Fetva Meclisi
Soru
Hocam kapı komşumla bir kamera sorunu yaşadık. Ben güvenlik nedeniyle kapıma kamera koydurmak istedim. Komşum çok iyi muhabbetimiz olduğu halde, senin bu kameran kapım açıldığında benim evimin içini de izleyebilir, bunu böyle koyamazsın dedi. Dinen benim hakkım değil mi kamera koymak?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Yakın bir camiye gitmesini engellemeniz doğru olmaz. Semtteki uzak camiye gitmesi ise onun açısından efdal olan olmaz.
Evet, böyle bir şart getirilmesi durumunda ona uyulması gerekir. Komşunuzun o hattan istifade etmesi caiz olmaz. Aile bireyleri arasındaki basit yararlanmalar bunun istisnası olabilir ama yan daire veya yan binadaki bir komşunun sürekli sizin hattınızı kullanmasına izin vermeniz caiz olmaz.
Siz kendinizi babanıza veya annenize göre organize etmeyin. Onlara karşı iyi bir evlat olmanın gerekenlerini yapın, gerisini de onların sorunu olarak onlara bırakın. Düzeltemeyeceğiniz bir hatayı kendinize dert etmeyin.
İnternet bugünkü hayatta bir maldır, ekonomik değeri ve şahsa yüklediği sorumlulukları vardır. Her mal gibi sahibinin izni olmadan kullanılamaz. Şifreli veya şifresiz olması da büyük oranda bu gerçeği değiştirmez. İzin alarak kullanabilirsiniz ve verdiği izin kadar kullanabilirsiniz. Aksi takdirde kul hakkı denecek bir hak ihlali yapmış olursunuz.
Bir Müslüman’ın evine onun izni olmadan kimse giremez. Sizin bile babanızın izni olmadan onun evine misafir getirmeniz caiz değildir. Bunu göstererek babanızın aleyhinde konuşmanız da yanlış bir iştir. Siz inşaallah ev sahibi olduğunuzda arkadaşlarınızı misafir edersiniz. Şimdilik babanızın gönlünü almadan kimseyi onun evine getirmeyin.
Direkt söylemenizi ama nezaket ve inceliği bırakmamanızı tavsiye ederiz. Mesela, sizin din açısından hassas olduğunuzu ama onları da sevdiğinizi söyleyebilirsiniz. Ramazan’ı gerekçe gösterebilirsiniz. Erteledikçe onun düzelme ihtimalini de erteliyorsunuz, ola ki sizin sözünüz etki eder ve kalbi yumuşar. Nezaketle ve dikkatlice uyarın, ilişkiyi kesmeyin. Ve onlar için dua edin muhakkak. Umutla da onların ıslahına vesile olmayı bekleyin, büyük bir hayır işlemiş olacaksınız.
