Fetva Meclisi
Soru
Hocam dinimize hizmet etmek istiyoruz ama yaşımız 25'lere geldiği için kendimizi ilim için çok geç kalmış hissediyoruz. - Evlilik hislerimiz ağır basıyor ve okursak, çalışmazsak evlenmemiz hayal gibi bir şey. - Çevremiz bize, imam olun görev alın rahat edin, gibi çok karşı olduğumuz bir düşünceyi dayatıyor. Karşı çıkarsak bu sefer de maddi yardımlarını kesiyorlar ve tek başımıza kalıyoruz. Hocam bizim gibi yaşı 25'lere gelmiş evlatlarınıza ne önerirsiniz? Her şeyi bir kenara bırakıp ilim yolculuğuna mı çıkmalıyız yoksa yuva kurmaya mı çalışmalıyız? Hocam zaten sohbet dinleyen, Türkçe eserler okuyan kişileriz, iyi kötü Kur’an Kursu temelimiz de var. Okumaktan kastım yatılı şekilde, âlim olmak için olan okumak. Bu ikilem içinde kalmamak için ne yapmalıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Şurası iyi veya burası kötü, şu zaman iyi bu zaman kötüdür dememiz doğru olmaz. Çalışan için her yer iyi, her zaman iyidir. Bize düşen, kabiliyetlerimizi iyi tespit edip çalışabilmektir. En önemlisi ihlastır. İhlas olunca Allah Teâlâ yardım ediyor. Size öncelikle tavsiyem budur; ihlâsla yola çıkın, sakın kendinizi basit görmeyin. Her mü'min, cennete adaydır. Cennete aday olmak kadar 'iyi' olmanın belgesi olan bir şey olabilir mi? Eğer evli iseniz, muhakkak eşinizin razı olacağı çalışmalar yapmalısınız. Evli değilseniz durum daha rahat demektir. Buna göre de şöyle bir çalışma yapabilirsiniz: 1- Sürekli kitap okuyun. Bir kitap okuma programınız bulunsun. Kitap okumamak, eldekini tüketmek ve yenilenmemektir. Yenilenmeyen ise zamanla hikaye anlatmaya mecbur olur. Ümmetimizin dertlerini anlatan, çözümler öneren ve aşırılığı olmayan kitaplar okuyun. Farklı hatipleri dinleyin, size en yakın tarzı tespit edince ona yoğunlaşın. Bu hususta sosyaldoku.com sitesindeki HOCA dersini izlemenizi tavsiye ederim. 2- Dine hizmette hiçbir zaman uç konularla ilgilenmeyin. Milyonda bir kişiye lazım olacak konular yerine umumu alakadar eden ana meselelerle ilgilenin. 3- İHL'lerde bayan ve erkek her hocaya bu dönemde çok ihtiyaç vardır. İffetinizi ve vakarınızı koruyabileceğiniz bir bayan bölümünde ders vermenizi zaruri görürüm. Kur'an kurslarında iş becermek sabır ve tecrübe ister. 4- Hizmet ediyor olmak asla sizin özel ibadetlerinizi gevşetmemelidir. Namazınız, Kur'an tilavetiniz, virdiniz, sılayırahiminiz gevşemesin. Bu çalışmalara dayanarak bekâr iseniz evliliğinizi de geciktirmeyin. 5- İstişare en güçlü kaynağınızdır; itimat ettiklerinizle istişareler yapın. Bize tekrar yazarsanız, muayyen bir konuyu yazın ki, istişare daha bereketli olsun. Size dualar ederiz, dinini dert edinmiş mücahide hanım!
