Fetva Meclisi
Soru
Kısırlık yani doğuramama veya kocalık yapamama bir boşanma nedeni sayılabilir mi? Bu nedenle boşanmayı tavsiye eder misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Size boşanmayı tarif etmesi ile boşanma gerçekleşmez. Direkt sizi boşamayı kastederek bunu söylemesi durumunda boşama olur. Gereksiz yere evham etmeyin.
Dinimiz insan ve toplumun huzurlu bir hayat yaşamasına vesile olan aileye ve ailenin devamına önem vermiştir. Evlilikteki amaçlardan biri de nesli devam ettirmektir. Mümkün olan her yol denendikten sonra çocuk sahibi olunamıyorsa, Allah’a teslim olmak gerekir. Kur’ân-ı Kerîm’de hiçbir şeyin Allah’ın hükümranlığından bağımsız olmadığı belirtilmekte, çocuk sahibi olmanın veya olamamanın bir övgü veya yergi konusu olmaması gerektiğine işaret edilmektedir. (eş-Şûrâ, 42/49-50) İnsan nihaî olarak kendisi için neyin iyi neyin kötü olduğunu bilemeyeceğinden, istediği şeyi kendi hayatı ve mutluluğu için vazgeçilmez görmemesi, ilahi takdire rıza göstermesi gerekir. (el-Bakara, 2/216) Kişinin gücü ve irâdesi dışındaki bir isteğinin gerçekleşmemesi uğruna hayatını karartmak yerine sahip olduğu nimet ve imkânları başkalarıyla paylaşarak çeşitli yollarla bu mutluluğu yaşamayı ve bunun ecrini Allah’tan beklemeyi tercih etmesi, hem daha makul hem dünya hem ahiret saadeti için daha elverişli bir yoldur. Nikâhın bir amacı da neslin devamını sağlamak olduğundan, İslâm bilginleri bu maksada erişmeye mâni olan böyle bir durumda, kadın ve erkek için boşanmayı caiz görmüşlerse de (Serahsî, el-Mebsût, 5/95-96) mümin insanların ahlaken bunu rıza ile karşılayıp boşanma sebebi yapmamaları eşe karşı vicdani bir gerekliliktir.
1- Erkeğin bir kadın üzerinde cinsel hak talep etmesi gibi kadının da erkek üzerinde cinsel talepte bulunması hakkıdır. Erkeğin bir kadını her yıl yaklaşık yüz kere yatağında doyasıya bir seviyede cinsellik içinde bulundurması kadının hakkıdır. Aynı zamanda bu, erkek için de bir haktır. Bunu tıbbî bir özrü bulunmayan erkeğin yerine getirmemesi zulümdür. 2- Bunun gibi bir nedenle kadın erkekten boşanma talebinde bulunabilir. Erkek, böyle bir boşanmanın kendisine getireceği ekonomik külfet nedeniyle kadından belli bir miktar bedel isteyebilir. Kadın da bu bedeli öder. O anda da boşanma gerçekleşmiş olur. Buna fıkıhta HUL' denmektedir. Bunun hiçbir dini sakıncası yoktur. 3- Bunu da kabul etmeyen bir erkeğe karşı, mahkemeye şikâyet edilerek boşanma talebinde bulunulabilir. Evet, mevcut durum bir Müslüman kadının, Müslüman bir erkeği şikâyet etmesinin münasip olmayacağı bir durumdur. Ama kadın, ebedi bir zulme katlanmak zorunda değildir. Yine de durumu ailenizin akıllı büyükleri ile istişare edin. En az üç büyüğünüzle istişare ederek bu kararı verin. Allah sabırlar versin.
Selamünaleyküm. Kadının, eşinden izinsiz uzak veya yakın bir yere gitmesi caiz değildir. Bu bir boşanma nedeni olmayabilir ama bu nedenle eşini boşayan bir erkek ayıplanamaz.
Boşanmada zorlama belki silahlı ve ölümlü bir tehdit yok sayılabilir. Aile içi baskıyı boşanma engeli sayamayız. Böyle bir durumda boşama gerçekleşir. Durumunuzun ne olacağını size en yakın müftü ile görüşün.
Bir kadın veya erkeğin yapılan tetkikler sonucu çocuğunun olmayacağı ortaya çıkmışsa bu gerçeği evleneceği kişiden gizlemesi doğru olmaz. Evliliğin esas amaçlarından biri nesil sahibi olmak olduğundan, eşlerin bu gerekçeyle mahkemeye boşanma davası açması caizdir.
boşanma konusundaki diğer fetvalar
Bir kadının sütünü emen çocuk onun süt çocuğu olur. Kadının o andaki kocası da onun süt babası olur. Daha sonra bir boşanma olsa da bu durum değişmez; ebedi süt anne ve ebedi süt baba olarak kalır.
İnsan hayvan değildir, kimse kimseye hayvan muamelesi yapamaz. Kimsenin deliliğini çekmek zorunda olan bir insan da yoktur. Ortada böyle bir durum varsa bir psikolog/aile danışmanı nezaretinde durum tespiti yapılır, onun yönlendirmesi ile de yol alınır.
Önce şunu tespit etmeliyiz: Böyle bir sorun yaşayan erkek veya kadından sabırlı olması, hayatını öyle sürdürüp vefa göstermesini istemek genel bir teamüldür. Toplum böyle yönlendirir. Böylesi daha vicdani kabul edilir. Bu meselenin bir yönüdür. Yalnız böyle bir kararı, olayın içindekinin kararlaştırması gerekir, dışarıdan insanlara nasihat etmek kolaydır. O nedenle size meselenin vicdani boyutunu bildirmeme gerek yoktur, dinimizin size tanıdığı hak nedir onu izah edeceğim. -Bu durum tıbben tespit edilmiş bir durum ise, -Kadın bu eksikliği nikâhtan önce biliyor ve o zaman kabul etmişliği yok ise, -Tedavi için tıbben gerekli süre beklenmiş ise (ortalama bir yıl) kadın mahkemeye müracaat edebilir. Böyle bir boşanma isteği de onu günahkâr yapmaz. Bu onun tabii bir hakkı kabul edilir. Bu ayrılma ile beraber de kadın mehrini alır.
Kur'an’ımızın aile düzeninde ailenin sorumlusu erkektir. Sorumlu erkek olduğu için bir sarsıntının sorumlusu da muhatabı da erkektir. Meselenin o ayetteki bölümünün özü budur. Kadınlara yol gösterilmesi meselesi ise onlar için bir çare olarak vardır. Kadın da HUL’ yapabilir. HUL’ kadının erkeğe kendisini bir bedel karşılığında boşamasını teklif etmesidir. Bu da mümkündür.
Sakın, evlilikle böyle roller yaşama, sakın!
Allah muhafaza buyursun, dinden çıkmayı gerektirecek bir iş yapanın nikâhı da anında biter. Eğer kadının iddeti bitmeden tevbe edip iman ederse biiznillah nikâh da devam eder. İddet bittikten sonra olursa yeniden akit yapmak gerekir.