Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben bir hastanede çalışıyorum. Hastanemiz tıbbı atıkları belediyenin alacağı yere koyup biriktirmede ihmal olacak şekilde davranıyor. Ben bunu biliyorum, ihbar etsem yanlış mı yapmış olurum?
Cevap
Benzer fetvalar
Durumunda bir kasıt yok, dalgınlıkla olmuş. Bu tür hatalarda hastane yöneticileri maddi zararı senden talep edebilir ya da etmeyebilir de. Bu tamamen kurumun işleyişine/mevzuata bağlıdır. Fakat mesleğini yaparken daha dikkatli olman senin için hem dünyada hem ahirette kazançtır.
1. Tıbbın bir bilim olarak, tıp çalışanlarının da bir “sağlık hizmet edeni” olarak nasıl insanî ve İslamî bir hizmet icra ettiğini söylemeye gerek yoktur. Tıp bir ibadet mecrasıdır. Böyle görürüz. 2. Dinimiz, insanın canına, malına ve onuruna karşı saldırıyı esastan yasaklamıştır. Mesleği ve kimliği ne olursa olsun insana saldırmak konuşulamaz. 3. İnsana saldırının genel olarak, sağlık çalışanlarına saldırının da özel olarak değerlendirilmesinde şunu söyleyebiliriz: Sözlü saldırı, hakaret veya ekonomik zarar verecek şekilde saldırı ya da bedensel saldırı asla caiz olmaz. Sağlık sektöründe bulunanların hataları ve eksiklikleri kanunla idare edilen ülkelerde onlar üzerinden giderilemez. Kanun buna gerek bırakmamalıdır. Sağlık çalışanlarının saldırıya uğramasını dini değerler açısından sıfır tolerans ile karşılarken onların da insanları tepeden gören bakışları, bilimsel eksikliklerini gizlemeye çalıştıkları kompleksli tutumları da büyük oranda saldırılara neden olabilmektedir. Arkasına devlet gücünü alan memur mantığı ile vatandaşa bakanlara karşı şeytanın kışkırttığı bir kesim bulunabilir. Şikâyetlerin değerlendirilmesinde devletin “memurunu kollayan, vatandaşı da teskin eden” ama sorunun esastan giderilmesine yatırım yapmayan anlayış bu sıkıntıyı büyütmektedir. Biz mü'min olarak imanımızın bize vermiş olması gereken yüksek seviyeye göre hareket ederiz. Bu seviyeyi şöyle belirlememiz mümkündür: - Hastane veya başka bir merkezde yasal haklarımızı en iyi şekilde değerlendirir, ihmal ve savsaklamayı kabul etmeyiz. Başkasının hakkını da ihlal etmeyiz. Bize karşı yapılan yanlışlarda, olabilirlik payını muhakkak kabul ederiz. Karşımızdakinin de insan olduğunu, nöbet veya başka bir sebeple bitkin olabileceğini ama bunun ad bir sınırı olacağını bilir ona göre tavır gösteririz. Yasal sıralamaya dikkat ederek gerekli şikâyetleri yapar, şikâyetimizin arkasında durur, son noktaya kadar titizlikle takip ederiz ki bir yandan bizim hakkımız zayi olmasın diğer yandan da bize hizmet eden memurların gevşemesine neden olmayalım, bizden sonraki bir mü'min aynı sıkıntıyı çekmesin. Bu takibimizi de kişisel etnik, yöresel savaş konusuna dönüştürecek seviye düşüklüğünü göstermeyiz.
Selamünaleyküm. Devletle ilgili görevinizde size belirtilen işi yaparken göze çarpan bir hata işlemeyin. Gözle görülebilecek bir hak ihlali yapmayın. Kötü bir niyet de gütmedikçe vebal altında olmazsınız inşaallah. Derin düşünme bahanesi ile şeytan sizi yıpratmasın.
O kutuların geri dönüşümü ile ilgili bir emir ve teamül yoksa yani çöpe gidecekse sizin onları değerlendirmeniz, çöpten alma hükmündedir. Şu kadar ki, onlara ayırdığınız vakit, işte olmanız gereken vakit olmamalıdır. Allah'a emanet olun.
Bir mümin olarak yanlışa rıza gösteremezsin. Yanlış olduğunu bildiğin bir şey sana emredildiğinde tepkini göster. Eğer işi terk etmen istenirse terk edersin. Rızık Allah'ın elindedir, seni ondan başkası doyuramaz.
Çalıştığınız yer bir hastanedir. O hastanede yüzlerce ameliyat yapılıyor. Bu yapılanlardan biri de caiz olmayan bir kürtaj işlemi ise iş yerinizi haram iş yapan bir yer gibi görmeniz yanlış olur. Sadece yasak olan kürtaj yapılan bir yer ise hemen terk edin orayı.
belediye konusundaki diğer fetvalar
Belediyenin verdiği hediyeyi nezaketen alabilirsiniz. Kullanabilirsiniz de. Helaldir. Fakat ihtiyaç sahibine vermeniz daha doğrudur. Tavsiyem de izzetli davranmanız yönündedir.
Bu sorunun tek bir ve net doğru cevabı yoktur. Nereden bakarsanız baktığınız tarafı doğru görürsünüz. Dolayısıyla aktaracağım fetvayı mutlak/kesin/esnemesi olmayan bir cevap gibi görmeyin. Rayiç bedel olarak belediyenin bölgenizde biçtiği ve kabul ettiği değeri esas alabilirsiniz. Bu bedeli göstermek yalan değildir. Her ne kadar evlerin fiyatları daha yüksek olsa da bölgenizde bu bedelle ilgili belediyenin kabul ettiği bir örf oluşmuştur. Bu örfe uymamanın çevrenizdeki gayrimenkul sahiplerine de olumsuz etkisi vardır. Naklettiğim fetva içinizi tırmalarsa amel etmeyin. Allah hiçbirimizi doğru yoldan ayırmasın.
Gerçekten fazla çalışıyorsanız ve bunun ücreti ödeniyorsa, bunda dinen bir sakınca yoktur. Ama fazla mesai yapılmıyor ve sadece maaş farkını kapatmak için resmi kayıtlara fazla mesai gibi geçiriliyorsa, bu kamu hakkına girer ve caiz olmaz. Fazla mesai ücreti almanız kurum içinde açıkça biliniyor, yöneticilerinizin bilgisi ve izni dâhilinde yapılıyorsa bu hukuken de geçerli sayılabilse de daha adil bir maaş düzenlemesi için resmi yollardan hakkınızı aramak (dilekçe, sendikal faaliyet vs.) en doğru yöntem olur.
Evet, o para mide bulandırır bir paradır ama senden sorumlu müdürün seni bir vazife eksikliği ile itham etmedi ise aldığın sana haram değildir.
Nikâh akdini kayıt altına alanın kadın olmasında bir sakınca yoktur. Şahitler ve diğer şartlar yerinde ise biiznillah nikâh tamamdır.
Bu yanlış bir mantıktır. “İleride faize bulaşabilir” ihtimali üzerinden yürünecekse şu ülkede yapılabilecek hiçbir iş neredeyse bulunamaz.