Selamünaleyküm. Şurası iyi veya burası kötü, şu zaman iyi bu zaman kötüdür dememiz doğru olmaz. Çalışan için her yer iyi, her zaman iyidir. Bize düşen, kabiliyetlerimizi iyi tespit edip çalışabilmektir. En önemlisi ihlastır. İhlas olunca Allah Teâlâ yardım ediyor. Size öncelikle tavsiyem budur; ihlâsla yola çıkın, sakın kendinizi basit görmeyin. Her mü'min, cennete adaydır. Cennete aday olmak kadar 'iyi' olmanın belgesi olan bir şey olabilir mi? Eğer evli iseniz, muhakkak eşinizin razı olacağı çalışmalar yapmalısınız. Evli değilseniz durum daha rahat demektir. Buna göre de şöyle bir çalışma yapabilirsiniz: 1- Sürekli kitap okuyun. Bir kitap okuma programınız bulunsun. Kitap okumamak, eldekini tüketmek ve yenilenmemektir. Yenilenmeyen ise zamanla hikaye anlatmaya mecbur olur. Ümmetimizin dertlerini anlatan, çözümler öneren ve aşırılığı olmayan kitaplar okuyun. Farklı hatipleri dinleyin, size en yakın tarzı tespit edince ona yoğunlaşın. Bu hususta sosyaldoku.com sitesindeki HOCA dersini izlemenizi tavsiye ederim. 2- Dine hizmette hiçbir zaman uç konularla ilgilenmeyin. Milyonda bir kişiye lazım olacak konular yerine umumu alakadar eden ana meselelerle ilgilenin. 3- İHL'lerde bayan ve erkek her hocaya bu dönemde çok ihtiyaç vardır. İffetinizi ve vakarınızı koruyabileceğiniz bir bayan bölümünde ders vermenizi zaruri görürüm. Kur'an kurslarında iş becermek sabır ve tecrübe ister. 4- Hizmet ediyor olmak asla sizin özel ibadetlerinizi gevşetmemelidir. Namazınız, Kur'an tilavetiniz, virdiniz, sılayırahiminiz gevşemesin. Bu çalışmalara dayanarak bekâr iseniz evliliğinizi de geciktirmeyin. 5- İstişare en güçlü kaynağınızdır; itimat ettiklerinizle istişareler yapın. Bize tekrar yazarsanız, muayyen bir konuyu yazın ki, istişare daha bereketli olsun. Size dualar ederiz, dinini dert edinmiş mücahide hanım!
Selamünaleyküm. Bu yaşta sizin kendi evlilik işinizi görmeniz gerekir. Aileniz destek olmuyorsa siz kendi işinizi görün, böylece onlar yanlış yaptıklarını anlamış olsunlar. Siz, işinizi onlara havale ederek, onları doğrulamış gibi oluyorsunuz.
Değerli kardeşim, Dinimiz İslam sayesinde ebedi cennetler göreceğiz biiznillah. Dünya ve ahiret saadetimizdir dinimiz. Dinimiz bize cennet verecekken biz ona neden bir şeyler vermeyelim? Çok doğru ve hassas düşünmüşsünüz, Allah sizden razı olsun. Dinimize hizmet asla ilahiyat okumuşların veya hocaların tek başına yapacağı bir iş değildir. Maalesef, diyebilirim ki o zikrettikleriniz umumiyetle dinden geçinmekle bilinirken sizin gibi büyük düşünenler dinlerini ayakta tutuyor olabilmektedir. Allah Teâlâ sizi de bizi de dinine hizmette muvaffak kılsın. Size özet olarak şu noktaları yazabilirim, inşaallah başarılı olur ve meleklerin defterlerinize salih ameller yazmasına vesile olur. Her şeyden önce bu mesele İSLAM İÇİN VE İSLAM İLE YAŞAMA meselesidir. Zihniniz ve hissiyatınız bununla dolu olmalıdır. İslam için yaşamayı bir ideal olarak görmelisiniz. Size bu düşünceyi veren ya da bunu artıran kitapları okuyun, arkadaşlar edinin, sohbetler dinleyin. Kendi ekseninde kalmayı yoğunlaştıran kitapları