde ve herkese karşı kullanılır zannediyoruz. Kuluz, aciziz, Alah'ın mülkü karşısında bir 'hiç' bile değiliz. O bize bir değer verdi ise öylece değerimiz oldu. Ondan aldığımız değeri onun azametine karşı kullanmak gibi bir hata içinde olmamalıyız. Kardeşinizin sorusu yüzeysel olarak mantıklıdır, pratikte ise bir değeri yoktur. Neden bir değeri yoktur biliyor musunuz? Biz insan olarak, yaratanımızla aynı ortam sorularını aynı cevap kudreti ile konuşamayız ki! Hâlık ve mahlûk; aynı olamaz ve aynı kavramlarla ifade edilemez iki kelimedir. Buna dikkat etmeye mecburuz. Kardeşinizle tartışmanız size bir sonuç getirmeyecektir. Siz dirayetinizle girdiğiniz bu mübarek yola devam edin. Allah yardımcınız olsun. Ayağınız sabit, kalbiniz pekişmiş olsun. Size hayır dualar ederim. Sizden de dualar beklerim.
Bir: Su ihtiyacınızı basit görmemelisiniz. Doktorun size önerdiği su ihtiyacını aynen alın. Bu durum size bir arıza getirirse onu fıkhen nasıl olacak diye inceleyin. İki: Eğer içtiğiniz su sizde bir idrar sıkışıklığı getiriyorsa ki anlattığınız durum tam anlamı ile bir sıkışıklıktır, kendinizi özürlü kabul edebilirsiniz. Özürlü olarak da her ezan vaktinden sonra abdest alabilirsiniz. Sıkışıklığınız için de gerekli tedbirleri alırsınız. Bizim kanaatimiz sizin özür sahibi gibi davranabileceğiniz şeklindedir. Su ihtiyacını da basit görmeyin. Geçmiş olsun.
Bu tür çirkinliklerden uzak kalmanın gereklerinden biri de şahidi bile olmamaktır. Eşiniz madem böyle bir işe bulaştı o kişiye nasihat etsin, bu bağlantı sebebi ile tevbesine vesile olmaya çalışsın. Eşinizin sözünden yemin anlaşılmadığı gibi söylemesi de uygun olandı o durumda.
Bunu bir kaza kabul edin. Kardeşiniz de yaptığına pişman ise bunun ötesinde bir şey düşünmemelisiniz. İnsandır, hata eder ve Rabbine dönerse yine iyi insan olabilir diye düşünün. Kardeşiniz kaza yaptı ise onu sokağa atacak hâliniz yoktur. Daha fazla sahiplenin.