Fetva Meclisi
Soru
Ben evli ve 1 yaşında bir kız babasıyım. Maddi durumum aileme yetecek şekilde hamdolsun. Elimden geldiğince de ibadetlerime dikkat ediyorum, dinime uygun yaşamaya çalışıyorum. Ama hayata karşı olumsuz bir bakışım söz konusu. Bir şeyle uğraşmaya başlamak istiyorum ama hemen o şeyden sıkılıyorum. Artık hayata karşı bir hırsım kalmadı. Ne yapsam, dünyalar benim olsa sonunda öleceğim düşüncesindeyim. Ve bu düşünce beni psikolojik olarak bunalıma sürüklüyor. Tek çarenin, asıl huzurun Allah'ta olduğunu biliyorum ama ne yapacağımı bilmiyorum ve namazlarımda da bir istikrar yok. Bir yol gösterene ihtiyacım var. Bana bir yol gösterir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir kız çocuğu olarak babanın gönlüne girmen daha doğru olur. Tatlı dilinle yapman gereken şeyi sert sözlerle asla yapma. Bir de senin çocuk onun baba olduğunu da unutma. Becer gönül al. Başka türlü senin işin değil nasihat etmek.
Allah Teâlâ afiyetinizi daim etsin. Önceliğin sağlığın olsun. Sağılığınla ciddi olarak ilgilen. Bundan sonraki hedefin ise dini bilgini geliştirmek olsun. Abartmadan, takıntı yapmadan bilgi edinmeye bak. Aceleci olma. Acelecilik seni yıpratabilir. Bulabildiğin kadar kendine samimi arkadaş bulmaya çalış. Az da olsa samimi arkadaş senin için ilaç gibidir. İstikrarlı bir Kur'an okuman olsun. Mesela günlük beş sayfa oku. Belli zikirler yap. Anne babanın duasını almaya çalış. Allah yardımcın olsun.
Bir kere bu dönüşümün seni bir nebze sarsmasını normal görmelisin. Hayatını öncesine göre aksi bir yöne çevirdiğine göre bir alışma dönemin olmalıdır. Bunun geçici olduğunu bil. İkinci olarak da aşırı gitmen doğru olmaz. Mesela namaza başla ama beşe beş katmayı uzun bir zamana yay. Haramlardan uzak dur ama titizliği uzun bir zamana yay. Sabırlı ol. Sebat et. Anne babanın duasını almaya ihmal etme. Bir yere kilitlenip kalma. Geniş bir çevre edinmeye çalış. İstersen bir de psikoloğa görünüp sana bir tavsiyesinin olup olmadığını öğren. Ve dua ederek yoluna devam et. Allah yardımcın olsun.
Bir geçiş dönemini yaşamayı kabul etmelisiniz, hemen toparlanmak mümkün olmaz. Sabrederek akıbeti bekleyenler ancak kazanabilirler. Şeytan sizi böyle bir tuzağa çekmeye uğraşıyordur, kendinize gelin, geniş düşünün, günübirlik değil uzun vadeli planlar yapın. Zaman zaman şehir dışına çıkın, sohbet halkaları bulup katılın. Anne babanızla ilişkilerinizi geliştirin, okuduğunuz kitapların türünü değiştirin, gerekiyorsa iş türünü de değiştirin. Dua edin kendiniz için. Allah yardımcınız olsun.
Bir sıkıntıya sıkıntı ile karşılık vermek yanlış olur. Zaman geçtikçe daha rahat olacaksınız. Babanızı hatası ile baş başa bırakın. Siz kendi hayatınızı sürdürmeye çalışın. Babanız için de dua edin, erkenden ıslah olsun. Genel uygulamanız böyle olsun.
Bir psikologla durumu değerlendirip onun tavsiyeleri ile bize tekrar yazmalısınız.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Şu anda bulunduğun durumun hakkını verebiliyorsan ve yarın da kusursuz iş görebileceğine inanıyorsan sıkıntı yok, istiğfar et ve devam et. Bulunduğun konumu dolduramayacağını anlıyorsan senden istendiği şekilde oradan ayrıl.
Kastınız İmam Rabbani'nin Mektubat'ı ise Yasin Yayınevi’nin baskısını tavsiye edebilirim.
İbni Teymiye sözü edilen eserinde Şiilerin hatalarını tespit etmiştir. Ne o eserinde ne de başka bir eserinde Emirulmü'minin Ali radıyallahu anha karşı bir cümlesi olduğunu şu ana kadar duymadım. İncelediğim bir eser olduğu için de özellikle olmadığını söyleyebilirim. Bu, o kitaptan rahatsız olanların uydurduğu bir şey olmalıdır.
Kabirdekiler veya yaşayan makam sahipleri iyi mü'minler, Allah dostu insanlar ise açtıkları çığırı devam ettirmek gerekir. İsimleri üzerinden tembellik sektörü oluşturmak İslam ile aynı zeminde tutulabilir bir anlayış değildir.
Sekarat yani ölüm öncesi anda şeyhin gelip kurtarması hakkında şunu bilmemiz gerekiyor. Eğer şeyh/mürid ilişkisi muhakkak bir şeye benzetilecekse sadece anlaşılsın diye bir benzetme yaparak ashabı kiramın Peygamber aleyhisselam ile ilişkisini buna benzetebiliriz. Gerçi böyle bir benzetme sağlam bir zemine oturtulamaz ama mesele anlaşılsın diye benzetelim. Ebu Bekir radıyallahu anh, Ömer radıyallahu anh, Ali radıyallahu anh gibilerin sekarat denebilecek hâlleri bilinmektedir. Onların Allah'ın Kur’an ile şahitliğini yaptığı beyatlarına rağmen böyle bir şey gerçekleşmedi. Peygamber aleyhisselamın ruhaniyeti gelip onları kurtarmadı. Bıraktığı şeriatına sadakatleri onları kurtardı inşallah. Onlar için gerçekleşmeyen bu temenni şimdi veya başka bir zamanda kim için gerçekleşebilir?
Temas ile beraber bulaşma ihtimali olmayan bir necasetin üzerine oturmakla elbise kirlenmiş olmaz.