okumayın, sohbetleri dinlemeyin, o tür arkadaşlardan ve ortamlardan uzak durun. Siz Müslümansınız, İslam için var olacaksınız elbette. Hiç kimse kalmasa da siz var olacaksınız. Dininize hizmet heyecanınız rüyalarınıza kadar sirayet etsin. Yapabileceğini bir işin muhakkak var olduğuna inanın her zaman. İslam için bir şeyler yapmak sıradan bir iş hatta bir ibadet değildir. Bilakis en şerefli amellerden biridir. Zira İslam’a hizmetin diğer bir adı da ‘Allah’a davettir.’ Allah’a davet en şerefli ve en kazançlı iştir. Allah’a yani tevhide davet etmek peygamberlerin başını çektiği büyük bir mesleğe sahip olmak demektir. Fussilet suresinin otuz üçüncü âyeti bunu gayet açık bir dille beyan etmektedir. Sahih bir hadiste Peygamber aleyhisselam efendimiz, bir kişinin hidayetine sebep olmayı dünyadaki pek çok şeyden daha hayırlı göstermiştir. İslam’a hizmet etmek yani ona davet etmek elbette bir uzmanlık, belli bir ilim birikimi ister ama bu durum, bildiğin kadarının hocası olmaya mani değildir. Doğru olarak bildiğini bilmeyene öğretmek, bir ibadetin yapılmasına vesile olmak, kendisi bilemeyenin bir bilene gitmeyi öğretmesi âlim olmadan da yapılabilecek işlerdendir. Alkolün haram olduğunu söylemek mesela âlim olmayı gerektirecek çapta bir bilgi değildir. Herkes Kur'an öğretemeyebilir ama Kur'an öğretmeyi teşvik edebilir, propagandasını yapabilir. Herkes bir cami yaptırma kudretinde olmayabilir ama yapabileceği teşvik edebilir. Bununla da hayra vesile olduğu için o hayrı yapan gibi sevap kazanır. Herhangi bir hayır çeşidi için durum böyledir. İyi iş yapmak ve bunu İslam için değerlendirmek sadece insanlara ‘Müslüman ol!’ demekle sınırlı tutulabilecek düzeyde değildir. Öyle bir din tebliği şüphesiz önemli ve gereklidir ama insanlar arasındaki dargınlıkları gidermek, yetimlere sahip çıkmak, yemek yedirmek, kimsesizlerin kimsesi olmaya çalışmak da yapılabilecek işler arasındadır. Herkesin mesleğini ve işini dinine hizmete dönüştürmesi mümkündür. İyi bir niyet ve örnek insan olma gayreti bu alanda yapılabilecek işlerdendir. İslam’a yapılabilecek en büyük hizmetlerden biri de ona zarar vermemektir. Müslümanlar arasında parçalanma nedeni olmamak, bireysel hayatta kötü örnek olmaktan kaçınmak gibi hassasiyetlere dikkat edilmesi bile din için yapılabilecek ve yapılması gereken işlerdendir.
Hepimiz dinimiz için görevliyiz. Hiçbirimiz sadece namaz kılıp cennete girmeye çalışarak kurtulamayız. Bir şeyler yapacağız. Elimizden, dilimizden ne geliyorsa yapacağız. Yalnız sizin Kur'an kursu hocası diye tutturmanız gereksiz. Muhakkak Kur'an kursu hocası derseniz, sanki maaşı öne çıkarmış gibi olursunuz. Bir yerin hocası olmadan da dinimize hizmet etmeliyiz. - Hiçbir zaman kendinizi bir şey olmuş gibi görmeyin. Şeytan sizi kemirir bitirir öyle düşünürseniz. - Hiçbir zaman da bir işe yaramayacağınızı düşünmeyin. O zaman yine şeytan sizi olduğunuz yerde kemirir bitirir. - Bulunduğunuz her yeri ve her zamanı değerlendirmeye bakın. Paraya ve şöhrete takılmadan bir kelime bile olsa anlatmaya bakın. Karşılığını da Allah'ın vereceğini bilerek yapın.
