Fetva Meclisi
Soru
2-3 ay sonra bir düğün merasimimiz olacak inşallah. Kadınların erkekleri, erkeklerin de kadınları görebildiği bir şekilde bir düğün organize etmek uygun mudur? -Düğüne gelen erkek misafirlerin gelin hanımı gelinlik kıyafetiyle görmesi caiz midir? -İslam'a uygun yapılması istenilen bir düğün nasıl olmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Düğünlerdeki maksat duyurmaktır. Yani şu erkekle bu kadının beraberlikleri nikâh üzeredir, onlardan doğan çocuklar da nikâhlı iki insanın çocuklarıdır. Bu bilinsin diye düğün yapılır. Bu bilgiyi temin edecek hangi sistem varsa o İslamîdir, güzeldir. Şu kadar var ki, kaş yaparken göz çıkarmamak için düğünlerde şu hususlara dikkat edilmelidir: 1- Düğünler, zengin ve fakir ayırmadan mümkün olacak en kalabalık çevrenin davet edildiği bir düğün olmalıdır. 2- Düğünlerde erkeklerle kadınlar asla bir arada bulunmamalıdırlar. Perde ve saire ile ayrılmış tek bir salon değil de ayrı ayrı mekânlarda bulunmalıdırlar. 3- Alkol ve müzik gibi haramlar düğünlerde bulunmamalıdır. 4- Bir kör taklit uğruna abartılı masraflar yapılmamalıdır. 5- Yemek vermek Sünnet'tendir. Herkes kendi takatına uygun bir yemek ikram etmelidir. Etli bir yemek olması daha uygun olur. 6- Erkek bayanların arasına, bayan erkeklerin arasına girerek fotoğraf çektirme gibi bahanelerle teşhircilik yapılmamalıdır. 7- Gelinlik, çiçek ve benzeri batı taklitçiliğine kaçılmamalıdır. 8- Düğünlerde cuma vaazı gibi vaazların yapılması gerekmez. Önemli olan tebrikleşmek ve ilan etmiş olmaktır. Dinlenmeyecek bir Kur'an tilaveti bile gereksizdir.
Rabbim niyetinizi kabul buyursun. Çok güzel bir niyetle çok güzel bir yola çıkmışsınız. Allah’tan sürecinizi hayırla ve razı olacağı şekilde tamamlamasını niyaz ederiz. İlk olarak; Evliliğe kadar giden süreçte telefonla ya da yüz yüze görüşmelerin, meşru şartlar sağlandığı sürece bir sınırı yoktur. Önemli olan, içinize sinene kadar görüşmenin gerçekleşmesidir. Bazı insanlarda bu üç defada gerçekleşirken, bazı kişilerde yedi defa görüşme ile gerçekleşir. Önemli olan, görüşmenin sayısından ziyade niteliğidir. Bu görüşmelerde amacın kişiyi tamamen tanımak olmadığını unutmamanız gerekir; çünkü insan karşısındakini üç görüşme ile tanıyamaz. Bu görüşmelerde amaç, olumlu ya da olumsuz görüşün ve kanaatin oluşmasıdır. Karşıdaki kişiyle evlenebileceği kanaatinin net bir şekilde oluşuna kadar görüşme yapabilirsiniz. Burada aranan kriter yalnızca dininizin uyuşması değil; fıtratınıza, gözünüze ve zihninize uyumluluk olmalıdır. Tüm bunlar sağlandığında kişinin içine sinmiş olması, bu görüşmelerden beklenilen neticedir. Bu görüşmeler esnasında dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da görüşmelerin muhakkak anne babanın bilgisi dâhilinde olmasıdır. Birbirlerine temas söz konusu değildir. Halvet ortamı oluşturulmamalıdır. Henüz evlilik hayatının başlamadığının bilincinde olarak görüşmelerinizi gerçekleştirmelisiniz. Bu şartlar sağlandığı takdirde gerekli şeyleri konuşmak için görüşülebilirsiniz. Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da ilk görüşme ile düğün arasındaki sürenin uzatılmaması gerektiğidir. Bu sürenin uzatılması fitne ihtimalini artırır; ne çok kısa ne de çok uzun olmaması gerekir. 2. Kadının erkeğe bakışının direkt haram olduğunu söyleyemeyiz. Haram olma durumu bakıldığında fitne oluşturacak bir ortam olması durumunda söz konusu olur. Elbette konuşurken yüzüne bakmanız gerekecektir. Ancak hassasiyetinizi koruyarak davranmalısınız. 