Fetva Meclisi
Soru
Hocam, "Adetli kadınla diz ile göbek arasında bir elbise yokken dokunmak günahtır. Elbise ile dokunulabilinir." diye bir şey okudum. Peki görmekte günah mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. a- Yasak olan cinsel organların iç içe olacağı şekilde bulunmak yani o düzeyde bir ilişki içinde olmaktır. Aybaşı döneminde kadının cinsel organının kullanılması haramdır. O düzeyde olmayan ilişki de bir sakınca yoktur. Bir çamaşır üzerinden ilişki olsun denmesinin nedeni o esnada bunun organı kullanma tehlikesi oluşturmasındandır. Tehlike yoksa yani eşler kendilerine güveniyorlarsa sıkıntı yoktur. b- Bilhassa gençlik ve evliliğin ilk dönemlerinde bir hafta sabredemiyor olmak ayıp da değildir, günah da değildir. Tam aksine şeytan, o bir haftayı arada bir soğukluk zemini olarak değerlendirecekse belirttiğiniz şekilde istifade etmek tavsiye bile edilebilir. Erkek/kadın birbirlerinin elbisesi gibidirler. Elbiseyi hiçbir zaman çıkarmayabiliriz.
Kadın veya erkeğin kendini elle boşaltması haramdır. Ama eşlerin birbirlerini elle boşaltmaları bu harama dâhil değildir.
Bu bir aşırılıktır. Necasete temas etmedikçe haram olmaz ama aşırılık olduğunu bilmek gerekir.
Kadının özel günlerinde (aybaşı günleri) temizlenip gusletmeden eşi ile cinsel ilişki yapması haramdır. Bunu önemsemeyip yapan pek ağır bir günah işlemiş olur. Sizin gibi dalgınlıkla yapan ise inşaallah tevbe ve istiğfar ederek vebalden kurtulmuş olur. Yalnız buradaki kural sadece cinsel ilişkinin kendisine aittir. Haram olan tam anlamıyla cinsel ilişkiden anlaşılan durumdur. Sevişme ve benzeri durumlarda yasak yoktur. Gençliğinden veya başka bir sebepten ötürü kendine güvenemeyen tedbir açısından her şeyden uzak dursa iyi eder.
Makattan ilişki ve aybaşı halinde iken normal ilişki dışında nikâhlı iki eş arasında hiçbir yasak yoktur.
Selamünaleyküm. Kadının göbeği ile diz kapağı arası sadece nikâhlısına haram değildir.
adet konusundaki diğer fetvalar
Emreden Allah olduğu için ibadet yapan hangi lezzeti alıyorsa izin veren veya ‘yapma’ diyen de Allah olunca o lezzeti almalıdır. Aksi takdirde ibadetten alınan lezzet gerçek lezzet değildir. Yaratan Allah. Emreden Allah. Hükmeden Allah. Erkek veya kadın seçen Allah. Bizi değerlendirecek olan Allah. Biz ise sadece kuluz, kulluk da bunları bilip ikna olmak değil midir?
Adetinizin bittiğine dair beyaz akıntıyı gördüğünüz an hayızınız bitmiş demektir. O andan itibaren gusül alarak ibadetlerinize başlarsınız. Eğer gün ortasında hayızınız bitecekse önceden gusül almanız işe yaramaz. Hayızınız bitince tekrar gusül almanız gerekir. Gün ortasında gusül aldıktan sonra Ramazana hürmeten akşama kadar orucu bozacak şeylerden kaçınırsınız. Ramazan sonrasında orucunuzu kaza ederken o günü de elbette kaza etmeniz gerekmektedir. Özetle; Hayızınız imsak vaktinden bir saat, yarım saat sonra bile bitse gusül alırsınız; akşama kadar bir şey yeyip içmezsiniz ama gün oruçlu olunmuş olmaz.
Bu hayatta şu veya bu maksatla oynama konusu yapabileceğimiz son şey ibadettir bile denemez. İbadetleri böyle şeylere alet etmek müminin kabul edebileceği bir şey değildir. İstiğfar etmeli ve asla tekrarlamamalıdır bunu.
Mesela hala kızı gibi evlenilmesi caiz biri için ‘evlenmek haramdır’ şeklinde bir itikat varsa bu itikat dinen tehlikelidir. Örf olarak böyle yakınlarla evlilik yapmama gibi bir anlayış yaygın ise ve bu dini olarak bağlayıcı gibi tutulmuyorsa bunda bir sakınca olmaz. Siz de bunun üzerinden bir tartışma yürüterek kendinizi yıpratmayın. Allah yardımcınız olsun.