1- Bu heyecanını abdestin gibi say ve hiç bozma, artırarak devam ettir. 2- Çevren çok önemli. Çevreni izlediğin kanaldan, okuduğun kitaptan ve dinlediğin kişilere kadar iyilerden oluşturmaya çalış. 3- İbadetlerinden taviz verme. 4- Ahlak ve imanın ilimden önce geleceğini bil. 5- Kur'an okuman her ilimden önemlidir. 6- En büyük ilim ve en öncelikli ilim bir ilmihali su gibi içmektir. Bunu yap. 7- Kendine hocalarından birini danışman yap, sana yönlendirmeler yapsın. 8- Anne babanın duasını azığın gibi bil. 9- Çokça ve samimi dualar yap. 10- Abartma. Okumayı bile abartma. Dengeli ol, seviyeli ol.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bu sorgulamadaki İSLAM yerine İNSAN koyun sonra da aynı sorgulamayı yapın, ne çıkacaksa bundan da o çıkacaktır. Biz insan nevi olarak kendimizi abartıyoruz. Çağdaş felsefelerin sonucu olarak, birbirimize karşı kullanılmak üzere geliştirilmiş bulunan humanizm gibi akımları, her yerde ve herkese karşı kullanılır zannediyoruz. Kuluz, aciziz, Alah'ın mülkü karşısında bir 'hiç' bile değiliz. O bize bir değer verdi ise öylece değerimiz oldu. Ondan aldığımız değeri onun azametine karşı kullanmak gibi bir hata içinde olmamalıyız. Kardeşinizin sorusu yüzeysel olarak mantıklıdır, pratikte ise bir değeri yoktur. Neden bir değeri yoktur biliyor musunuz? Biz insan olarak, yaratanımızla aynı ortam sorularını aynı cevap kudreti ile konuşamayız ki! Hâlık ve mahlûk; aynı olamaz ve aynı kavramlarla ifade edilemez iki kelimedir. Buna dikkat etmeye mecburuz. Kardeşinizle tartışmanız size bir sonuç getirmeyecektir. Siz dirayetinizle girdiğiniz bu mübarek yola devam edin. Allah yardımcınız olsun. Ayağınız sabit, kalbiniz pekişmiş olsun. Size hayır dualar ederim. Sizden de dualar beklerim.
Önce o 'altı gün' bizim bildiğimiz yirmi dört saatlik gün müdür, bunu bilmek gerekir. Hangi gündür konuştuğumuz onu bile bilmiyoruz. Allah Teâlâ bu tür bilgilerle kullarının imanını sınamak murat etmiş olabilir. İman edip teslim olmak bizim görevimizdir. Ayrıntıları inşallah cennette öğreneceğiz.
Bu mesele sadece Hanefi mezhebi açısından caiz olabilir denecek bölümleri olan bir meseledir. Kaldı ki, oradaki uygulamayı mubahlaştırmak oldukça zordur. İnsanların harama hizmetine vesile olacak açıklar üretmemek gerekiyor. Allah yardımcımız olsun.
Bunu bir kaza kabul edin. Kardeşiniz de yaptığına pişman ise bunun ötesinde bir şey düşünmemelisiniz. İnsandır, hata eder ve Rabbine dönerse yine iyi insan olabilir diye düşünün. Kardeşiniz kaza yaptı ise onu sokağa atacak hâliniz yoktur. Daha fazla sahiplenin.
İcazetin kendisi bir ilim değildir. İcazet sadece bir belge durumundadır. İlmi olup icazeti olmayan, icazeti olup ilmi olmayandan hayırlıdır. İlim elde etmek esastır. Hadis ise asıl maksat onu elde ettikten sonra icazet önemli değildir. Hadisi de ilim olarak öğrendikten sonra yine asıl gaye onu öğrenmek değil yaşamak olmalıdır. Allah yardımcımız olsun.
Bir: Su ihtiyacınızı basit görmemelisiniz. Doktorun size önerdiği su ihtiyacını aynen alın. Bu durum size bir arıza getirirse onu fıkhen nasıl olacak diye inceleyin. İki: Eğer içtiğiniz su sizde bir idrar sıkışıklığı getiriyorsa ki anlattığınız durum tam anlamı ile bir sıkışıklıktır, kendinizi özürlü kabul edebilirsiniz. Özürlü olarak da her ezan vaktinden sonra abdest alabilirsiniz. Sıkışıklığınız için de gerekli tedbirleri alırsınız. Bizim kanaatimiz sizin özür sahibi gibi davranabileceğiniz şeklindedir. Su ihtiyacını da basit görmeyin. Geçmiş olsun.