3. Yukarıda zikredilen hususlara dikkat edildiği takdirde kitap ve izlenilen ders hakkında konuşmakta bir sakınca yoktur. Ancak dikkat edilmesi gereken bir mesele; evlenmeden önce konuşulmaması gereken önemli bazı konular vardır. Okuduğunuz kitaplar ya da izlediğiniz videolarda bu konulardan bahsediliyorsa, sizin evlenmeden önce bu konuları aranızda konuşmamanızı öneririz. Bu konular; cima, çocuk sayısı ve erkeğin kadından önde olması meseleleridir ve evlenmeden önce konuşulmaması gereken meselelerdir. Okuma planlamaları esnasında tabiiliğin bozulması söz konusu olacaksa, o zaman da bu okumaların yapılması doğru olmaz. Örneğin belirlenen saatler esnemeye müsait olmadığında ya da programa uyulamaması halinde bir sorun ortaya çıkmış gibi yorumlanacaksa, o zaman doğru olmaz. 4. Son olarak da size tavsiyemiz, kendinizi maddi ve manevi geliştirmeyi önceliğiniz hâline getirmek olacaktır. • Kur’an-ı Kerim okuyun; Kur’an-ı Kerim’in evinizin bereket kaynağı olduğunu unutmayın. İlk ev tuttuğunuzda, eşyalardan önce Bakara Suresi’ni evinizde okumayı önceleyin. • Huzurunuzu ve mutluluğunuzu önceleyin, insanların görüşlerine göre şekillenmeyin. • Hayali beklentilere kapılmayın, gerçekçi düşünün. Bunu yaparken de duygularınızın sönmesine müsaade etmeyin. • Nişanlılık dönemi, Müslüman iffetli bir kadının en heyecanlı dönemlerinden biridir. Bunun tadını çıkarın. Bu tadı gölgeleyecek şeylerden ilişkinizi uzak tutun. • Çok dua edin. Allah’ın bu yuvayı bereketlendirmesi için O’ndan gelecek her türlü hayra muhtaç olduğunuzu hatırlayın. Allah mübarek etsin.
Aleykümselam. Dikkatiniz için teşekkür ederim. Gittiğimiz yerlerdeki bu sıkıntının mesuliyeti şüphesiz bizde de vardır. İstanbul'dan kalkıp gittiğimiz bir şehirdeki salonu düzeltmemiz tahmin edersiniz ki elimizde olmayacaktır. Şunu da belirtmekte yarar vardır: Bir salondaki konuşmayı dinleme ortamı ile düğün ortamı aynı değildir. Düğün dinleme değil tanışma, konuşma yeridir. Her şeye rağmen, içimizi boğuk duruma getiren bir meseleye değindiniz; bu da hâlimizi gösteren bir işarettir. Size teşekkür ederim, doğruyu söylediniz. 'Gerçeğini yapamıyorsak yerimizde oturalım' şeklinde de düşünebiliriz meseleyi. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Bir erkeğin dört kadınla nikâhlanması, Allah'ın erkeğe verdiği bir ruhsattır. Erkeğin, bu ruhsatı kullanmada belli bir özrü olması gerekmez. Gereken, erkeğin böyle bir ruhsatı kullanmada adaleti yerine getirebilecek kapasitede olmasıdır. Sizin sorunuzdaki erkeğin durumu, onunla Rabbi arasında bir durumdur. O erkeğin evlenme nedenini başkalarına izah etmesi gerekmez. Bir erkek, ikinci bir eşle evlendiğinde birinci eşe sağladığı her imkânı ikinci eşe de sağlamak zorundadır. Bu hususta eşit davranmaması durumunda ikinci eşle nikâhlanma hakkını zedeler. İki eşin bir araya getirilmesi ise caiz değildir. İki kadının da rızası olmadıkça bir araya getirmezi zulümdür. Bu zulme eşlerinden biri itiraz edebilir. İtirazı muteberdir. Birinci eşin ileri sürdüğü, 'çocukları görme' düzeyinde bir beraberlik ise muteber değildir.
Uzan vadede de olsa insan üzerinde kalıcı yan etkisi olmayan hap ve benzeri önleyici ilaçlar kullanılabilir. Öyle veya böyle o ilaçlar tabii bir yöntem değildir. Dikkat edin, uzun süre kullanmamaya çalışın. Allah Teâlâ hayır ve bereket üzere olmayı size nasip buyursun.