Apartman konusundaki diğer fetvalar
Bu gibi meseleler küçük görünür ama komşuluk hukukunun zedelenmesi gibi büyük sonuçlar doğurur. Sorunuzun genel ilkeyle cevabı, “Bu konudaki ortak kullanım mevzuatı belirleyici olmakla birlikte bir apartmanın bahçesi veya benzeri alanlar, tapuda ve fiiliyatta ortak kullanım alanı olarak geçiyorsa, bu alan üzerindeki tasarruf hakkı tüm maliklerin ortak hakkıdır. Bu durumda bir kimse kendi suyunu ve emeğini kullanarak bile olsa, izin almadan bu alana bir ağaç dikmişse, o ağacın meyvesi veya yaprağı yalnızca onun özel malı sayılmaz” şeklindedir. Dolayısıyla sorunuzda geçen bu kimse üzüm asmasını dikmiş ve onunla bizzat kendisi ilgilenmiş olsa bile bu asma ortak kullanım alanında olduğundan dolayı diğer komşularını bu asmadan yararlanmasını engelleyemez. Ayrıca bu konuda hocamızın site yaşamında dini ölçü ve hassasiyetler fetvasına bakabilirsiniz. https://fetvameclisi.com/fetva/site-yasaminda-dini-olcu-ve-hassasiyetler
Türkiye'de veya başka bir yerde APARTMAN GÖREVLİSİ olmak bir iş akdidir. Sadece adı üzerinden bir işe olur/olmaz diyemeyiz. İşin icra ediliş tarzı veya sonuçları üzerinden olur/olmaz denebilir. Apartman görevlisi bir mü'min, işinin hakkını vererek helal dairede kazandığı para ile geçinebilir, bunda ilke olarak bir sakınca görmeyiz. Özellikle bu işte dikkat edilmesi gereken kurallar olarak da şunları tespit etmemiz gerekir: 1- İş akdi açık ve belli işler üzerinden olmalıdır. Neyi nasıl yapacağı, kendisinden neler beklendiği ve karşılığında ne verileceği açık olmalıdır. Üstün körü bir iş olarak başlamamalıdır. Yasal yönden de resmi olmayı tercih etmesi gerekir. Sigortalı olması gibi kanuni emirlere dikkat edilmelidir. Yerine getiremeyeceği vaatlere imza atmamalıdır. Belli bir yönetim veya kişi ile muhatap olarak işe başlamalıdır. 2- Apartman görevlisi bir anlamda “aileden biri gibi” görülebilecek bir iş yapmaktadır. “Aileden biri gibi görülmek” mü'min için bir ağırlık ve sorumluluktur. Para ilişkilerinde ve göz alanında EMİN İNSAN olma vasfını asla kaybetmemelidir. İnsanlar ona karşı esnek veya gevşek olsalar da o, mü'min vakarı ve ciddiyetini korumalıdır. Eli ve gözü güvenli mü'min vasfı onun kimliği niteliğinde kalmalıdır. 3- İş akdinde yer alan işler için ek bir beklenti içinde olmamalıdır. Bahşiş gibi hediyeleri kabul edebilir ama bunu zorunlu bir hediye gibi görmemelidir. 4- Harama hizmet etmek haramdır. Apartman görevlisinin hizmetleri arasında alkol ve benzeri haramlara ara servisçilik bulunuyorsa bunu baştan kabul etmemeli ve böyle taleplere cevap vermemelidir. 5- Eşi ve çocukları böyle bir işin sonucu olarak apartmandakilere karşı “ezilmiş kimlik” sahibi olma belirtisi gösteriyorsa işi değiştirmeyi tercih etmelidir. Apartman görevlisi olmayı çocuklarının ve eşinin eziklik gerekçesi olarak sürdüremez.
Bütün apartmana veriyor olması gerekmez. İkram, helal olsun diye herkese verilecek şeklinde bir şart yoktur. Siz bu konuda biraz abartıyorsunuz. Allah kabul etsin.
Bir binanın çatı ve sonrası, o binada hakkı bulunan bütün mal sahiplerinin ortak malıdır. Onlardan biri izin vermedikçe ortaklardan biri orayı kendi özeli için kullanamaz. Siz ancak sizin hakkınız kadar kullanabilirsiniz. O hak oranınızı da belirlemek mümkün değildir. Zira size ait olan kısım sabit değildir, ortaklar toplanıp herkesin yerini tespit etmeli ve ona göre kullanmalıdır. Siz oraya iki minder koyunca tamamını kullanmış gibi olursunuz. Bütün maliklerin ortak şekillendirme yapması sonrasında o tür yerler kullanılabilir. Dolayısıyla sizin yaptığınız yanlıştı, bir kul hakkı ihlali idi. Sizin onlardan özür dilemeniz gerekir. Fıkhen durum böyledir.
Ortak dairelerin bulunduğu binalardan daire alanlar, ortak alan yönetmedeki örfü ve yasal kuralları da kabul etmiş sayılmaktadır. Dolayısıyla binadan daire alan örfe uymak zorundadır. Uymadığında vebale girer.