Eğer kastınız, şimdi nafile oruç tutup önümüzdeki Ramazan ayında tutamayacaklarınıza sayılması ise o olmaz. Tahakkuk etmemiş borca saymanız gibi olur bu. Kastınız bu değil de, hem nafileleri tutayım hem geçmiş borçlarıma sayılsın ise o olabilir. Mübarek günlerde siz kazalarınıza niyet edin. Biiznillah ikisi de yerini bulur.
Her ibadetin rükünleri yani olmazsa olmazları vardır. Mesela abdest namaz için olmazsa olmaz bir parçadır. Aynı şekilde secde, namaz için olmazsa olmaz bir parçadır. Bir mü'min mesela namazı hakkıyla eda etmiş olmak için bu parçaların tamamını yerine koymuş olmalıdır. Meşru bir sebepten ötürü yerine koyamadığına ise dinimiz alternatif getirmiştir. Abdestin yerine teyemmümü, secdenin yerine imayı getirmiştir. Hac ibadetinin de böyle, olmazsa olmazları vardır. Onları yapmadan hac ibadeti yerine getirilmiş olmaz. Onlar için de bir alternatif söz konusudur. İhram, Arafe Vakfesi, Safa/Merve arasında sa’y ve İfada Tavafı. İfada Tavafı dışındakilerin kadın açısından yapılamıyacak bir pozisyonu yoktur. Özel günlerinde de olsa onları yapabilir. Kadının İfada Tavafı yapabilmesi için hayız/nifas durumu olmaması gerektiğine, dinimizin hükümlerinin indiği ilk günden bugüne kadarki dönemde bütün alimler hükmetmişlerdir. Bu hüküm de Peygamber aleyhisselamın Aişe annemize söylediği sözlere dayanmaktadır. Hanefi ulemasının özetlemesi ile ifade edildiğinde bu durum, kadının hayız/nifas durumu yok iken tavaf etmesi tavafın FARZLARINDANDIR, şartlarından değildir. Bir emrin şart olması ile farz olması arasında ise telafi edilebilmesi veya edilemiyor olması gibi bir fark vardır. Bu duruma göre kadınların hac esnasında özel günlerine raslamaları ile alakalı olarak şu sonuçları çıkarabiliriz: Kadın için sorun olabilecek sadece Arafat’tan sonraki tavaftır. Onun haricindekilerde hiçbir şey yokmuş gibi devam edecektir. Zaten namaz kılmıyordur. Namaz mahalli olan Kâbe’nin tavafı sakıncalıdır. Kadın önceden tedbir alarak mesala aybaşını erteleyen ilaç kullanabilir. Bu ilacın kullanılmasında özellikle o kadın için tıbben bir sakınca yoksa fukaha da sakınca görmemektedir, ilaç kullanabilir. İlaç kullanmadı veya yararı olmadı ise, özel hali bitinceye kadar bekleyecek ve bitince gusledip tavafını yapacaktır. BUGÜNKÜ HAC SİSTEMİ İÇİNDE BU SADECE O BÖLGEDE İKAMET EDENLER İÇİN MÜMKÜNDÜR. Bir kadını ortalama bir hafta bekleyebilecek bir hac kafilesi normal şartlarda yoktur. Olmasını talep etmek de makul değil gibi görülmektedir. İhramlı halini bozmadan evine dönüp evinde özel günlerinin bitmesini bekleyip guslederek tekrar Mekke’ye gelip tavaf etmesi olabilir. BU DA SADECE ORADA YAŞAYANLARA AİT BİR KOLAYLIK OLABİLİR. Son şık olarak yapabileceği şey şudur: Özel halinde yani aybaşı durumunda iken tavaf eder ve bir koyun kurban keser orada. (Hanefi fukahasını esas aldığımızda ise BÜYÜKBAŞ kurban keser dememiz daha ihtiyatlı olur.) Bu son madde, bir farzın ağır zaruretten ötürü ihmal edilmesi gibi görülmektedir. Ortadaki zaruret, çözümü neredeyse imkânsız denebilecek bir zoruluktan kaynaklanmaktadır. O günlerde bayan geri döneceği ulaşım imkânını ayarlayabiliyor olsa bile mesela barınacağı otel bulamayacaktır. Kadını alternatifsiz bırakmak veya kadınla haccın bağını kesmek ya da sadece menepoz sonrası kadınlar haccetsin demek gibi bir uç görüşe kaymaktan ise muasır ulemanın bu fetvası ile amel edilebilir. İnşaallah bir sıkıntı da yoktur.