Kelimenin tam anlamı ile bir fitne zamanında yaşıyoruz. Kadın için de erkek için de zaman fitne zamanıdır. İmanımızı ve iffetimizi korumak asıl cihadımız olmuştur. Ne yazık ki asıl vazifemizi unutmuş gibi bir hayat yaşamaktayız. Bu nedenle İstanbul veya başka bir şehirde ya da köyde yaşayan mü'min insan bu hassasiyeti koruyarak yaşamak zorunda olduğunu bilecektir. Bunun için: Gereksiz yere gezmeyi, çarşı pazarda dolaşmayı risk almak olarak göreceğiz ama Allah’ın nimetlerinden kendimizi mahrum etmemizin de gereği yoktur. Kıyafetimizi ve diğer bize görev olarak düşen tedbirleri alacağız. Mesela kadın, sadece tesettürlü olmayı yeterli bulmayacak, aynı zamanda ilgi çekici olmamayı da önemseyecek. Her türlü tedbiri aldıktan sonra dışarı çıkacağız. Kendimize göre alacağımız tedbirler muhakkak vardır: Sokakta sakız çiğnemeyebiliriz. Dış alanda dondurma yalama rehaveti göstermeyebiliriz. Fotoğraf çekme bahanesi ile gevşemeyebiliriz. Kahkaha ile gülmekten vazgeçebiliriz. Arkadaşlarımızla el şakası yapmayabiliriz. Bindiğimiz vasıtalara dikkat edebiliriz… Yaşadığımız ülkede yasal haklarımızı ve yasal zorunlulukları iyi bilecek ve basiretli mü'min olacağız. Eti yenmeyen kuşlardan olmamız gerekiyor. Tek kalmamaya, bir mü'min arkadaş çevresi ile bulunmaya dikkat edeceğiz. Tek kalmanın şeytana yem olmaya daha yakın durduğunu bileceğiz. İbadetlerimizi ihmal etmeyeceğiz. Planlamalarımız mesela namaza göre olacak. Günlük Kur'an tilaveti ve zikir gibi takviyeleri alacağız. Bu bizim, bir nevi antibiyotik kullanmamız gibidir. Her şeye rağmen Rabbimizin açtığı tevbe ve istiğfar kapısından geri kalmayacağız.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Sekerat anında kelime-i şehadet ya da imana delalet eden bir söz ile bitirmek büyük bir işarettir. Ama şart olan imanın gereği üzere yaşarken ölüme yakalanmaktır. Şeytanın o anda müdahale edebileceğine dair bilgiler vardır. Bunun için de Allah'tan imanlı bir ölüm için sürekli niyazda bulunmak gerekmektedir. Birbirimize HÜSNÜ HATİME için dualar edelim.
Kediye dair bir sıkıntı yoktur. Ancak köpek üzerinden para kazanmanın fıkhen sakıncası vardır. Köpekle ilgili olarak ise şöyle bir durum vardır. Hadisi şerifler köpek üzerinden ticareti men etmektedir. Yani köpeği ticaret metaı olarak satmanın şer'i sakıncası vardır. Fakat veteriner, kendisine getirilen köpeği tedavi etmenin karşılığında bir ücret aldığında inşaallah, köpek üzerinden ticaret yapmanın hükmüne dahil olmayan bir ücret almış olacaktır. Çünkü köpekler genelde bekçi, çoban ve av maksatlı olarak kullanılmaktadır. Bu tür köpeklerin satışına da izin veren fakihler vardır. Allah'a emanet olun.
Böyle bir satışın bir sigorta olmadığını düşünüyorum.
Bu üyelik sisteminin üzerinde net bir fikir oluşmadığını düşünüyorum. Her ne kadar haram olduğu yönünde bir delil yoksa da şüpheler giderilebilmiş değildir. Ama, sattığınız mal eğer direkt haram olan bir şey değilse, onu kullananın yanlış kullanabilme ihtimali sizin onu satmanıza mani değildir. Ancak o işi bırakmanız kadınlık karakterinize daha uygundur. Allah'a emanet olun.
Meri yasalara karşı bir hile yapılmadan, o yasalar gereği alınan maaş helaldir. Bir hile söz konusu olursa o durumda alınan helal olmaz. O hileye alet olan da vebale girer. Allah'a emanet olun.
Devletin narh koyduğu yani fiyatını sabitleştirdiği ürünler dışında bir kâr haddi yoktur. Yasak olan aldatmak, hile yapmaktır.