Fetva Meclisi
Soru
Ben Arapça bilmiyorum, bunun için size soruyorum; İbni Teymiye’nin Minhacü's-Sünne eserinde, Ali radıyallahu anh din için değil koltuk için halife olmuştur, şeklinde veya buna benzer Ali radıyallahu anha karşı kötü ifadeler kullanılmış mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu konular, insanların zor anlayabilecekleri konulardır. Siz muhakkak bunu anlatacağım derseniz kendinizden soğutursunuz. Direkt bu konuları başlıklandırıp konuşmanın gereği yoktur. İlim adamlarına göre seviyesi olan konularda insanların anlamasını beklemek yanlıştır. Okuduğunuz her ayet, her hadis zaten o esaslara dairdir. Bu konulara girmemelisiniz. Mü'minlerin yeteri kadar sıkıntısı vardır, bir de bu girmesin içimize.
Asırlardan beri tartışılan bir konudur bu konu. Bugüne kadar kimse kimseyi ikna edememiştir, siz de edemezsiniz. Ümmetimizin durumu ortadadır, böyle uçsuz bucaksız konuları tartışmanın kimseye bir yararı yoktur ama kardeşliğimize zararı vardır. Tartışmayın bunlar, bırakın herkes inandığı ile Rabbine gitsin.
Size ne yazık ki, İbni Teymiye hakkında tarafsız yazılmış eser listesi veremeyeceğim ama Diyanet Anisklopedisi’nin ilgili maddesi oldukça doyurucu ve tarafsız gibidir.
Selamünaleyküm. Elbette, işi karıştırmak olan biri sevgili Peygamber aleyhisselam efendimizi bile araştırsa onda aklınca hatalar bulabilir. Kullandığımız gözlük çok önemli, neyi görmek istediğimiz çok önemli. Allah'a emanet olunuz.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dışında insan olup da tenkit edilemez olan yoktur. Bunu şaşmaz bir kanun olarak bilmeliyiz. Mesela Ebu Hanife gibi muhteşem bir insana bile hatalı olmak isnat edilmiştir. Yetiştirdiği talebeler onun sağlığında ona aykırı görüşler belirtmişlerdir. Bu ne onların hatalı olmasını ne de Ebu Hanife'nin değerinin düşmesini gerektirir. Allah hepsine rahmet etsin. İbni Teymiye veya başka biri için de bu geçerlidir. İbni Teymiye, bu Ümmet'in içinden yetişmiş zekâsı ve himmetiyle sivrilmiş şahsiyetlerden biridir. Kendi zamanındaki şartlardan, siyasi ve fikri çalkantılardan etkilenerek büyük bir ilmi faaliyet içine girmiştir. Kesinlikle hatalı olması mümkündür. İbni Teymiye'yi hatasız görmek sadece aptallık olur. İbni Teymiye'nin kendisi bir kere bunu kabul etmez. Ancak bir ilim adamının hata etmesi ile Ümmet'ine hıyanet etmesi aynı değildir. İbni Teymiye'nin itikadî konulardaki görüşlerinde en büyük iddiası selefle yani ilk iki nesille aynı şeyleri düşünme iddiasıdır. Onu tenkit edenlerdeki temel mantık da, kelam ilmi ile gelen son noktaya göre onun söylediklerinde yanlışlar bulunduğu iddiasıdır. Eğer İbni Teymiye'yi tenkit etmek için söz alırsanız, onu dinin dışına bile itebilirsiniz; onun yazılarında ve sözlerinde bunun için yeterli malzeme vardır. Hayır İbni Teymiye'yi de 'bizim' ulemamızdan biri olarak gören bir gözle bakarsanız, onu İmam Malik'ten ayrıt edecek çok şey bulamazsınız. Hele bu sözünü ettiğiniz meselede! Şunu vurgulamak isterim: Biz Ümmet'imizin mezarlığını karıştırarak ne elde ederiz? İlimde, cihadda, fazilette geldikleri seviyeye kulak verelim. Bir âlimin başka bir âlim tarafından tenkit edilmesine dair bir yazı bulan kendini mutlu hissediyorsa o mezarlıkçıdır; ölü kemikleri kurcalamaktadır. Mezarlıklarla uğraşırken dünyanın bize mezar edildiğini anlayamadık. Daha basiretli işler yapmak zorundayız. Allah'a emanet olunuz.
Bu sözün Ali bin Ebi Talib radıyallahu anha isnat edilirken güçlü bir senedi yoktur, kime ait olduğu da sabit değildir. Dolayısıyla bir dini metin olarak görülmesi yanlıştır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Şu anda bulunduğun durumun hakkını verebiliyorsan ve yarın da kusursuz iş görebileceğine inanıyorsan sıkıntı yok, istiğfar et ve devam et. Bulunduğun konumu dolduramayacağını anlıyorsan senden istendiği şekilde oradan ayrıl.
Önce doktora görünün. Doktorun size tavsiyelerini uygulayın. Ondan sonra da gerekiyorsa semt değiştirin. Cami değiştirin. Ev değiştirin ama bulunduğunuz yerde sayıp kalmayın. Önce doktor sonra da diğerleri.
Kastınız İmam Rabbani'nin Mektubat'ı ise Yasin Yayınevi’nin baskısını tavsiye edebilirim.
Temas ile beraber bulaşma ihtimali olmayan bir necasetin üzerine oturmakla elbise kirlenmiş olmaz.
Böyle bir şey yapmamalı ve hediye de etmemelisiniz. Mü'min, kendine uygun bulmadığını Hıristiyan da olsa başkasına da uygun bulmamalıdır.
Kabirdekiler veya yaşayan makam sahipleri iyi mü'minler, Allah dostu insanlar ise açtıkları çığırı devam ettirmek gerekir. İsimleri üzerinden tembellik sektörü oluşturmak İslam ile aynı zeminde tutulabilir bir anlayış değildir.