Fetva Meclisi
Soru
Hocam babam vefat etti. Miras olarak 160 dönüm tarla, traktör ve bir ev var. Annem, 5 erkek ve 5 kız evlat olarak biz mirası İslam hukukuna göre nasıl paylaşmalıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah babanıza rahmeti ile muamelede bulunsun, sizi de salihattan kılsın. Annenizin yaşayıp yaşamadığını bildirmemişsiniz. Dede ve ninenizin olmadığını kabul ettik. İki ihtimal var. Anneniz sağ ise ve anneniz ölmüş ise ihtimaline göre mirasınızın dinen değerlendirmesi şöyledir: Anneniz yaşıyorsa: Anneniz: % 12,49 Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: % 3,20 Halaların her biri: % 1,60 Anneniz yaşamıyorsa: Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: 5,128 Halaların her biri: % 2,564
Selamünaleyküm. Ölenin eşine yani anneye % 12,5, erkek çocukların her birine %15,909 ve kızların her birine % 7,955 oranında hisse verilir.
Selamünaleyküm. Miras yoluyla taksim edileceği zaman, annenizin %12,5, kızların her birinin %7,292, erkeklerin her birinin %14,583 almaları gerekir. Babanızın sağlığındaki vasiyeti o zaman uygulanmadı ise şu anda yapılacak bir şey yoktur.
Babanız %25, Kız kardeşiniz % 10,714, Erkeklerin her biri % 21,429 hisse alır. Başka mirasçısı da yoktur.
Selamünaleyküm. Kızlar olarak % 33,333'er hisseniz, hanımının %12,5 hissesi vardır. Babanız öldüğünde sağ olan kardeşleri de iki kişi iseler %10,417, üç kişi iseler %6,944 oranında hisse alırlar. Şu anda sattığınız değer üzerinden bölebilirsiniz. Allah babanıza rahmet etsin.
Allah annenize rahmet etsin, size de sabırlar ihsan etsin. Babanızın durumunun iyi olması mirastan pay almasını değiştirmiyor. Onun feragat etmesi dışında hakkı haktır. Soruda erkek kardeşten söz etmiyorsunuz. Bu nedenle size iki türlü cevap vereceğiz. Erkek kardeşiniz varsa o, yüzde 37,5, kızlar yüzde 37,5 aranızda bölüşeceksiniz. Babanız da yüzde yirmi beş alacak. Erkek kardeş yoksa babanız yüzde yirmi beşi alacak, gerisini siz kızlar bölüşeceksiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Mü’min, net insandır, şüpheli işlere girmez, desteklemez, katılmaz.
Selamünaleyküm. Evet, burada bir gönül kırıklığı ortamı vardır ama dediğinizin bu yaptığını engelleyebilecek bir kural da yoktur, bu bir nezaket ve anlayış meselesidir. Tenezzül etmemekle siz daha iyisini yapmış olursunuz.
Selamünaleyküm. Bu hadis sahihtir. Hadisin etrafında döndüğü konu, tevessül ile alakalıdır. Tevessülü sınırsız bir şekilde kabul edenler için iyi bir belge niteliğindedir. Tevessülü kabul etmeyenler ise bu hadise karşı çıkmamaktadırlar. Çıkmaları da mümkün değildir. Onlara göre ise hadisin getirdiği sonuçlar şöyledir: 1- Âma, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden dua istemiş ve dua isteğinde ısrarcı olmuştur. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de ona dua etmiştir. Duası ile beraber de onun, abdest almasını ve namaz kılmasını istemiştir. Böylece âmanın tevessülü 'salih amel' üzerinden olmuştur. 2- Âma'nın 'şefaatini kabul et' ifadesinin Arapça anlamı, 'duasını kabul et' şeklinde anlaşılır. 3- Bu durum, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin mucizelerinden biridir. Bu da âmanın şifasının tevessülden önce mucizenin eseri olmasını gerektirmektedir.
Selamünaleyküm. Kul hakkından önce büyük bir tevbe edilmesi gereken ağır bir günahtır.
Selamünaleyküm. Bilhassa kızın babasının haberi ve rızası olmayan bir nikâh olur ama sorunludur. Oradaki nikâh en asgari şartları beyan etmektedir. İki arkadaşla gizli saklı bir nikâh tuzak olur size.
Selamünaleyküm. Ne eşi, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden değerli bir eş mi olurmuş? Kimse eşini bahane etmesin Sünnet'e karşı!